İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/820 E. 2025/867 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/820
- Karar No
- 2025/867
- Karar Tarihi
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/820 Esas KARAR NO : 2025/867
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - T.C.:... VEKİLİ : Av. ... -.. DAVALI : ... -T.C.:... ... VEKİLİ : Av. .......
DAVA : İtirazın İptali (Hisse devir sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hisse devir sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı/borçlu arasında dava konusu limited şirket hisselerinin devrine ilişkin olarak temel ilişki bulunduğunu, dava konusu ... olmasından dolayı devrin bu kişiye yapıldığını, bu satış nedeniyle müvekkiline 400.000,00-TL bedelli senetler verildiğini, müvekkili ile davalının otel/şirket ortaklığından başlayan ve sonrasında otel/şirket hisselerinin devri ile devam eden ve devir nedeniyle verilen 150.000+150.000+100.000+120.000+120.000-TL bedelli senetler nedeniyle temel ilişki mevcut olduğunu, davalı tarafın ilk 5 senedin bedelinin müvekkiline ödendiğini, ancak sonuncu ve davaya/icraya konu olan senede gelince davalının ödeme yapmadığını bu nedenle alacaklarının tahsili amacıyla ilamsız takip yaptıklarını beyanla davalının icra takibine vâki haksız itirazının iptali ile % 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davaları takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı davalar olup takip dosyasında bulunmayan hiçbir belgeye bu davada delil olarak dayanılamayacağını, itirazın iptali davalarının emsal Yargıtay içtihatları gereğince takip hukukuna özgü davalardan olup takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı olduklarını, davaya konu olan ... 4.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/87794 E. sayılı takip dosyasında alacak iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere, takip dosyasında takip dayanağı evrak olarak; ... 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 20.09.2022 tarihli, 2022/525 E. ve 2022/1007 K. sayılı ilamı ve söz konusu ilama konu olan ve müvekkili hakkında başlatılan kambiyo takibinde müvekkil yönünden müracaat hakkı düştüğü için takibin iptali kararı verilmesine sebep olan senet sureti ve müvekkili ile yapıldığı iddia edilen 1 adet mesaj ekran görüntüsünün sunulduğunu, ancak müvekkili hakkındaki takibin iptal edilmesine rağmen "Dayanak bono/senet sureti" şeklinde senedin sunulduğunu, dosyaya ibraz edilen dava dilekçesinde ise; takip dosyasına sunulmayan ve dosyada bulunmayan Noter Kayıtları, İhtarname ve devir kayıtları, ... 23.Noterliği ve diğer noter kayıtları, .... plakalı araca ilişkin Trafik Kayıtları, tüm resmi senet, ruhsat, alım satım noter belgeleri, SGK kayıtları, Tapu kayıtları, Kira kayıtları, vergi kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları, Banka kayıtları, PTTY kayıtları gibi takip dosyası içerisinde bulunmayan birçok evraka delil olarak dayanılmaya çalışıldığını, YHGK'nın 11.02.2020 tarih ve E.2017/19-2076, K.2020/117 sayılı ilamının "Gerekçe" fıkrasının 21 nolu bendinde de açıkça belirtildiği üzere "İtirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz..." tespiti nedeni ile davacının takip dosyasına sunmadığı ancak huzurdaki dosyada delil olarak dayanmaya çalıştığı evrakların hiçbirisine muvafakatlarının bulunmadığını, dava dilekçesinde davacının ileri sürdüğü iddiaların muvazaa olgusuna dayalı olduğunu, ancak hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağını, davacının ödememe protestosu çekmesi üzerine o senet bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu ödeme nedeniyle Burhan isimli şahsın müvekkiline borçlandığını, ancak sırf protesto çekildiği için ödeme yapılmış olmasının davacı ile müvekkili arasında bir temel ilişki olduğu anlamına gelmediğini, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, müvekkilinin lehtar konumunda iken beyaz ciro yoluyla devrettiği senedin beyaz ciro ile devredilmesi nedeni ile HMK 202.m. kapsamında yazılı delil başlangıcına esas kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine, daha önceki icra takibi iptal edilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak tekrar takibe girişmesi nedeniyle davacı aleyhine takibe konu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -Ticaret sicil kayıtları -... 