Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4868 E. 2026/3323 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4868
- Karar No
- 2026/3323
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1838 E., 2025/1021 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/335 E., 2022/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; tarafların kardeş olduklarını, birlikte çalışmaya başlayan kardeşlerin 1983 yılında ... isimli firmayı kurduklarını, tarafların hiçbir zaman net bir kâr paylaşımı yapmadığını ve kazançlarını yeni yatırımlara bağladıklarını, ancak bu yatırımların hepsinin davalı adına edinildiğini, ortaklığın sona ermesinden sonra davalının müvekkilleri ile hakkaniyete dayalı bir bölüşüm gerçekleştirmeye yanaşmadığını, müvekkillerinin koydukları sermayeyi ve emeği alabilmelerinin mümkün olmadığını, davalının sadece üzerine kayıtlı arsa ile bunun üzerindeki 5 dairenin müvekkillerine verilmesi kararlaştırılarak ortaklıklarını sona erdirdiğini, kardeş olan taraflar arasında fiili ve rızai taksim bu şekilde olmasına rağmen söz konusu taşınmazın davalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satıldığını, bu durumda aralarındaki rızai taksimin geçersiz hale geldiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların kardeş olup bugüne kadar tamamen birbirinden bağımsız faaliyette bulunduklarını, ortak olarak çalışmadıklarını, davacıların bir dönem müvekkilinin yanında işçi olarak çalıştıkları, davacıların kötü niyetli olduklarını savunarak, davanın reddini istemiş, yargılama devam ederken davalının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların tanık olarak dinlendiği iş mahkemesi dosyasında yeminli beyanlarıyla davalı yanında işçi olarak çalıştıklarını ikrar ettikleri, davacıların hak iddia ettikleri dava konu edilen taşınmazın dava dışı tanık olarak dinlenilen annelerinin altınları ile alındığının, tanık olarak dinlenilen anne tarafından doğrulamışsa da bu konunun annesi ile davalı arasında hak iddiasına konu olabileceği, davacılar tarafından ortaklığın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi bulunmadığı gibi adi ortaklık ilişkisinin varlığını tevsik eden bir bilgi, belge ve beyanın bulunmadığı, davacılarca sunulan belgelerin ve taraflar arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle Mahkemece bilgisine başvurulan tanıkların beyanlarının adi ortaklığın varlığını ispata elverişli ve yeterli olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğunu, Mahkemenin davalı tarafça sunulan bir yazılı delil, maaş bordrosu, maaş ödeme belgesi sunulmaksızın, müvekkillerini davalının çalışanı olarak kabul ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili kanun maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, davacıların adi ortaklık ilişkisini ispatlayamadıklarının anlaşılmasına göre, davacıların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.