Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4274 E. 2026/2181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4274
- Karar No
- 2026/2181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/722 E., 2025/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/39 E., 2024/23 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16... , 3 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan binalardaki 2, 7, 8, 9, 11, 13... numaralı dairelerin maliki olduğunu, bu taşınmazlara davacının bilgisi dışında davalıların işgalci olarak yerleşerek taşınmazları kullandıklarını, müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 01.06.2018 tarihinden itibaren her bir taşınmaz için aylık 500,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline ve davalıların taşınmazlardan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’nın, ... Mahallesindeki arsasını Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile ... ... isimli müteahhide verdiğini, ... ...’ün de davacının taşınmazına 24 adet daire inşa ettiğini, sözleşmeye göre dairelerin 6 tanesinin arsa sahibine, 18 tanesinin müteahhide ait olacağını, davacı arsa sahibi olduğu için 24 adet dairenin tamamının tapularının davacı adına çıktığını, davacının irtifak tapularından 18 tanesini müteahhide devretmesi gerekirken, müteahhit ... ...'ün ani ölümü ve piyasaya çok borçlu olması nedeniyle mirasçılarının mirası reddetmelerini fırsat bilerek işbu davayı açtığını, davacının ancak dava konusu olmayan 6 adet daire üzerinde hak talebinde bulunabileceğini ileri sürerek şartları oluşmayan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; davacı ile dava dışı ... ... arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmenin hâlâ ayakta ve geçerli olduğu, sözleşmeye göre eldeki davanın davacısına C blok 4,5,10,16,18,22 No.lu dairelerin verileceği ve bu dairelerin eldeki davaya konu daireler olmadığı gerekçesiyle, davacının el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine, davacı vekilinin 09.05.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davalı ... yönünden davayı takip etmediklerini bildirdiği gerekçesiyle de bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davaya konu bağımsız bölümlerin davacı müteveffa ... adına kayıtlı olduğu, davalılar söz konusu daireleri davacının yüklenicisi olan dava dışı ... ...'den satın alarak kullandıklarını, yani alacağın temliki sözleşmesine dayanmışlarsa da, dayandıkları sözleşmeler gereğince arsa sahibine yöneltilmiş bir dava olmadığı, kaldı ki çap (tapu) kayıtları iptal edilene kadar hukuki geçerliliklerini koruduklarından, el atmanın önlenmesi davalarında geçerliğini sürdüren mevcut kayıtlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği, tapu kaydına üstünlük sağlanarak el atmanın önlenmesi istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, ancak, davalıların davaya konu yükleniciye isabet ettiği anlaşılan bağımsız bölümleri yükleniciden satın alarak kullandıkları, davacının zararına olacak şekilde kötüniyetli olduklarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesince ... yönünden verilen kararın aynen korunarak bu davalı aleyhine 9 numaralı bağımsız bölüm kullanıcısı olarak açıldığı anlaşılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüyle 2,7,8,11, 13... No.lu bağımsız bölümlere ilişkin el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, ecrimisil tazminatı istemlerinin ise reddine oy çokluğuyla karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece verilen kararı ecrimisil talebinin reddi yönünden temyiz ettiklerini, b. Davacı arsa sahibi tarafından, dava dışı müteahhit ... ...’e iharname çekilerek sözleşmenin feshedildiğini, c. Davalıların, dava konusu taşınmazların davacıya ait olduğunu bildiklerini, davacı tarafından haksız işgale son vermeleri için sözlü ve yazılı olarak uyarılmalarına rağmen kullanıma devam ettiklerini, d. Davalıların kötüniyetli olduklarını bu nedenle mahkemece ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek hükmün ecrimisil yönünden bozulmasını talep etmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı tarafça, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshi için açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, dolayısıyla sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, b. Davalıların satın aldığı ve kullandığı dairelerin sözleşmeye göre dava dışı müteahhide düşen daireler olduğunu, c. Davacının dürüst davranmadığını bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki karşı oy gerekçesinde de belirtildiğini, d. Davacıya isabet eden dairelere yönelik bir el atma olmadığını, kararın bu hâliyle onanması hâlinde davacı arsa sahibinin sebepsiz olarak zenginleşeceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam ecrimisil miktarı 150.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin ecrimisile yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; Kat karşılığı inşaat sözleşmesi niteliği itibariyle ... sözleşmesidir. Bu sözleşmeler arsa payı devrini de içerdiğinden, noterde düzenleme şeklinde veya tapuda yapılmaları zorunlu olduğu gibi, fesihlerinin de mahkeme kararıyla yapılması zorunludur. Sözleşmenin feshinin mahkeme kararıyla yapılmasının istisnası tarafların sözleşmenin feshi konusunda iradelerinin birleşmesidir. Somut olayda; arsa maliki davacı ... ile dava dışı yüklenici ... ... arasında ... Noterliğinde düzenlen 22.04.2014 tarihli ve 2601 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi mevcuttur. Sözleşmeye göre binanın taksimi başlıklı 3. Maddede; C blok 4, 5, 10, 16, 18... numaralı dairelerin arsa sahibine (davacı) ait olacağı, diğer tüm dairelerin yüklenici ... ...'e ait olacağı düzenlenmiştir. Davacı 15.05.2020 tarihli dava dilekçesi ile yüklenici ... ...'e ait olacağı belirtilen 2, 7, 8, 9, 11, 13... numaralı bağımsız bölümlere yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. Dosya kapsamında; davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi konusunda bir anlaşma olmadığı gibi, davacı tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/372 Esas, 2023/296 Karar sayılı dosyası ile açılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi davasının da reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında yapılan 22.04.2014 tarihli sözleşme halen ayakta olup geçerliliğini korumaktadır. Davalılar ise yükleniciden taşınmazı satın alan kişiler olup, davacı arsa sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşme feshedilmediği sürece yapılan inşaatı davalı yüklenicinin ve dolayısıyla yükleniciden satın alanların elinde bulundurma hakları mevcuttur. Bu hâliyle sözleşme feshedilmeden yükleniciye kalacak yerler için el atmanın önlenmesini istemek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil edecektir. Bu itibarla; Mahkemece davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasındaki sözleşmenin feshedilmediği ve hâlen geçerli olduğu, bu nedenle yükleniciden taşınmazı satın alanların taşınmazı ellerinde bulundurma haklarının devam ettiği dikkate alınarak, el atmanın önlenmesine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.