4.Genel İcra Dairesi'nin 2023/87794E. sayılı takip dosyası örneği -Whataspp yazışma ve mesaj içerikleri DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, şirket hisse devri nedeni ile temel ilişkiye dayalı olarak tanzim edildiği ileri sürülen bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememiz tarafından verilen davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine ilişkin karar istinafen kaldırılmakla; davaya bakmaya görevli olan Mahkememiz tarafından yargılamaya devam olunmuştur. Dosyamız arasına dava konusu icra takip dosyası örneği celp edilerek incelenmiş, dosyamız davacısı takip alacaklısı tarafından dosyamız davalısı takip borçlusu aleyhine başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takibe konu 20/08/2021 tanzim tarihli, 30/04/2022 vade tarihli ve 120.000,00-TL bedelli bonoya istinaden 120.000,00-TL senet bedeli asıl alacak ile 30/04/2022-01/01/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak %15,75 faiz oranı üzerinden işlemiş 12.738,08-TL, 01/01/2023-01/03/2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak %10,75 faiz oranı üzerinden işlemiş 2.08521-TL faiz dahil olmak üzere toplam 134.823,29-TL alacağın tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takip borçlusunun itirazı üzerine yasal 1 yıllık hak düşürücü süresinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Anılan icra takibinde ödeme emrinde takip alacaklısı davacının takip dayanağı belgeler olarak açıkça ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 20.09.2022 tarihli, 2022/525 E. ve 2022/1007 K. sayılı ilamı ile whatsapp kaydı ve takibe konu bono ile birlikte alacak iddiasına dayanak temel ilişki kapsamında telefon kayıtları, ... kayıtları ile otel devir sözleşmesi ve daha önceki tarihli senetler, noter devir evrakları, dava dışı.... ile ilgili kayıtlar, araç devir evrakları ve tarfik kayıtları, .... ve ... plakalı araç kayıtları, 20.08.2021 tarihli harici sözleşme, ....... adresindeki otel devri ile ilgili sözleşmeye de takip dayanağı belgeler olarak dayandığı anlaşılmaktadır. Taraf tanıklarının huzurda ayrıntılı beyanları alınmış, davacının temel ilişki iddiasına dayanak ...) ait hisse devir sözleşmesi ve anılan Şirketin ticaret sicil kayıtları incelenmiştir. Buna göre; hisseleri devre konu anılan Şirketin kurucu ortaklarının dava dışı ...ve davacı ... olduğu, şirket müdürlüğüne aksi karar alınıncaya kadar davacının atandığı, 30/09/2019 tarih ve 9919 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilan gereğince kendisinin şirket müdürü, diğer ortak .....'in ise; şirket müdürler kurulu başkanı olarak her iki müdürün müştereken temsil ve ilzama yetkilendirildiği, 13/04/2020 tarih ve .... sayılı Ticaret sicil gazetesinde yayımlanan ilan gereğince Şirket ortağı ....'in 48.000,00-TL sermaye karşılığı 16 adet payını hukuki ve mali yükümlülükleri ile dava dışı ....’e devrettiği, Şirketin diğer ortağı olan davacı ...’ın ise; 51.000,00-TL sermaye karşılığı 17 adet payını dava dışı ....’e devrettiği, gerçekleşen pay devri sonrasında şirkette ....in 3.000,00-TL değerinde 34 adet paya karşılık gelen 102.000,00-TL, ...’in beheri 3.000,00-TL değerinde 33 adet paya karşılık gelen 99.000,00-TL ve davacı ...’ın ise; beheri 3.000,00-TL değerinde 33 adet paya karşılık gelen 99.000,00-TL sermayeye sahip olduğu anlaşılmıştır. Dosyamıza örneği celp edilen ... Altındağ 5. Noterliği’ne ait 28/02/2023 tarih , ... ve ... sayılı belgelerin incelenmesinde; dava konusu .... Şirketi ortaklar kurulu tarafından alınan 22/02/2023 tarih ve 2023/01 sayılı kararı ile şirket ortaklarından dava dışı ....’in 100 adet payına karşılık gelen 300.000,00-TL nominal bedelli payının tamamını şirkete hariçten katılan davalı ...’e devrettiği ve bu suretle ortaklıktan ayrılmasına ortaklar kurulu kararı ile onay verildiği, 22/02/2023 tarih ve 2023/02 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ....’in hisse devri sebebiyle şirket ortaklığından kalmaması nedeniyle şirket müdürlüğünden istifasının kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dosyamızda davacı yan, dava konusu şirket hisselerinin müvekkili şirket ortağı ... tarafından davalı .....’e devredildiğini, ancak şirkette ortak olarak sicil kayıtlarında görünen dava dışı....’e şirket hisselerinin devredildiğini, söz konusu hisse devrine dayalı temel ilişki kapsamında öncelikle 2 adet 150.000,00-TL ve 1 adet 100.000,00-TL bedelli olmak üzere toplam 400.000,00-TL bedelli bonoların tanzim edilerek müvekkiline verildiğini, yine davalı tarafından müvekkiline aynı hisse devri kapsamında 240.000,00-TL değer biçilen .... plakalı aracın devredildiğini ancak trafikte devrinin gerçekleştirilmediğini, aracın resmi devrinin gerçekleştirilememesi nedeni ile de davalı tarafından müvekkiline keşidecisi Abbas Yılmaz