Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3971 E. 2026/1924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3971
Karar No
2026/1924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1085 E., 2024/1085 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 9. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/59 E., 2021/44 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tapu Müdürlüğünce 26.12.2017 tarih ve ... yevmiye numarası ile ... Mahallesi, ... Mevkii, 1 14... parsel olan taşınmazın 146/176 hissesinin (14600,00 m²) ... adına kayıtlı iken 73/176 hissesinin (7.300,00 m²) ...'e 26.12.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlem ile satıldığını, yapılan araştırmalar sonucunda dava konusu taşınmazın 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine aykırı olarak yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında bölünerek satıldığının tespit edildiğini belirterek, davaya konu taşınmazın davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile önceki malik adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın devir yapıldığı ve davanın açıldığı tarihte tarım arazisi olduğunun yapılan keşif sonucunda anlaşıldığı, satış yapıldığı tarihte tarım arazisinin bölünüp bölünemeyeceğine dair tarım müdürlüğünden sorulmadan işlem yapıldığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında 26.12.2017 tarihinde yapılan satışın 5403 sayılı Kanun'a uygun olmadığının belirtildiği, taşınmaz hakkında mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu hususun belirtildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 1 14... parsel sayılı taşınmazın (26.12.2017 tarihli ... yevmiye sayılı satış senedi ile devredilmiş olan) davalı ... adına kayıtlı hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile hissenin dahili davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kurumun bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davada davacı Kurumun mülkiyet hakkını kazanan taraf olmadığı, davacı kurumun nispi vekâlet ücretine hak kazanmadığı, usul hukukunda dâhili dava şeklinde bir müessese bulunmayıp bir kimseye dâhili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesinin mümkün olmadığı, adı geçenin dâhili davalı sıfatıyla davaya dahil edilmesi talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde bu şahıs yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi hükmü uyarınca esastan kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında kararla, dâhili davalı sıfatı ile davaya dahil edilen ... hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 1 14... parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazdaki ... adına olan hissenin iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kurumunun mevzuat hükümlerini değerlendirmede ihmalinin olmadığını, 2. Kurumunun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, 3. Tarım arazisinin mevzuata aykırı bölündüğünü, bunun üzerine dava açıldığını, 4. Lehe nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 5403 sayılı Kanun'a muhalefet nedeniyle ilgili Kurumca açılan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3971, K. 2026/1924, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3971-e-2026-1924-k-fe7100c920bb