İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/435 E. 2025/208 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/435
- Karar No
- 2025/208
- Karar Tarihi
T.C. ...3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/435 Esas - 2025/208 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/435 KARAR NO : 2025/208
DAVA : Marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü. DAVA TARİHİ : 24/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2025
TALEP: Davacı vekili 24/10/2024 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkili şirketin ...sayılı "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "...-fiber" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT’e başvuruda bulunduğunu, ... kod numarası alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu red kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak söz konusu kararın yerinde olmadığını, zira; taraf markalarının ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, FİBER kelimesinin İngilizce bir kelime olup, Türkçe karşılığının LİF kelimesi olduğunu, bu nedenle ilgili olduğu mallar yönünden cins, vasıf belirttiği ve tanımlayıcı olduğunu, FİBER ibaresinin marka işlevini gerçekleştirmediğini, tali nitelikte olup ticaret hayatında herkesin kullanımına açık olduğunu, hem davacı markasının hem davalı markasının esas ve asli unsurunun aynı şekilde ... ibaresi olduğunu, davacı şirket markalarının tanınmış olduğunu, davalı başvurusunun davacı şirket markalarının ve davacı şirketin tanınmışlığından haksız yararlanmasına neden olacağını, davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ...sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde özetle: YİDK tarafından verilen kararın usule ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik unsuru bulunmadığını, ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs cevap dilekçesinde özetle: Markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını ve bir karıştırılma ihtimalinden bahsetmenin mümkün olmadığını, 5. Sınıf kapsamındaki ürünler söz konusu olduğunda, markaların hedefindeki kitlenin son kullanıcılar ve doktorlar, diyetisyenler, eczacılar gibi sağlık mesleği mensupları olduğunun kabul edildiğini, söz konusu ürünlerin nitelikleri gereği ilgili kesimin dikkat seviyesinin oldukça yüksek olduğunun içtihatlarla da onaylandığını, "..." kelimesinin Türkçe karşılığı ile "biyom" kelimesi, pek çok bilim alanında kullanılan temel bir kavram niteliğinde olup 5. sınıf kapsamındaki ürünlerin nitelikleri gereği marka isimlerinde “...” kelimesinin kullanımının normal karşılanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/9'a dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından alınan ...sayılı kararın iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler TÜRKPATENT'ten celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, marka başvurusuna yönelik itiraz sürecinde itiraz mesnedi davacı markaları açısından, SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının alınan YİDK kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, TÜRKPATENT'in ...sayılı YİDK kararının iptalinin ve davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. İptali istenen YİDK kararının davacıya 26/08/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 24/10/2024 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
İDARİ AŞAMANIN ÖZETİ ... başvuru sayılı markanın dosya örneği incelendiğinde; Dava konusu "...-fiber" ibareli ve ... sayılı marka tescil başvurusunun, davalı tarafından, uluslararası sınıflandırma sisteminin 05. Sınıfında yer alan mallar için 20.12.2022 tarihinde yapıldığı, söz konusu başvurunun 12.01.2023 tarih ve 412 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde ilanına karar verildiği, anılan başvurunun ilanına yasal süresi içinde olmak üzere, davacı tarafından, 2020 06059 sayılı “...” ibareli marka gerekçe gösterilerek 6769 sayılı SMK’nın 6/1, 6/3, 6/5 ve 6/9 maddeleri uyarınca itiraz edildiği, bahse konu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelenerek davacının itirazının reddine karar verildiği, Bu karara karşı davacı tarafından itiraz edilmesi üzerine huzurda dava konusu edilen YİDK kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'in ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı "...-fiber" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun 2020 06059 sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, eskiye dayalı kullanım hakkı, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İncelemede 2024-M-7697 sayılı Kurul kararındaki tespitler de dikkate alınmıştır. Yerleşik içtihada göre, halkın malların veya hizmetlerin aynı işletmeden veya ticari ya da idari olarak bağlantılı bir işletmeden geldiğine inanması riski karıştırılma/ilişkilendirme olasılığını ortaya çıkartır. Karıştırılma ihtimali incelemesinde mal/hizmet benzerliği, işaret benzerliği, benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve hedef tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi ele alınır. Bu unsurlardan birinin zayıf olması diğer unsurların güçlü olması ile telafi edilebilir. Örneğin markalar arasında işaret benzerliği zayıf ise yüksek dereceli mal/hizmet benzerliği ve benzerliğe gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücünün yüksek olması durumunda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunabilir. Öte yandan markalar arasında işaret benzerliğinin bulunmaması ya da mal/hizmet benzerliğinin bulunmaması durumunda, diğer unsurları incelemeye gerek duyulmaksızın markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığına karar verilir. Ayrıca markalar arasındaki işaret benzerliği değerlendirilirken markaların ihtiva ettiği ibare veya şekil unsurlarının ayrıştırılarak tek tek ele alınması yerine bütün olarak bir değerlendirme yapılmalıdır. Türkiyedeki yerleşik içtihata göre, reçete edilmiş ilaç müstahzarları söz konusu olduğunda, ilgili tüketici kesiminin işin uzmanı profesyonellerden oluştuğu gerekçesiyle yüksek bir dikkat düzeyine sahip olduğu kabul edilmektedir. ...3. FSHH Mahkemesinin E2014/50, K2015/42 sayılı kararında şu değerlendirmelerde bulunmuştur: başvuruya konu naksen markalı ürün kronik kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastalarına hitap eden reçete ile satılan bir ilaç olup, ortalama tüketicilerinin de hekimler ve eczacılardan oluştuğu, doğrudan hastalar tarafından reçetesiz satın alınıp kullanılmasına imk?n bulunmadığı, bir başka ifade ile tezgah üstü tabir edilen tarzda eczaneler veya bu tür eczacılık ürünlerini doğrudan tüketiciye satabilen eczacı denetimi olmayan mahallerde ve işyerlerinde ürünün temin edilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla ortalama tüketici kapsamında son kullanıcılarının bulunmadığı hekimler ve eczacıların profesyonel kişilerden oluşması dolayısıyla dikkat/özen seviyesinin oldukça yüksek bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. Önceki markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılma ihtimalinin o derece artacağı ve piyasada edinmiş olduğu tanınmışlık nedeniyle yüksek ayırt ediciliğe sahip olan önceki markaların, daha düşük ayırt ediciliğe sahip markalara göre daha geniş bir korumadan yararlanacağına ilişkin ilkeler içtihat hukukunda benimsenerek önceki markanın ayırt edici gücünün karıştırılma ihtimali incelemesindeki rolüne açıklık getirilmiştir. Sonuç olarak, bir bütün olarak önceki markanın ayırt edici gücü markanın koruma kapsamının genişliğini belirler ve karıştırılma ihtimalinin incelenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Markaların ortak unsurlarının ayırt edici olmadığı durumlarda işaret benzerliği incelemesi ortak olmayan unsurlara odaklanılır. Karşılaştırma konusu markalarda ayırt edici olmayan unsurların ortak olması durumunda karıştırılma ihtimali yoktur sonucuna ulaşılır. Markaların düşük ayırt edici niteliği haiz unsurlarının ortak olduğu durumlarda işaret benzerliği incelemesinde ortak olmayan unsurlar ve genel izlenim dikkate alınır. Diğer bir ifadeyle, markalar düşük düzeyde ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Bu değerlendirme ortak olmayan unsurların benzerliğinin ve ayırt edici niteliğinin araştırılması şeklinde olacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Karşılaştırılan işaretlerde, düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun ortak olarak yer alması, karıştırılma ihtimalini azaltıcı yönde etki eden bir husustur. Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet marka arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır. Gerek Kurumumuz uygulamasında, gerekse yargı kararlarında 6/3 maddesi hükmünce itirazda bulunulabilmesi için, işaretin ticaret sahasında kullanılıyor olması şartından söz edilmektedir. 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesinde tescilsiz bir marka ve ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretten ayrı ayrı söz edilmesine dayanarak, hem marka hukukuna özgü kullanılan işaretlerin (tescilsiz marka) hem de ticaret hayatında herhangi bir şekilde (iş evrakında, tabela, ilan ve reklamlarda vb.) kullanılan işaretlerin 6/3 maddesine dayalı itiraz hakkına gerekçe olabileceğini belirtmek gerekir. Burada önemli olan husus iltibas ihtimalinin (karıştırılma ihtimali) ispatıdır. Marka hukukuna özgü kullanılan tescilsiz işaretlerin, bu kullanımın doğası gereği piyasada yaygın hale, dolayısıyla iltibasa açık hale gelmesi daha olasıdır. Bununla beraber örneğin sadece ticaret unvanı fonksiyonunu karşılamak üzere, iş evrakında, reklam ve tanıtım araçlarında kullanılan bir işaretle iltibas yaratılması ihtimali daha düşüktür. Yaygın ve yoğun kullanım/bilinirlikle bağlantılı olarak bu iltibas ihtimalinin arttığını söylemek mümkündür. Madde 6/3 çerçevesinde yapılan bir itirazın incelenmesinde, itiraza gerekçe olarak gösterilen tescilsiz marka veya ticarette kullanılan işaret ile inceleme konusu marka başvurusunun aynı ya da yüksek düzeyde benzer olması dikkate alınır. Markalar arasında yeterli derecede benzerlik yoksa itiraz gerekçesi marka ya da işaretin önceki kullanımlarının 6/3 maddesi açısından bir önemi yoktur. Ticaret sırasında kullanılan bir işarete dayalı itiraz, işaretin kullanımının ispatlandığı mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür ya da benzer olanları açısından kabul edilebilir. Hükümde bu yönde bir düzenleme olmamasına karşılık, tescilli markaya dayalı itirazlar açısından kabul edilen bu ilkenin tescilsiz marka veya ticarette kullanılan işaretlere dayalı itirazlar açısından da kabulü uygundur. Burada iltibas ihtimali, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir, işaretlerin orijinalliği, mal ve hizmetlerin niteliği gibi hususlar dikkate alınarak iltibas ihtimalinin ortaya çıktığı mal ve hizmetler açısından başvuru reddedilebilir. Tescilsiz bir işaret üzerinde bir hakkın doğması ve korunması için, o işarete -kullanım yoluyla- hukuken korunması gereken bir ekonomik değer kazandırmak gerekir. Bu ise işaretin asgari bilinirlik düzeyine ulaşması ile mümkündür. Asgari bilinirlikten anlaşılması gereken, işaretin kullanım sonucunda belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinir hale gelmesidir. Aksinin kabulü, piyasada işareti ilk kullanan kişiye koruma sağlanacağı anlamına gelir ki, bu Kanun hükümleri uyarınca sağlanan korumanın tescil ile elde edileceği ilkesini anlamsız hale getireceği gibi hakkaniyet ile de bağdaşmaz. Md. 6/3 gerekçeli itiraz sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde incelenmiş ve başvuru kapsamında kalan mallar ya da benzerleri için ihtilafa konu markanın ya da benzerinin işbu başvurunun tarihinden önce muteriz tarafından marka olarak ciddi biçimde kullanılageldiğini gösterir nitelikte bilgi ve belgeye rastlanmadığından yerinde bulunmamıştır. 6769 s. SMK md. 6/5 "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmünü amirdir. 