ve davalının lehdarı olduğu 30.03.2022 ve 30.04.2022 vade tarihli ayrı ayrı 120.000,00-TL bedelli 2 adet bononun verildiğini, anılan bonolardan 30.04.2022 vade tarihli ve 120.000,00-TL bedelli bono bedelinin davalı tarafından ödenmemesi nedeni ile başlattıkları icra takibine haksız yere ileri sürmektedir. Davacı yan, dava konusu bonoya dayalı alacak talebini ise; bono haricinde yazılı delil başlangıcı olduğunu ileri sürdüğü taraflar arasındaki whatsapp mesajları, takibe dayanak bonolardan önceki vade tarihli 5 adet bononun davalı tarafından ödenmesi ve takibe konu bononun tanzim tarihi ile şirketteki hisse devir tarihlerinin aynı tarihler olmasına dayalı olarak ileri sürmektedir. Bu durumda, davacı yan dava konusu takibe dayanak bononun taraflar arasındaki temel ilişki olduğunu belirttiği hisse devir sözleşmesi kapsamında tanzim edildiği ileri sürdüğüne göre; taraflar arasında hisse devir ilişkisi kurulduğunu ve takibe konu alacağın da bu hukuki ilişkiden kaynaklandığını usulüne uygun ve kesin nitelikteki deliller ile kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı yanın aynı hisse devir ilişkisi kapsamında davalı tarafından kendisine fiilen devredildiğini ileri sürdüğü .... plakalı aracın da trafik kayıtlarında resmi geçerlik koşuluna uygun olarak davacıya devredilmediği de sabittir. Öte yandan, davacının iddiasına konu hisse devir sözleşmesi kapsamında tanzim edilen ve yukarıda değinilen 5 adet bononun bedelinin davalı tarafından davacıya ödenmiş olması, başlıbaşına takibe dayanak bononun taraflar arasındaki temel ilişki kapsamında bono tanzim edildiğinin kabulü gerektirmeyeceği gibi davacıyı temel ilişkiyi ispat yükümlülüğünden de kurtarmayacaktır. Dava konusu takibe dayanak bononun miktarı itibariyle hisse devrine ilişkin temel ilişkinin ve bu ilişkiden kaynaklanan bonoya dayalı alacağın varlığının HMK 200 ve 201.m. gereğince yazılı delil ile kanıtlanması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta davacının söz konusu ispat yükümlülüğünü yerine getirmek üzere tanık dinletmesi ve tanık beyanları ile ispat yükünü yerine getirmesi -davalı vekilinin tanık dinletilmesine muvafakat etmediği de gözetildiğinde- ancak HMK 202.m. gereğince yazılı delil başlangıcının mevcut olması kaydıyla mümkündür. Nitekim, konu ile ilgili olarak HMK 202.maddesinde aynen; “(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hallerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” düzenlemesine yer verilmiş olup ancak maddedeki koşulların gerçekleşmesi halinde yazılı delil başlangıcının varlığı kabul edilebilir. Somut uyuşmazlıkta dosyamıza sunulan whatsapp kayıtları incelendiğinde ise; taraflar arasındaki yazışma içeriklerinde hisse devir ilişkisi kurulduğu ve takibe konu bononun da hisse devir bedelinin ödenmesine yönelik olarak tanzim edildiğine ilişkin açık ve somut bir içerikleri mevcut olmadığı gibi aynı hukuki ilişki ve olguların varlığının muhtemel olarak kabulünü de gerektirmeyecek içerikte oldukları saptanmıştır. Bu durumda, davacının delil olarak dayandığı whataspp yazışma kayıtları HMK 202.m. bağlamında yazılı delil başlangıcı mahiyetinde değildir.Somut olayda, HMK 203.m. kapsamında senetle ispat zorunluluğunun istisnalarının varlığı da iddia ve ispat edilememiştir. Bu nedenle, davacının dinlettiği tanıkların beyanlarına hukuki bir değer atfedilmesi mümkün olmayıp davacının dinlettiği tanıklarının beyanları ile dava konusu iddiasını kanıtladığının kabulü mümkün görülmemiştir. Davacı yan, kendisine yemin teklifi hakkı Mahkememiz’ce hatırlatılmasına rağmen verilen kesin sürede karşı tarafa yemin teklifini de sunmamıştır. Yine, davacı dava konusu şirket hisselerini gerçekte davalıya devretmesine rağmen davalı yerine dava dışı ....’e hisselerin resmi şekil koşuluna uygun devredildiğini ileri sürmesine rağmen bu konuda ... ile aralarında yapılan herhangi bir yazılı inanç sözleşmesini de dosyamıza ibraz edememiştir. Bu durumda, tüm dosya kapsamında yapılan yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının davasının haklılığını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmamakla; davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından yatırılan 1.628,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.012,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yaptırılan delil avansından karşılanan toplam 500,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 8-6325 sayılı Kanunun 18.m. gereğince 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2025
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır