Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4209 E. 2026/1857 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4209
- Karar No
- 2026/1857
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1876 E., 2025/1499 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/549 E., 2022/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında KİK kapsamında araç kiralama ve personel taşıma hizmeti sözleşmesi akdedildiğini, 01.10.2010 tarihi ile 31.07.2017 tarihleri arasında değişik tarihlerde imzalanan sözleşmelere konu hakediş ödemelerinin son 2 yıldır zamanında yapılmadığını, kararlaştırma gereği aylık fatura kesilmek suretiyle hakediş dosyaları hazırlandığını, TTK'nın 1530. maddesi gereğince faturaların borçlu tarafından alınmasını takip eden 30 günlük süre sonunda ödenmesi gerektiğini, ayrıca 2017 yılı ve takip eden tarihlerde aylık olarak kesilen faturalara yapılan hakediş ödemelerinin kısmi gerçekleşmesi sebebiyle, cari hesapta alacak biriktiğini, müvekkilinin ödemekle sorumlu olduğu araç taksitleri, periyodik bakımları, personel ve vergi ödemelerini gerçekleştirebilmek için finans kuruluşları aracılığıyla kredi kullandığını, bu nedenle faize katlanmak zorunda kaldığını, kredi kullanabilmek içinde davalı ...'den olan alacaklarından faktoring şirketlerine toplam 4.285.000 TL temlik edildiğini, temlikler sebebiyle müvekkilinin toplam 963.330,60 TL faiz ödemek durumunda kaldığını, zararın tek sorumlusunun zamanında ödeme yapmayan davalı ... olduğunu, TBK'nın 112. maddesi gereğince uğranılan zararın davalı ... tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek şimdilik 100.000,00 TL'nin finans kuruluşlarına yapılan faiz ödemelerinin ödeme tarihinden, geç ödeme nedeniyle tespit edilecek diğer zararlarının ise dava tarihinden itibaren avans faiziyle tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu edilen taleplerin mükerrer olduğunu, davacının müvekkili Belediyeden olan hakkediş alacaklarını Büyükçekmece 2. İcra Dairesi'nin 2019/784 Esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, davacıya sunulan ödeme planına bağlı kalınarak müvekkilinin ödeme olanakları dahilinde davacı tarafa haricen ödemeler yapıldığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, alacak iddialarının ispat külfetinin davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf her ne kadar davacının alacağını tahsil ederken ihtirazi kayıt bulunmaksızın alacağını tahsil etmiş ise de zarar hesabındaki yapılan faiz hesabının asıl alacağa bağlı faiz alacağı olmayıp davacının geç ödemesinden kaynaklı zarar hesabı olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafın ise faktöring şirketlerinden teminat yetersizliğine bağlı olarak kredi kullanmasının oluşan zararı olduğu iddiasına bağlanmış ise de davacının kendi isteğiyle faktöring şirketlerinin yüksek maliyetlerini bilerek kredi kullanmasının doğrudan davalı belediyenin kusuru ile oluşan zararı olduğunun kabul edilemeyeceği değerlendirilmiş ek raporda da ayrıntısı yer verildiği üzere tarafların kök rapora yönelik itirazı mahkememizce de yerinde görülmemiş davacı yanın cari hesap alacağının geç ödenmesine ilişkin oluşan zararının yalnızca kök raporda hesaplanan gecikmeden kaynaklı yasal faiz nispetinde tazminat alacağının olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davalının kabulü ile sözleşmedeki düzenlemenin kesin vade teşkil etmemesi ve davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibinin alacak miktarını gösterir ödeme talepli ihtarname ile usulen temerrüte düşürüldüğünün ileri sürülüp ispatlanmamış olması, tacir olan ve basiretli hareket ettiği varsayılan davacının faktoring maliyetlerine kendi ekonomik durumu nedeniyle katlanması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Taraf arasındaki sözleşmede kesin vade belirtilmediği gerekçesiyle munzam zarar talebinin reddine dair kararın yerinde olmadığını, TTK'nın 1530. maddesi uyarınca faturanın tebliğinden itibaren yasal süreler içerisinde ödeme yapılması gerektiğini bu haliyle ödeme gününe dair yasal düzenleme bulunduğunu, b.Factoring şirketlerle yapılan temlik sözleşmeleri kapsamında davalının ödemelerini yapmaması sebebiyle yüksek faizleri ödemek durumunda kaldığını buradaki kusurun davalıdan kaynaklandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.