Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5472 E. 2026/1279 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5472
- Karar No
- 2026/1279
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1347 E., 2025/1697 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/252 E., 2025/33 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalılardan uzun süre önce şifahi anlaşma ile satın alındığını ve satış bedelinin ödendiğini, vekil edeni tarafından arazi üzerine bina yapıldığını, ağaçlar dikildiğini ancak tapuda devir işleminin yapılmadığını belirterek davalılar adına kayıtlı 7 15... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini, olmadığı takdirde bedeli, o da olmadığı taktirde Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin davacı vekil edene verilmesi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtikten sonra açıldığını, davalıların 2021 yılında bir araya gelerek intikal işlemini yaptırabilmiş olduklarını, davacının dava konusu taşınmaz yanında davalılara babalarından intikal eden başka taşınmazları da işgal ettiğini, dava konusu taşınmaz ile ilgili olarak müvekkillerine hiçbir ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın satın alma iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil talebinin incelenmesinde, geçerli bir satış sözleşmesi ile taşınmazı satın aldığı yönünde herhangi bir delil sunulmadığı, iddianın harici satış sözleşmesi ile zilyetliğin devralındığına yönelik olduğu, bu kapsamda iddia itibariyle sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle davacı tarafa tapunun iptali yönünde bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle bu talebin reddine; Dava konusu taşınmazın el birliği mülkiyeti ile davalılar adına kayıtlı olduğu, davacı tarafın iddiasına göre taşınmazın harici satışının paydaşlardan biri ile gerçekleştirildiğine yönelik olmasına göre, bedelin tüm davalılara verildiği ve tüm hissedarların sebepsiz zenginleştiği usulünce ispat edilemediği gibi harici satış bedelinin davalılara ödendiğinin de ispat olunamadığı, kaldı ki taşınmazın bedelinin talep edilebilmesi ancak sözleşmeye güven ilkesine dayalı olarak oluşan zarar kapsamında kalacağından geçerli bir sözleşme bulunmamasına göre de bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği; temliken tescil talebi yönünden ise şartların oluşmadığı, Mahkemece yapılan hatırlatma üzerine davacı tarafın yemin deliline dayandığı ve davalıların yemini eda etmeleri karşısında temliken tescil şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine ve davacı tarafça meydana getirildiği tespit olunan ağaç ve yapılar yönünden 69.652,00 TL levazım bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı dava konusu taşınmazda harici satış sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talep etmiş ise de, çekişme konusu taşınmazla ilgili sözleşmesinin olduğu ispat edilemediği gibi düzenlendiği iddia edilen tarihte tapuya kayıtlı olduğu, tapuya kayıtlı dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan harici satış senedinin Türk Medeni Kanununun 706, Türk Borçlar Kanununun 288/2, Borçlar Kanununun 238 ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan resmi memur önünde yapılmayan harici senetlerine değer verilemeyeceği ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamayacağı ve harici satışa istinaden ödeme de ispat edilemediği göz önüne alındığında Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu; çaplı taşınmaza inşaat yapılması durumunda kural olarak iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı ve davacının kendisinden beklenen tüm özeni gösterip yapı yapmadığı böylelikle de iyiniyetli kabul edilemeyeceğinden temliken tescil talebinin reddine karar verilmesinin de doğru olduğu; her ne kadar davacı taraf istinaf dilekçesinde TMK'nın 713. maddesi gereğince de talepte bulunmuş ise de, davacı vekili tarafından İlk Derece yargılamasında ileri sürülmeyen iddiasının HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesinin 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde düzenlendiği, Dairenin 2024/826 Esas ve 2024/1334 Karar sayılı kaldırma ilamında her ne kadar asgari levazım bedelinin hesaplanması belirtilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde sadece Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi olduğundan Mahkemece hükmedilen asgari levazım bedelinin kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece yaptırılan yemin ile ilgili beyan ve itirazlarının dikkate alınmadığını, yemin etmeyen ve yemininde sebat etmeyen kişinin (...) bile yemin ettiği şeklinde hüküm kurulduğunu, 2. Davaya konu taşınmazın davalılardan davacı tarafça satın alındığı tarihte davalıların vefat eden murisleri olan ...adına kayıtlı olduğunu, anlaşma tarihinde henüz intikal işlemi yapılmadığını, 3. Müvekkilinin taşınmazı satın aldığı 2002 yılından davanın açıldığı 2022 yılına kadar taşınmazı kullandığını, o tarihe kadar da intikaller dahi yapılmayarak müvekkilinin oyalandığını, dava açıldığı tarihte TMK'nın 713. maddesi gereğince olağanüstü zamanaşımı yoluyla da aslında taşınmazı almaya hak kazandığını, 4. Tanık beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satıştan kaynaklanan tapu iptali ve tescil, TMK'nın 724. maddesinden kaynaklanan temliken tescil ve ikinci kademe sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.