Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2453 E. 2026/1945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2453
Karar No
2026/1945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/421 E., 2025/1089 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E., 2023/865 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında davalının yapımını üstlendiği ...Konutları'nın iç kapı ince imalat ve montaj işlerini yapılmasına ilişkin eser sözleşmesinin bulunduğunu, davalı tarafın bu sözleşme ile hakediş alacağı olarak bina içerisinde bulunan bazı dairelerin tapusunu müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiğini, sonrasında davalı tarafın bu dairelerin mülkiyetini müvekkilinin üzerine geçirememesi nedeniyle dairelerin satışının yapılması suretiyle ödemelerin gerçekleştirildiğini, daire satışlarının öncesinde müvekkilinin birden fazla muvafakatname imzalayarak davalıya teslim ettiğini, davalının muvafakatname sonucunda satmış olduğu taşınmazın bedelini müvekkiline ödediğini, bu satımlar neticesinde davalı taraf ile tüm alacak vereceğin kapandığını, sonrasında davalının 29.05.2020 tarihinde düzenlenen "... müvekkilin davalı kurumdan alacağı olan 157.437,00 TL'sinin ...Konutları C Blok, 4. kat, 19 no.lu dairenin ... isimli şahsa tapuda devredilmesi ile sona ereceği" şeklindeki muvafakatnameye dayalı olarak icra takibi yaptığını, düzenlenen muvafakatnamenin geçersiz olduğunu, zira bahse konu olan dairenin muvafakatnamenin düzenlenmesinden önce devredildiğini, müvekkilinin ... isimli şahsı hiçbir şekilde tanımadığını, müvekkilinin bu muvafakatnameyi davalı kurum ile aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek imzaladığını, müvekkilinin hata hali neticesinde bu belgeyi imzaladığını beyan ederek davalının yaptığı icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan "Erkonut Oba Konutları Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" kapsamında bir kısım imalatların davacı yüklenici tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede davacının yapacağı imalat bedelinin bir kısım gayrimenkullerin tapu devrinin davacı şirkete yapılması suretiyle ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamındaki dairelerin satışı yapılarak işin bedeli ödenmesine rağmen sehven davacı şirket banka hesabına nakit/çekle fazla ödeme yapıldığını, sözleşme ile davacı şirkete bırakılması kararlaştırılan ...Konutları C Blok, 4. kat, 19. no.lu bağımsız bölümün davacı şirketin talebi üzerine tapuda ...a devredildiğini, ancak tapuda devredilen taşınmaz nedeniyle sehven davacı şirkete nakdi/çekle mükerrer ödeme gerçekleştirildiğini, yapılan bu işlemin muhasebe sisteminden fark edilmesi üzerine davacı şirket ile görüşme yapıldığını, 29.05.2020 tarihli muvafakatname başlıklı belge ile davacı şirketin, müvekkili şirketten olan alacağının nakit olarak ödenmesi yerine ...Konutları C Blok, 4. kat, 19. no.lu bağımsız bölümün tapuda ... adına tapuda devredilmesi suretiyle sona erdiğini ve bu işlemin kendi talep ve isteği dahilinde gerçekleştiğini kabul ve taahhüt ettiğini, davacı şirketin 157.437,00 TL'yi müvekkili şirkete iade edeceğini şifahen bildirilmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete iade etmesi gereken 157.437,00 TL'nin iade edilmediğini, keşide edilen ihtara rağmen tutarın ödenmemesi üzerine Erzurum 1. İcra Dairesi'nin 2021/5401 Esas sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine icra takibine girişildiğini beyan ederek, davanın reddi ile davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava dışı ...'a 30.03.2018 tarihinde devredilmiş olması, davalının sunduğu "muvafakatname" başlıklı belgenin taşınmazın devrinden çok sonra 29.05.2020 tarihinde düzenlenmiş olması, menfi tespit davasında ispat yükü kendisine ait olan davalının 157.437,00 TL fazla ödeme yaptığına dair belge sunamamış olması ve tarafların ticari defterlerinde davalının 157.437,00 TL tutarında fazla ödeme yaptığına dair uyumlu bir kayıt olmaması nedenleriyle, davalının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında 2017-2019 yılları arasında devam eden eser sözleşmesine dayalı hukuki ilişkinin bulunduğu, davalı şirketin 30.03.2018 tarihinde taşınmazı satış yoluyla ...'a devrettiği, 29.05.2020 tarihli "Muvafakatname" başlıklı belgede taşınmazın dava dışı ...'a satışından kaynaklı olarak davacı şirketin alacağından 157.437,00 TL tutarın sona ereceğinin kabul ve taahhüt edildiği, tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporuyla taraflar arasındaki muvafakatnameye konu alacağın mahsubu suretiyle değil değişik tarihlerde yapılan ödemeler ile kapatıldığı, ...'a yapılan tapu devrinden kaynaklı ödemenin göz önünde bulundurulmadığı, ihtilafın yazılı belgeye dayalı fazla ödemeye ilişkin olduğu, belge altındaki imzaya itiraz edilmediği, hata ile imzalandığının iddia edildiği, tarafların tacir oldukları, TMK'nın 6, HMK'nın 1 90... maddeleri uyarınca yazılı belgenin aksinin de yazılı belgeyle ispat edilmesi gerektiği ancak davacı yanın yazılı belgenin aksini yazılı delille kanıtlayamadığı, davacı vekilinin muvafakatname başlıklı yazının başka delillerin imzalanması sırasında hata ile imzalandığına ilişkin iddiası daha açık bir ifade ile irade sakatlığına ilişkin iddiasını tanık deliliyle ispat etmesi mümkün ise de; davacı vekilinin sadece taşınmazı satın alan ...'ı tanık olarak bildirdiği, dava dilekçesinde ise ...'ı müvekkilinin tanımadığını, kan bağı ve hukuki bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği, dolayısıyla muvafakatnamenin hata ile imzalandığına ilişkin görgüye dayalı tanıklığının bulunmayacağı, bu tanığın dinlenmesinin dosyaya katacağı yeniliğin bulunmadığı gibi davacı vekilinin de bu tanığın dinlenmesine ilişkin istinaf nedeninin bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı yanın irade sakatlığına ilişkin iddiasını da ispat edemediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; uyuşmazlık konusu olan taşınmazın 29.03.2018 tarihinde ... isimli şahsa devredildiğini, muvafakatnamenin ise 29.05.2020 tarihinde düzenlendiğini, gerçekleşmiş işlem için sonradan muvafakat verilemeyeceğini, muvafakatnamenin TBK'nın 2 ve 27. maddeleri gereğince geçersiz olduğunu, ... isimli şahsın dinlenilmesi talep edilmiş ise de dinlenilmediğini, müvekkilin muvafakatnameyi aralarındaki ticari ilişkiye güvenerek içeriğine bakmaksızın imzaladığını, müvekkilinin hata halinde imzaladığı bu belgenin hukuken sakat olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı fazla ödemeye dayalı başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2453, K. 2026/1945, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2453-e-2026-1945-k-2721f27c3ee4