Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/403 E. 2026/972 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/403
- Karar No
- 2026/972
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/403
KARAR NO : 2026/972
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2025 (Karar)
NUMARASI : 2023/633 Esas, 2025/39 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 06/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2026
Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili arasında 09.09.2018 tarihinde büyükbaş hayvan için alım satım akdi gerçekleşmiş olup buna binaen 60.000,00 TL değerinde 06.09.2018 tanzim tarihli, 01...2019 ödeme tarihli bono tanzim edildiğini, icra takibinin kesinleşmesi akabinde borç talik edilerek sonrasında itfa edildiğini, Müvekkilinin ve davalı tarafın şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2020/... Soruşturma numarasıyla soruşturma başlatılmış olup 2021/.... karar numaralı KYOK kararının yazıldığını, yapılmış olan soruşturma neticesinde davalı ...'in 09.11.2020 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde müvekkili ...'in kendisine hayvan verdiğini, hayvanları 40.000,00 TL saydıklarını ve müvekkilinin ilk senetten kendisine 20.000,00 TL borcu kaldığını beyan ettiğini fakat bu beyanlara rağmen icra dosyasına hiç ödeme olmamış gibi devam ettiklerini, tanzim edilmiş olan kambiyo senedi dolayısıyla ... İcra Dairesinin 2020/... esas numaralı icra takibine konu edilmiş olup müvekkiline 22.09.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2021/... Soruşturma numarasıyla soruşturma başlatılmış olup soruşturma neticesinde davalı ...'in 03.03.2021 tarihinde vermiş olduğu ifadede "... bana gelerek 9 adet inek verdi ve bunların toplam değeri 45.000,00 TL tuttuğunu, ayrıca bu şahıs mahallede bulunan bana ait hayvanların bakımı ve otlatma işiyle uğraştığı için 15.000,00 TL benim olan borcumdan dolayı bu parayı da düştük. Toplamda bu şahıs bana 60.000,00 TL ödeme yapmış oldu." şeklinde beyanda bulunduğunu ve müvekkilinin 60.000,00 TL değerinde 06.09.2018 tanzim tarihli, 01...2019 ödeme tarihli bonodan borcunun kalmadığını ikrar ettiğini, ayrıca davalı taraf aynı ifade tutanağında müvekkiline 2020 yılının 9. Ayına kadar borcu talik ettiğini beyan ettiğini ve tutanağa imza atmış olduğunu, müvekkilinin ve karşı tarafın şahitler huzurunda 2020 yılı kasım ayının ilk haftası bir araya gelerek 9 büyükbaş hayvan ile 15.500,00 TL olarak borcu malen ve nakden ödediğini, buna karşılık senetlerinin verilmesini istediğinde en yakın sürede senetleri geri vereceğini ve icra takibini geri çekeceğini beyan ettiğini, bu hususta isimlerini dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları kişilerin tanık olarak dinlenilmesini talep ettiklerini, her iki soruşturma dosyasında davalının vermiş olduğu beyanlar arasında rakamsal tutarsızlıkların olduğu aşikar olup bu durumda davalının alacak noktasında kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin takibe konu senedi tamamen ödemesine rağmen davalı taraf konusuz kalan takibe konu senet üzerinden kötü niyetli bir şekilde haciz işlemlerine devam ettiğini, gerek tanık anlatımları ile gerek davalı tarafın ... Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan soruşturma dosyasındaki imzalı beyanlar dikkate alındığında, davalı tarafın kötü niyetli ve haksız kazanç elde etme girişiminde olduğunu, ayrıca takibe konu bononun müvekkiline teslim edilmemiş olması dolayısıyla bir suç unsuru teşkil edeceğinden şikayet haklarını saklı tutarak bu bono üzerinden yapılan hacizlerin olduğu göz önüne alındığında; telafisi mümkün olmayan zararın doğacağı muhtemel olduğundan yapılan hacizlerin durdurulması ve haksız takibin iptali amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davaya Konu ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. Sayılı dosyasında bulanan 01...2019 vade tarihli senedin borcunun olmadığının tepitini ve ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. Sayılı haksız icra takibinin iptalini, mahkemece takdir edilecek teminatlı yahut teminatsız olarak neticeten ... İcra Müdürlüğünün 2020/... E. Sayılı haksız icra takibinin durdurulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, borçlu ve avukatının kötü niyetli ve dürüst olmadığını, açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, olay ile ilgili tüm ifadelerinin birbirini izleyen süreçler ile tam bir