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi gereğince bir başvurunun reddedilebilmesi için, itiraza mesnet markanın ülkemizde tanınmış bir marka haline geldiğinin kanıtlanması ve bu tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya söz konusu markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi tehlikesinin doğabileceğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, bir markanın sektöründe belirli bir bilinirliğe sahip olması, aynı ya da benzer başka bir markanın farklı mallar üzerinde tesciline engel oluşturabilmesi için yeterli olmayıp, aynı zamanda yukarıda belirtilen şartların oluşması gerekmektedir. Önceki markanın sahibi fiili ve mevcut zararı göstermek zorunda olmasa da, markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına ya da markasının itibarına zarar verileceğine ya da markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ilişkin olarak gelecekteki (markanın tescil edilmesi veya kullanılması halinde) riske dair farazi (varsayımsal) olmayan ve aksi ispat edilmedikçe iddiayı ispata yeterli ve geçerli olan deliller ileri sürmek zorundadır. Buradan hareketle, itiraz sahibi yukarıda sayılan durumların, olayların olağan akışı içinde öngörülebilir olması bakımından gerçekleşmesi muhtemel olduğunu ortaya koymak durumundadır. Muterizin md. 6/5 gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır. Kötü niyet kavramı, "bilerek ve haksız bir avantaj kazanmak veya başkalarına zarar vermek amacıyla genel olarak kabul edilmiş ahlaki davranışların ve dürüst ticaret ilkelerinin dışında davranan kişinin durumu" olarak tanımlanabilir. Marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı şekilde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yarar elde etmek, markayı gerçekte kullanmayıp yedeklemek, marka ticareti yapmak, gerçek hak sahibinin piyasaya girişini engellemek, gerçek hak sahibine maddi veya manevi zarar vermek vb. amaçları yönelik başvuru ve tesciller kötü niyetli olarak kabul edilmektedir. Gerçek hak sahibi ile arasında sözleşme yahut ön sözleşme bulunan başvuru sahibinin, tescil yolu ile ve dürüstlük ilkelerine aykırı biçimde marka üzerinde hak temin etme girişimi de kötü niyet olarak kabul edilir. Avrupa Birliği Adalet Divanı Genel Mahkemesi'nin 01/02/2012 tarihli T-291/09 sayılı kararının 90. paragrafında, inceleme konusu işaretlerin aynı olması, kötü niyete ilişkin diğer faktörlerin hiçbirisi mevcut değilken, tek başına kötü niyetin varlığını ortaya çıkarmaz tespiti yapılmıştır. Bir diğer deyişle, kötü niyetle başvurusunun yapıldığı iddia edilen işaretle buna karşı öne sürülen itiraz gerekçesi markaların aynı (veya benzer) olması veya markaların benzer olduğu yönündeki iddia, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacaktır. Kurul belirtilen tespiti paylaşmaktadır ve başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. Somut olaya ilişkin inceleme yukarıda zikredilen ilkeler ışığında yapılmıştır. Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir. Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı Başvuru Markası "...-fiber" (...) 05. sınıf.
Davacı Markası "..." (2020/06059) 05. sınıf.
Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 11/04/2025 havale tarihli raporda özetle; "Taraf markaları arasındaki farklılıkların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, ilgili tüketici yönünden markaların SMK 6/1 Uyarınca karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, Huzurdaki uyuşmazlık açısından SMK 6/3 ve 6/5 Maddesinde anılan şartların oluşmadığı, Dosya içeriğinde davalının başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut bilgiye rastlanmamış, mevcut bilgiler ışığında bu yönde kanaat oluşmamakla birlikte takdirin Sayın Mahkemede olduğu" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni heyetten rapor ya da ek rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME 1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER A) Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme Dava konusu "...-fiber" ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusunun 05'inci sınıflardaki kapsamı aşağıdaki gibidir: "05: İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları."
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının ...sayılı markalarından meydana geldiği kapsamında ise 05. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir. Bu durumda; dava konusu marka başvurusu kapsamında 05. Sınıfta yer alan malların davacının itiraza mesnet markası kapsamında aynen yer aldığı, bu malların davacı markasının kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür olduğu değerlendirilmiştir.
