Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3708 E. 2026/1594 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3708
- Karar No
- 2026/1594
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1624 E., 2025/583 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/540 E., 2022/538 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tapuda Hazine adına kayıtlı 1 58... parsel (eski 450 parsel) sayılı 66.093 m² yüzölçümlü orman vasfındaki taşınmazın kamping alanı yapılmak üzere davalı Şirket adına müvekkili Kurum tarafından 27.05.1991 tarih ve 11602 sayılı kesin tahsis belgesi düzenlendiğini, davalı ile 20.03.1992 tarih ve ............. yevmiye numaralı resmî senet yapılarak tapuya tescil edildiğini, bu senede göre davalıya dava konusu taşınmazda verilen üst hakkı süresinin 49 yıl olup, bu sürenin 02.04.1991 tarihinde başlayacağını, 02.04.2040 tarihinde sona ereceğini kararlaştırdıklarını, ancak davalının taşınmaz üzerindeki tesiste izinsiz kapasite artışına gitmek suretiyle aralarındaki sözleşmeyi ihlal etmiş olması nedeniyle müvekkili İdarenin kesin tahsisi iptal ettiğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydında tesis edilen üst hakkının dayanağı kalmadığından tapudan terkinini ve terkin nedeniyle son yıl üst hakkı bedelinin % 25'i tutarında olan 42.758,47 TL tazminat bedelinin davalı Şirketten yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde tahsisin kaldırılması kararının iptali için İdare Mahkemesinde açtıkları davanın reddi kararına karşı Danıştayca onama kararı verilmişse de bu karara karşı Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduklarını, ayrıca tahsisin ihyasına karar verilmesi talepli dilekçe ile açtıkları dava hakkında Antalya 5. İdare Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2022/202 Esas, 2022/269 Karar sayılı ilâmına karşı 21.04.2022 tarihinde temyiz kanun yoluna başvurduklarını, bu nedenle mahkeme kararlarının beklenilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tahsis sözleşmesini ihlal ettiğinden dolayı İdare tarafından kesin tahsis işleminin iptal edilmesi nedeniyle davalı lehine kurulan irtifak hakkının temeli olan işlem artık bulunmadığından üst hakkının tapudan terkini gerektiği, taraflar arasındaki 20.03.1992 tarih ve .......... yevmiye numaralı resmî senette belirtilen olayın vuku bulduğu yılın irtifak hakkı bedelinin % 20'sinin tazminat olarak belirleneceği belirtildiğinden tazminat tutarının 34.206,78 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile irtifak hakkının bir dayanağının kalmadığı Danıştayın kesin olarak vermiş olduğu kararlardan anlaşıldığından davalının ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinde müvekkili Şirkete yapılan tebligatların usule aykırı olduğunu, Şirketin ............. adresinin bulunmadığını, MERSİS kaydında da sistemsel eksiklikler bulunduğunu, dosyaya açıkça bildirilen ve belgeyle desteklenen Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularının ve Danıştayda temyiz incelemesinde bulunan idari dava dosyalarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 165. maddesi kapsamında bekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğunu, iptal işlemlerinin yetki, şekil ve sebep unsurları açısından sakatlandığını, tahsis işleminin iptalinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, üst hakkının tapudan terkini ve tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.