Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2567 E. 2026/2615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2567
- Karar No
- 2026/2615
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/290 E., 2025/566 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... mirasçıları, davalıların ise ... mirasçıları olduklarını, dava konusu 202, 208, 212, 218, 287, 375, 377, 6 87... parsel sayılı taşınmazlarda 1970 tarihli kadastro tespiti ile 4/16 payın ... adına tescil edildiğini, davacıların murisi ... ve onun ölümüyle mirasçılarının taşınmazları malik sıfatıyla, nizasız ve fasılasız şekilde 40 yılı aşkın süredir kullandıklarını, 4/16 pay maliki ...'ın 1983 yılında öldüğünü, taşınmazların intikal işlemlerinin ise 2008 yılında yapıldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 hükmünde belirtilen koşulların müvekkilleri lehine gerçekleştiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazlarda davalılara ait payların iptali ile müvekkilleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ..., dava konusu 212 parselin tamamı ile 377 parselin bir kısmını kendisinin 40 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile kullandığını ileri sürerek, bu iki parsel yönünden davalılar payının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ...'tan intikal ettiğini, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz mülkiyeti kazanılmasının mümkün olmadığını, taşınmazda herhangi bir taksim yapılmadığını, koşulların oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2023 tarihli kararıyla; asıl davanın kısmen kabulüne, asli müdahilin davasının kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalılar temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 29.05.2025 tarihli kararıyla "dava konusu olan taşınmazların tamamının paylı mülkiyet üzere olduğu, davacılar tarafından anılan taşınmazların taksim edildiği ve kadastro tespitine göre 4/16 pay maliki olan davalılar murisi ...'un ve mirasçılarının kullanımına bırakılan yer olduğuna ilişkin herhangi bir iddia ileri sürülmediği gibi böyle bir hususun dosya kapsamında da ispatlanmadığı, o hâlde Türk Medeni Kanununun 713/2. maddesinde düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil şartlarının oluşmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına" karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ispat olunamayan asıl davanın ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesiyle; davalılar ile davacıların murislerinin farklı olduğunu, davalılar murisi ve dava konusu taşımazlarda pay maliki olan ...’ın 1983 yılında öldüğünü, dava konusu taşınmazların paylı mülkiyete tabi olduğunu, elbirliği mülkiyet bulunmadığını, davacıların taşınmazların tümünü malik sıfatıyla kullandıkları için Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçenin hatalı olduğunu, TMK 713/2. maddesinde belirtilen koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, TMK 713/2. maddesinde belirtilen ölüm hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.