Hedef Tüketici Kesimi Değerlendirmesi Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve davacı tarafından hükümsüzlüğü ve YİDK kararının iptalini talep ettiği 05. sınıfta yer alan İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının ilgili tüketici kitlesinin uzman doktor ve eczacılardan oluştuğu, bu zincirdeki her bir halka işinin uzmanı ve ilaçlarla ilgili en küçük farklılıkları dahi bilen ve bunlara dikkat eden kimseler olduğu, bu nedenle ilgili tüketici kitlesinin dikkat seviyesinin çok yüksek olduğu, Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Emtialarının ilgili tüketici kitlesinin diş hekimleri, diş teknisyenleri gibi profesyoneller olduğu, Dava konusu olan 05. Sınıf kapsamındaki Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar, bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler, mallarının sıklıkla satın alınan ürünler olmadığı, tüketicilerin anlık kararlarla alım kararı vermeyeceği, bu mallar açısından ilgili tüketicinin dikkat seviyesinin yüksek olduğu, Dava konusu olan ve 05. Sınıf kapsamında İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler mallarının tüketicisinin daha çok yetişkinler olduğu, ilgili tüketicinin özenli ve ortalama dikkat seviyesine sahip olduğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır. Eldeki davada; gerek dava konusu marka gerek davacı markası kelime markası olup, renk ve şekil unsuru içermemektedir. Dava konusu marka siyah renkte küçük harflerle arada tire(-) işareti ile ... Fiber kelimelerinden oluşmaktadır. Davacının itiraza mesnet markası ise düz yazı karakteri ile büyük harflerle siyah renkte ... kelimesinden oluşmaktadır. Taraf markalarında ortak harfler ve heceler yer aldığı, iki markanın da düz yazı karakteri ile oluşturulmuş kelime markası olduğu değerlendirildiğinde markaların görsel açıdan düşük derecede benzer olduğu anlaşılmıştır. İşitsel benzerlik açısından dava konusu marka başvurusu ...-Fiber şeklinde olup, iki kelime, beş hece halinde bi-o-me-fi-ber olarak okunacak ve telaffuz edilecektir. Davacı markası ise tek kelime halinde ... olup; dört hece halinde for-bi-ome olarak okunacak ve telaffuz edilecektir. Markalarda ortak olarak ... kelimesi yer aldığı ancak markaların ilk hecesi ve son hecesinin okunuşunun farklı olduğu gibi hece sayılarının da farklı olduğu dikkate alındığında; markaların işitsel olarak düşük derecede benzerlik taşıdığı görülmüştür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik açısından dava konusu markalarda ortak olarak yer alan kelime ... kelimesidir. ... İngilizce bir kelime olup; dilimizde biyom anlamına gelmektedir. Biyom, bulundukları fiziksel çevreye ve ortak bir bölgesel iklime tepki olarak oluşmuş biyolojik bir topluluktan oluşan biyocoğrafik bir birimdir. Bir diğer tanıma göre, biyosferin aynı iklim koşullarında ve aynı bitki örtüsünün egemen olduğu çok geniş bölümlerini belirten çevrebilim terimidir. Davalı markasında yer alan FİBER kelimesi de İngilizce bir kelime olup dilimizde lif anlamına gelmektedir. Ancak fiber kelimesi teknoloji alanında da kullanılan bir kelime olup, Fiber ibaresi genellikle fiber optik kablolama veya fiber optik bağlantılar olarak da bilinir ve veri iletişiminde kullanılan bir teknolojidir. Bu nedenle FİBER kelimesi tüketicinin zihninde doğrudan LİF kelimesini getirmeyecektir. Davacı markasında yer alan FOR kelimesi de İngilizce bir kelime olup, dilimizde “için” anlamına gelmektedir. İzah olunan nedenle davacının ... markası gibi ... FİBER ibareli davalı markası, fantezi şeklinde oluşturulmuş kelime markaları olup, bir bütün halinde bir anlam taşımadıkları için taraf markalarının kavramsal olarak benzerlik taşımadığı değerlendirilmiştir. Sadece bazı harflerin veya kelimelerin ortak olması, markaların genel izlenim açısından benzer olduklarını söylemek için yeterli değildir; markaların hangi mal ve / veya hizmetler üzerinde kullanılacağı, hangi tüketiciye yönelik olduğu, marka ibarelerinin özgün niteliği ve ayırt ediciliği gibi