Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4944 E. 2026/2672 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4944
Karar No
2026/2672
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/424 E., 2025/447 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/460 E., 2024/469 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ile davalıların murisi arasında 25.11.1996 tarihli tarla satış sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme ile 1 43... parsel (eski 813 parsel) sayılı taşınmazın satıldığını, taşınmazın davacıların murisine teslim edildiğini ve kullanıldığını, her ne kadar anılan murislerce resmî şekilde düzenlenmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapılmasa da ... Noterliği ... yevmiye numarası ile 08.09.2003 tarihli vekâletnamede davalıların ...a dava konusu taşınmazın devri için satış yetkisi verdiğini belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle müvekkilleri adına tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca müvekkilince ödenen sözleşme bedelinin ve taşınmaz üzerinde yapılan masrafın denkleştirici adalet ilkesi gereği işleyecek en yüksek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı nedeniyle reddini, davalıların hiçbir şekilde murislerinden gelen taşınmazları paylaştırmadıklarını ve dava konusu taşınmazı da ...'a bırakmadıklarını, sözleşmenin şekil şartlarını taşımadığını, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki şartları taşımadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... 12.03.2024 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; sözleşme içeriğinin doğru olduğunu, dava dilekçesinde bahsedildiği üzere o dönem satış karşılığı anlaştıkları ödemeyi ... ...'dan aldıklarını ancak tapuda devri gerçekleştiremediklerini, bu yerin fiziki olarak bu tarihten beri ... ve mirasçıları tarafından kullanıldığını, davacıların davasını kabul ettiğini beyan etmiştir. 3. Davalı ... 17.05.2024 havale tarihli beyan dilekçesinde özetle; sözleşme içeriğinin doğru olduğunu, dava dilekçesinde bahsedildiği üzere o dönem satışın karşılığı anlaştıkları ödemeyi ... 'dan aldıklarını ancak tapuda devri gerçekleştiremediklerini, bu yerin fiziki olarak bu tarihten beri ... ve mirasçıları tarafından kullanıldığını, davacıların davasını kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, elbirliği ortaklığının çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemeyeceği ve sözleşmenin resmî şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Alıcı ve satıcı arasında harici olarak imzalanan satış vaadi sözleşmesi sonucunda alıcı tüm edimleri yerine getirmişse ve taşınmaz da fiili olarak alıcı tarafından kullanılıyorsa ayrıca iyiniyetli üçüncü kişilerin de herhangi bir hak iddiası yoksa sözleşmenin resmî yazılı satış vaadi gibi sonuç doğuracağını ve geçerli olacağını, tanık beyanlarıyla taşınmazın muris ... ve mirasçıları tarafından kullanıldığının ispatlandığını, 2. İtiraz eden davalıların murisi...'in taşınmazın satışı için süresiz vekaletname verdiğini, ancak ... mirasçılarının iddiaları kabul etmemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, 3. Davalılardan ... ve ...'in davayı kabul ederek haklı davalarını doğruladığını, 4. Davalılardan ... ve ...'un müvekkillerinin davasını kabul ettikleri beyan dilekçelerinde açıkça bu yeri muris ...'e sattıklarını ve karşılığında satış bedelini aldıklarını kabul ve beyan ettiklerini, dosyada satış bedelinin bir kısım davalılar tarafından alındığının tespiti bulunduğu hâlde Bölge Adliye Mahkemesinin bu hususu görmezden geldiğini, 5. Taşınmazda sadece ... mirasçılarının kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerini, miras paylarına düşen kısım olan 259.929,74 TL üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken taşınmazın toplam değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4944, K. 2026/2672, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4944-e-2026-2672-k-731a828e62d3