Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3612 E. 2026/2024 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3612
Karar No
2026/2024
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1001 E., 2025/1073 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/204 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde hükmü temyiz eden davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduğunu, davalının müvekkilini arayarak yeni sanayi sitesinde dükkan alacağını ancak ödeme gücü olmadığını belirterek müvekkiline ortaklık teklif ettiğini, aralarında 08.02.2017 tarihinde sözlü şekilde 78 46... parsel, 7 No.lu bağımsız bölüme birlikte malik olacakları yönünde anlaşmaya vardıklarını, müvekkilinin Tekirdağ'da yaşaması sebebiyle davalıya banka kanalıyla 08.02.2017 tarihinde 5.000,00 TL, 24.12.2020 tarihinde 190.000,00 TL ödeme yaptığını, yine PTT aracılığı ile “kardeşimle ortak olduğum dükkan aidatı" açıklamasıyla aylık 400,00 TL aidat ödemelerinin tamamını müvekkilinin yaptığını, bu ödemelerin ...'ye ödenmesi gereken taşınmaz bedelinin yarısı olduğu belirtilmiş olmasına rağmen haricen tespit edildiğine göre davalının 300.000,00 TL civarında ...'ye ödeme yaparak taşınmaza malik olduğunu, bu nedenle dava konusu taşınmazdaki tam hissenin müvekkilinin yaptığı ödemelere oranla iptal edilerek müvekkili adına tescilini, mümkün olmaması durumunda uğranılan zararın tazminini, bu da mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedeli tespit edilerek taşınmazın toplam bedeline karşı ödediği oranda davalı tarafından müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi bir inançlı işlem söz konusu olmadığını, davacının gönderdiğini iddia ettiği paraların dava konusu için gönderilmediğini, başka amaçlarda kullanıldığını belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalıya gönderilen para transferlerinin yer aldığı hesap ekstrelerinde davacının 08.02.2017 tarihinde “5. 000,00 TL Aksaray Yeni Sanayide yapılan dükkan için kardeşiyle ortaklık ödemesi”, 27.09.2018 tarihinde “400 TL Aksaray ... Sanayi Sitesinde yapıl.olan dükkan taks.ol.gön.kardeşim konuk”, 24.12.2021 tarihinde “190.000 TL kardeşimle ... 'den ortak aldığımız ....Sit.200metrekare dükkanın yarı h.” şeklinde ifadeler olduğu, bu banka dekontlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edildiği ve davalı tarafça farklı tarihlerde dükkan ortaklığına ilişkin açıklamalar yazılarak gönderilmesine rağmen ihtirazi kayıt konulmaksızın hesaptan çekildiği, iade edilmediği ve davalı tarafından kullanıldığı, paraların gönderiliş amacının zımnen kabul edildiği, davalının ev almak için para aldığı iddiasına dair somut bir delil sunulamadığından bu iddianın ispatlanamadığı, ayrıca davalının eşine gönderilen meblağın da doğrudan davalıya gönderilmediği için dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davalının dükkan için ödediği gerçek bedel tespit edilerek bu ödemeye davacının banka aracılığıyla yaptığı ödemenin oranlanması suretiyle davacının tapu iptali ve tescil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tüm ödemeleri kendisinin yaptığını, dava dışı başka bir evin davalı tarafından satın alınmak istenmesi üzerine davacının 190.000,00 TL’yi ödünç olarak gönderdiğini, davacının gönderdiği paranın dükkan iş ve işlemlerinde kullanılmadığını, tanıkların taraflar arasındaki ortaklık ilişkisine dair beyanda bulunduklarını, inanç ilişkisine dair beyanlarının olmadığını, davalı tanıklarının ise olayı somut olgularla aktardıklarını, istinafın başka bir dosyaya ait istinaf sebeplerini karar ilâmına derc etmesinin de doğru olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademedeki istem tazminata ilişkindir. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dâhil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, inançlı işlemlerde ispat vasıtasının içtihadı birleştirme kararı uyarınca yazılı delil, yazılı delil bulunmadığı takdirde delil başlangıcı varsa her türlü delil ve yemin delili olduğu tatışmasızdır. Somut olaya gelince; dosya içeriği ve toplanan delillerden ...’den satın alınacak dava konusu işyeri vasıflı bağımsız bölümde, davacı ve davalının ½ hissesi olacak şekilde tarafların anlaştığı, özellikle davacı tarafından davalıya gönderilen 190.000,00 TL bedelli ödeme dekontunda bu hususun davacı tarafından belgeye derc edildiği, diğer dekontlardaki açıklamalar ve içerikleri gözetildiğinde bu belgelerin 6100 sayılı Kanun'un 202. maddesi uyarınca delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davacı tanıklarının beyanlarından da taraflar arasında inanç ilişkisinin var olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın tapu iptali ve tescil yönünden kabulüne karar verilmesi doğrudur. Ancak dava konusu taşınmazın bağımsız bölüm olarak işyeri vasfıyla davalı adına tescil edildiği ve 24.12.2021 tarihli dekontta davacı tarafından yapılan açıklamada yer alan hisse miktarı gözetilerek bu bağımsız bölümdeki davalı hissesinin ½ oranında tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3612, K. 2026/2024, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3612-e-2026-2024-k-3b48640a5ab0