Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3653 E. 2026/1923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3653
Karar No
2026/1923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1236 E., 2025/229 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/220 E., 2022/438 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 4 29... parsel sayılı taşınmaz hakkında irtifak hakkı sözleşmesi düzenlenerek davalı şirket lehine 29 yıllığına irtifak hakkı kurulduğunu, sözleşmenin 6.maddesi gereğince taşınmaz üzerine yapılacak tesisin bizzat hak lehtarınca işletilmesi halinde yıllık hasılatın %1’i, kiraya verilmesi halinde ise brüt kiranın %1’i oranında hasılat payı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirket ile kiraladığı şirket olan ... Özel Eğitim Kurumları A.Ş. arasında 17.12.2015 tarihinde imzalanan sözleşme ile irtifak hakkı süresinin tamamını kapsar şekilde kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira bedelinin 29 yıllığına 12.974.576,00 TL belirlendiğini ve bu tutarın %1’ine denk gelen tutarın hasılat payı olarak müvekkil kurumun hesabına yatırıldığını ancak Sayıştay denetimi sonucunda hazırlanan rapora göre 2018 yılı için ödenmesi gereken miktarın 179.532,34 TL olduğunu, bu tutar talep edildiği hâlde ödenmediğini, davacı firma ile kiraya verdiği şirketin ortaklarının çoğunun aynı kişiler olduğunu, iki şirketin de isimlerinin aynı olması, aynı adreste faaliyet gösteriyor olmasına rağmen sanki üçüncü kişi ile kira sözleşmesi yapılmış gibi taşınmaz üzerinde bulunan tesisin işletilmesinden elde edilen hasılatın %1'lik kısmını müvekkili üniversiteye ödemekten imtina ettiklerini, müvekkili kuruma 29 yıllık süre için ödenen hasılat payının 129.745,76 TL olduğunu, yıllık olarak düşen payın ise 4.473,99 TL olduğunu, halbuki davalı şirket ile dava dışı diğer şirket arasında muvazaalı kira sözleşmesi yapılmasaydı müvekkili kuruma ödenecek yıllık hasılat payı tutarının 184.006,33 TL olacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2018 yılı için 179.532,34 TL'nin ve 2019 yılı için şimdilik 100.000,00 TL'nin, alacağın doğduğu tarihten itibaren Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesi uyarınca hesaplanacak gecikme zammı ile birlikte en yüksek faiz oranı eklenerek davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere dava konusu borcun zamanaşımına uğramış olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı şirket arasındaki kira sözleşmesinin gerçek bir hukuki ve ticari ilişkiden kaynaklandığını, muvazaa olmadığını, piyasa rayicinin üzerinde kira bedeli belirlendiğini, muvazaa söz konusu olsaydı çok daha düşük bir bedelle sözleşme imzalanabileceğini, davacı idarenin söz konusu kira sözleşmesinden 05.05.2017 tarihinden beri haberdar olduğunu, kötüniyetli olarak geçmişe dönük alacak talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalının gayrimenkulü üçüncü şahıslara kiraya vermesi konusunda herhangi bir kısıtlama getirilmediği ve istediği kişilere kiraya verebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça 3. kişi şirketin davacıya ait taşınmazda faaliyet gösterdiğine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu, ispat yükü kendisinde olan davacının muvazaayı ispat edemediği ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de dikkate alınarak ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararda muvazaa hususunun eksik ve hatalı değerlendirildiğini, dava dışı şirketin davalı şirket ile eğitim tesisi kiralama sözleşmesi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 29.09.2015 tarihinde kurulan bir limited şirketin kuruluşundan yaklaşık 3 ay sonra 17.12.2015 tarihinde sermayesinin 14,3 katı tutarında bir taahhüt altına girmesinin ve sermayesinin 2,9 katı olan bir cezai şartı kabul etmesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, kiracı Şirketin limited Şirket olması nedeniyle sermayesi oranında sorumluluğu bulunduğunu, kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; irtifak hakkı sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3653, K. 2026/1923, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3653-e-2026-1923-k-5f6a4581d1a7