Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2408 E. 2026/2189 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2408
- Karar No
- 2026/2189
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/6 E., 2025/540 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler tarafından grup Şirketi olarak Rusya'da faaliyet gösteren ... Şirketi ile akdedilen yurt dışı iş sözleşmesi ile yurt dışına işçi olarak gönderildiğini, davalı Şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, davacının ... Holding Şirketine bağlı şekilde elektrik teknik ressamı görev pozisyonu ile 13.03.2016 tarihinden iş sözleşmesinin son bulduğu 07.03.2018 tarihine kadar çalıştığını, davacının temel ücretinin 2.650,00 USD olduğunu, davacının onayı ve bilgisi dışında ücret miktarı ve ücret cinsinde hile yapıldığını, davacının fazla çalışma yaptığını, fazla çalışma ücretlerinin ödenmesine ilişkin talebin haksız şekilde yerine getirilmediğini, davacıya ve diğer işçilere baskı ile gerçek dışı istifa ve ibraname gibi belgelerin imzalatıldığını, fesih sonrasında davacıya ödenmesi gereken kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil, ücret ve prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, çalışılan ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile Türk mahkemeleri yetkili kabul edilip Türk mevzuatı uygulanacak ise alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, belirli süreli iş sözleşmesi nazara alındığında kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazları olduğunu, davacının kendi çalışanları olmadığını, Türk hukukunun uygulanamayacağını, davacının iddia ettiği ücretin fahiş olduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli kararı ile; dosya kapsamında istifa dilekçesinin bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği, haklı fesih olgusunun işveren tarafından ispatlanması gerektiği, ancak dosya kapsamında buna ilişkin bir delil bulunmadığı, davalının husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı tanıklarından ..'nin işverene karşı açılmış davasının bulunduğu, diğer tanığın ise davasının bulunmadığı, husumetli tanık beyanının yan delilin mevcut olması halinde hükme esas alınabileceği, bu bağlamda tanıkların ortak beyanlarından hareketle fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil, hafta tatili alacaklarının hesaplandığı, prim alacağının işyeri uygulaması hâline geldiğine dair bir delil bulunmadığı, bu bağlamda davacının prim alacağının hesaplanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 13.06.2024 tarihli kararı ile; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, husumetli olmayan tanık beyanı ve davacının çalışma şekli dikkate alındığında davacının fazla çalışma ile ulusal ... ve genel tatil çalışması yaptığının sabit olduğu, karşılığı ücretinin ise ödenmediği, husumet itirazının yerinde olmadığı, davacının prime hak kazandığını ispatlayamadığı, davacının ücreti ve giydirilmiş ücretinin dosya kapsamına uygun belirlendiği, hizmet süresinin yurda giriş çıkış kayıtları dikkate alınarak belirlendiği, ücretin brütleştirilmesinde hata bulunmadığı, talep edilen alacakların yabancı para cinsinden hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunan davacının 13.03.2016 -10.07.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için .. hukuku, 11.07.2017-05.03.2018 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için Rusya Federasyonu hukukunun somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği gerekçesiyle sair hususlar incelenmeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uygulanacak hukuklar bakımından davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihlerin 10.07.20 17... .03.2018 tarihleri olduğu, dava tarihi dikkate alındığında Rusya ve Kazakistan hukukuna göre davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, 2. Yabancı hukuklarda bulunan süreye ilişkin hükümlerin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olduğunu, 3. Rusya hukukunda sürelerin geçerli nedenlerle uzatılabileceğinin düzenlendiğini, içtihat değişikliğinin haklı bir mazeret olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.