İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/2 E. 2025/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2
- Karar No
- 2025/174
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/2 Esas - 2025/174 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/2 KARAR NO : 2025/174
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 29/11/2021 KARAR TARİHİ : 15/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/06/2025
TALEP: Davacı vekili 29/11/2021 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin 2005/47112, 2006/02176, 2016/80647, 2018/20032, 2006/02280 sayılı ve "... biz Türkiye'yiz şekil", "... şekil", "... kadın", "... yıldızı ödülleri", "cumartesi ... şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin 019/134250 sayılı ve "şekil+..." ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının birçok ulusal gazete, televizyon, dergi ve radyo kanallarını bünyesinde barındıran Türkiye'nin önde gelen medya kuruluşlarından biri olduğunu, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin davacının tescilli ve tanınmış “...” markasıyla iltibas yaratacak biçimde birebir aynı olduğunu, söz konusu ibarenin dava konusu edilen markada tek başına esas unsur olarak kullanıldığını, tarafların marka işaretlerinin benzer olduğunun davalı Kurumun da kabulünde olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden markalar arasında emtia benzerliği koşulunun da gerçekleştiğini, davacının “...” markasının tanınmışlığı nazara alındığında bu markanın farklı bir sektörde başkaları tarafından kullanılması halinde markanın sulandırılması sonucunun ortaya çıkacağını, dava konusu edilen markanın kötü niyetli olarak , haksız rekabet saikiyle tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'in ...sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davalının uyuşmazlık konusu olan “...” ibaresini kılavuz unsur olarak ihtiva eden ticaret unvanının ilk defa 1983 yılında tescil edildiğini, davalının iştigal alanı ile uyumlu emtialarda tescilli “...” markalarının bulunduğunu, tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ve kimsenin tekeline bırakılabilecek bir ibare olmadığını, nitekim TÜRKPATENT nezdinde tescilli 331 tane “...” ibareli markanın bulunduğunu, taraf markalarının birlikte bulundukları 30 yıl boyunca karıştırılmamış olmasının davacının iddialarının aksini kanıtladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MAHKEMEMİZİN 11/03/2021 tarihli ve 2020/262 Esas, 2021/116 Karar sayılı KARARI: Davacının markaları ile dava konusu markanın “...” ibaresini ortak olarak ihtiva etmeleri nedeniyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğu, davalının markasında kullanılmış olan horoz figürünün yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, tarafların markaları arasında emtia benzerliği de bulunduğundan, iltibas koşullarının oluştuğu, davacının diğer iddialarının ise yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRK PATENT YİDK'nun ...sayılı kararının iptaline, 2019/134250 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
... BAM 20. HUKUK DAİRESİ'NİN 08/11/2024 tarihli ve 2022/1596 Esas, 2024/1783 Karar sayılı KARARI Mahkememizin yukarıda belirtilen kararının davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna konu edilmesi neticesinde, ... BAM 20.Hukuk Dairesi'nin yine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ÖZETLE: "...Davalı Şirketin 2019/134250 sayılı ve "şekil+..." ibareli başvurusuna, davacının "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verilmesi üzerine, davacı taraf bahsi geçen YİDK kararının iptali ve dava konusu markanın hükümsüzlüğü istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece de dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak dava konusu başvuru sahibi davalı Şirket, gerek davalı Kurum nezdindeki itiraza karşı görüşünde gerekse de davaya cevap dilekçesinde dava konusu başvuruyu oluşturan "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek, müktesep hak savunmasında bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesince bu hususta olumlu-olumsuz bir karar verilmemiştir. Oysa davalı Şirketin bu iddiasının doğru olması halinde, davacı markalarının davalı Şirketin marka tesciline engel olmayacağı açıktır. Bu itibarla, mahkemece davalı Şirketin müktesep hak savunması değerlendirilmek suretiyle somut uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halini oluşturduğundan davalı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı Şirket vekilinin sair, davalı Türk patent ve Marka Kurumu vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçelerle Mahkememiz kararı kaldırılarak mahkememize gönderilmiştir.