birçok etken genel izlenim üzerinde etkilidir. Huzurdaki uyuşmazlık 05 sınıfta tıbbi ilaçları da kapsayan malları içermekte ise de; davacı ve davalı markasının ilaç markası olmadığı, davacının ... markasını vitamin, takviye edici gıda ürünleri üzerinde kullandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ilaç markalarına özgü olan endikasyon ve reçete ile satılıp satılmaması hususu huzurdaki uyuşmazlık açısından tartışılmayacaktır. Yukarıda ifade edilen görsel, fonetik ve anlamsal unsurların her biri 6769 Sayılı SMK’nın aramış olduğu ve öğretide kabul gören markanın bir bütün olarak tüketicide bıraktığı genel intiba değerlendirmesine katkı yapan unsurlardır. Markalarda ortak olarak ... kelimesi yer almakta ise de bu kelimenin konumlandırılışının taraf markalarında farklı olduğu, davalı markası ... ibaresi ile başlamakta iken davacı markası ... ibaresi ile bittiği, markaların hece ve harf sayılarının da farklı olduğu görülmüştür. Ayrıca; ortalama bir tüketici, dilbilgisi kurallarından kaynaklı olarak markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelere normal şartlarda daha fazla dikkat etmekte olup, tüketiciler markaların başlangıçlarında yer alan ilk unsurlara, soldan sağa okuma alışkanlığı nedeniyle daha fazla odaklanmaktadır. Davalı markasının iki kelimeden oluşması ve iki kelimenin (-) işareti ile ayrılması, davalı markasında 2. Kelime olarak yer alan FİBER ibaresi markayı davacı markasından farklılaştırmakta ve ayırt edicilik kazandırmaktadır. İzah olunan nedenle taraf markaları bir bütün olarak incelendiğinde, markalar arasında benzerlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
2. SMK 6/3 UYARINCA YAPILAN DEĞERLENDİRME SMK m. 6/3 ile “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir” hükmü düzenlenmiştir. Burada söz konusu olan, tescil edilmeden kullanılan bir marka veya ticarette kullanılan ticaret unvanı, işletme adı, alan adı gibi işaretlerdir. Bir kişinin marka olarak tescil ettirmek istediği bir işaretle ilgili olarak üçüncü kişinin, bu işaret üzerinde, başvurudan veya rüçhan haklarından önceye dayanan herhangi bir hakkı ve bu haktan kaynaklanan bir itiraz yetkisi bulunabilir. Önceye dayanan böyle bir hakkın varlığı halinde başvurusu yapılan markanın tescili mümkün değildir. İtiraz hakkının varlığı tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olmasını gerekli kılar. Somut olayda davacının, dava konusu şeklindeki markayı, davalıdan önce, tescilsiz şekilde kullanmak suretiyle bu işaret üzerinde bir hak elde ettiğini gösterir delillerin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla SMK m. 6/3’e dayalı iddiaların ispat edilemediği değerlendirilmiştir.
3. SMK 6/5 UYARINCA TANINMIŞLIK HUSUSUNDA YAPILAN DEĞERLENDİRME 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanabilmesi için bir markanın tanınmışlığının tek başına yeterli olmadığı, dava konusu edilen markanın ayırt edicilik karakterini zedelemesi, tanınmış markanın itibarına zarar vermesi veya tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinden birinin gerçekleşmesinin gerekli olduğu, davalı başvurusunun davacıya ait markanın sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına yönelik somut bir kanaat oluşmadığı, sonuç olarak davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı kanaatine ulaşılmıştır.
4. KÖTÜ NİYET HUSUSUNDA (SMK 6/9) YAPILAN DEĞERLENDİRME Somut olayda, davalı şahıs tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakta ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyiniyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, SMK 6/9 şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
5. HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME Taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/3, 6/5, 6/9 bendi koşullarının mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile 187,80 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı vekilinin yokluğund 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/05/2025