YENİ DEĞERLENDİRME, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Yukarıda belirtilen BAM ortadan kaldırma ilamında işaret edilen hususlar dikkate alınarak; Mahkememizce 20/02/2025 tarihli celsede; "Bölge Adliye Mahkemesi ortadan kaldırma ilamında işaret edilen davalının müktesep hak savunmasının değerlendirilmesi bakımından dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdine" şeklindeki ara karar ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve alınan 24/02/2025 tarihli ek rapor denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 24/02/2025 havale tarihli raporda özetle; "davalının 10. Sınıfa giren; “Su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar, tıbbi amaçlı ortopedik yataklar.” ile 20. Sınıfa giren; “Demir, çelik ve her türlü metal ile ağaçtan yataklar, somyalar, karyolalar, ranzalar, kanepeler. Yaylı yataklar, sünger yataklar, pamuk yataklar, yün yataklar, mobil yataklar, açılır kapanır yataklar. Yatak şilteleri, yaylı şilteler, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, su yatakları, kamp yatakları, deniz yatakları” özelinde, önceki tarihlerde tescile bağlanmış olan markalarından gelen ve somut uyuşmazlıkta korunması gereken müktesep bir hakkının (kısmen) bulunduğu yönündeki kanaatimizi, Sayın Mahkeme’nin takdirlerine, saygılarımızla, arz ederiz." ifade edilmiştir. Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
Müktesep Hak Savunması Bakımından Yapılan Değerlendirme: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.08.2008 gün ve 7547 E. 10251 K. sayılı ve 14.11.2008 gün ve 11505 E., 12839 K. sayılı kararlarında kazanılmış hak teşkil eden önceki markaların tespiti yönünden bazı kıstaslar getirmiştir. Buna göre bir kazanılmış haktan söz edilebilmesi için; ✓ Kazanılmış hak teşkil eden markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi, ✓ Bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun da, kazanılmış hak teşkil eden markanın asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması (‘zira, önceki markanın asli unsuru dahi değişmiş ise, bu artık yeni bir marka olacağından önceki markanın zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru olduğu gibi kabul edilemez’), ✓ Son olarak da, sonraki başvurunun, önceki markanın kapsadığı mal/hizmet ile aynı veya aynı tür emtiaları/hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi, şartlarının HEPSİ BİRDEN aranmaktadır. Ayrıca; Yargıtay, müktesep hak iddialarına mesnet alınan markaların “fiili kullanımı”nın ispat edilmiş olmasını da, bu müesseseye dayalı korumadan yararlanılabilmesi için gerekli görmektedir. Somut olayımızda ise; öncelikle, her ne kadar davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı, 136073 sayılı markası haricinde kalan markaları, 24.06.2022 tarihinde, yenilenmeme nedeniyle hükümden düşmüş/geçersiz hale gelmiş ise de, davalının bu markalarının, gerek dava konusu edilen YİDK kararının verildiği 28.09.2021 tarihi, gerekse de huzurdaki davanın (hükümsüzlük davası) açıldığı 29.11.2021 tarihi itibariyle halen hüküm ifade ediyor olduklarından, davalının huzurdaki uyuşmazlıkta, bu markalarına dayalı müktesep hak iddia etmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalarının, tescil tarihlerine bakıldığında, bu markaların, yukarıda yer verilen müktesep hak kriterlerinden birincisi ile uyumlu olduğu görülmüştür. Bu markaların görselleri incelendiğinde, davalının dava konusu edilen "...+şekil" ibareli markası ile bu markaların görsellerinin yakın benzer olduğu, markaların esas/asli unsurunun muhafaza edilmiş olduğu, yani müktesep hak kriterlerinden ikincisinin de karşılanmış olduğu düşünülmüştür. Dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen emtialardan, 10. Sınıfa giren; “Su yatakları, tıbbi amaçlı yataklar ve havalı yastıklar, tıbbi amaçlı ortopedik yataklar.” ile 20. Sınıfa giren; “Demir, çelik ve her türlü metal ile ağaçtan yataklar, somyalar, karyolalar, ranzalar, kanepeler. Yaylı yataklar, sünger yataklar, pamuk yataklar, yün yataklar, mobil yataklar, açılır kapanır yataklar. Yatak şilteleri, yaylı şilteler, yastıklar, tıbbi amaçlı olmayan havalı yataklar ve yastıklar, su yatakları, kamp yatakları, deniz yatakları”nın, davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markalarının tescilli olduğu “muhtelif yataklar” ile aynı/aynı tür emtialar olduğu değerlendirilmiş, somut uyuşmazlıkta, 10. ve 20. Sınıfa giren bu emtialar özelinde, müktesep hak kriterlerinden üçüncüsünün de sağlanmış olduğu anlaşılmıştır. Davalının eski tarihli markalarının kapsamında, 24. Sınıfa giren; “Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler.” yer almadığından, bu emtialar yönünden, müktesep hak kriterlerinden üçüncüsünün sağlandığının söylenmesi mümkün görülmemiştir. Davalının dava/marka işlem dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden davalının "...+şekil" ibareli markalarının “muhtelif yataklar”da fiilen kullanıldığı tevsik edilebildiğinden, ancak 24. Sınıfa giren “Yatak örtüleri, çarşaflar, pikeler, yastık kılıfları, nevresimler, yorganlar, battaniyeler.”de kullanıldığına dair bir delil de olmadığından, davalının müktesep hak iddiası, sadece markasını fiilen kullandığı emtialar yönünden dinlenebileceğinden, davalının dava konusu edilen markasının kapsamına alınmak istenilen, 10 ve 20. Sınıflardaki emtialar yönünden, önceki tarihlerde tescile bağlanmış markalarından gelen ve korunması gereken müktesep hakkının oluştuğu değerlendirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, BAM kararı, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-TÜRK PATENT YİDK'nun ...sayılı kararının 24. Sınıf mallar bakımından iptaline, 3-Dava konusu edilen 2019/134250 sayılı markanın 24. Sınıf mallar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 4-Fazlaya dair istemlerin reddine, 5-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile 556,10 TL bakiye karar harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen kısım yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 3.143,70 TL yargılama giderinden payına düşen 1.571,85 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Davacı Masraf Dökümü: İlk Masraf 127,10.-TL Posta Masrafı 716,60.-TL Bilirkişi Ücreti 2.300,00.-TL Toplam 3.143,70.-TL