bütünlük oluşturduğunu ve tamamıyla gerçeği ifade ettiğini, baba ve oğul ... ve...'in kendisinden 120.000 TL karşılığında gebe genç... Hayvan satın aldıklarını ve bunlar için iki farklı tarihlerde ödemek üzere 60.000 TL'lik senetler yaptıklarını, 01...2019 ve 01...2020 tarihleri içinde ödenmek üzere alındığını, 1. Senet için kendisinden zaman istediklerini ve kendisinin de ödemelerini kolaylaştırmak için yaklaşık 1 yıllık sürede para istemediğini, ancak ...'in borcunu ödeme niyetinde olmadığını, senedi de bankaya protesto ettikten sonra ... İcra Dairesinde kendisi ve oğluna karşı İcra Dairesini açtıktan sonra borcu ödemek istediklerini, kendilerinden 7+2 yaşlı ve diş atmış hatta bir tanesinde Brusella hastalığından dolayı yavru atmış bir inek olduğunu, bunları da 40.000 TL ya da 45.000 TL arasında bir fiyat olarak karşılaştırmalı olarak söylediğini, kendisine borcunu ödemesi için kendi köylerindeki hayvanları otlatmak için 7 aylık bir süre için 45.000 TL karşılığında iş verdiğini ve bu paradan kendisine borcunu ödeme sözünde bulunduğunu ancak bunu bile gerçekleştiremediğini, ödemesi gereken paradan 45.000 TL'den 15.000 TL'sini kendi hayvanlarını otlatması için saydığını ve bunu da ...'in kabul ettiğini, nihayetinde 1. Senedin yaklaşık olarak 60.000 TL ödediğini zimmi de olsa kabul ettiğini ancak ...'in bu olayı da bir fırsata çevirerek bu ödemeleri tüm borcu kapatmak olarak değerlendirdiğini ve artık borcunun olmadığını söylediğini, üstelik 2. senedin ödeme zamanının daha gelmediğini, bu süreci de kısaca anlatarak; 1. senedi ödemesini istediği zaman elinde yani ...'in tam 60 adet koyunu, 45 adet kuzusu, 16 adet düvesi ve ... adet de ineğini olduğunu, kendisinden borucunun ifasını istetiğinde malları elinde olmasına karşılık hayvanlarına piyasa şartlarının üstünde mal ile kapatmaya çalışmak istediğini yani verilen 1. senedin tutarı olan 60.000 TL'lik senet karşılığı olacak 7+2 inek ile tüm borcunu yani 120.000 TL'yi kapatma niyetinde olduğunu, kendisinin de tüm bu zamanlarda ...'den aldığı 7 ineği ... ve ...adındaki şahıslara 1 yıllık süre için ancak 40.000 TL karşılığında yaptıkları senet ile 1 yıllık veresiye verdiğini çünkü hayvanların o günkü piyasa değeri 60.000 TL'nin çok altında olduğunu ama alacağı paranın çıkmayacağını anladığı için bir şekilde bu hayvanları da alması gerektiğini, bu zamana kadar kendisini hiçbir şekilde kötü niyetli davranmadığını, geçen zaman içinde ... adına olan 2. senedi icra yoluyla bile olsa almaya çalışmadığını ve bunun sebebinin de alacaklı olduğu şahsın kendisine borcunu ödeyeceğim şeklindeki vaatleri verdiğini, 18.09.2018 tarihinde yaptıkları senetten yaklaşık 3 yıl geçtiğini ve bu 120.000 TL alacaktan hesapta da olsa 60.000 TL aldığını kabul ettiğini, normal şartlarda bu miktar paranın bir işletmede doğru bir şekilde yani üretim amaçlı kullanılmış olması halinde küçük bir işletme için yeterli bir başlangıç olacağını ve belki de doğru bir hesaplama ile yani tüm giderler çıksa bile bu ... adet inek yani ... ve oğlunun bu 120.000 TL'ye yaklaşık 500.000 TL'lik bir değere ulaşmış olabileceklerini, bu süreç içerisinde hem maddi zarar gördüğünü hem de iyi niyetinin suistimal edildiğini, mağduriyetini ifade ettiğini ve mahkemeden adaletin tecellisini beklediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 22.01.2025 tarihli hükümle; "...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalının müvekkiline karşı başlattığı 06.09.2018 tanzim tarihli, 01...2019 vade tarihli, 60.000,00 TL tutarlı senet nedeniyle borçlu olmadıklarını, bu borcun davalıya teslim edilen büyükbaş hayvanlar ile ödendiğini, davalının bu ödemeleri ceza soruşturmaları dosyalarında verilen ifadelerinde belirttiğini bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise, davacının kendisinden... cinsi hayvan satın alması nedeniyle iki adet 60.000,00'er TL tutarında toplamda 120.000,00 TL senet verdiğini, bu senetlerden bir tanesinin 45.000,00 TL tutarındaki kısmına hayvan teslimi ve 15.000,00 TL'lik kısmının ise hizmet sözleşmesi nedeniyle (hayvan otlatmak) ödenmiş kabul ettiği, dava ve takip konusu olan senedin ise ödenmediğini beyan etmiştir.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/... ve 2020/... soruşturma sayılı dosyaları dosya arasına alınmış ve bu dosyaların kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kapatıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından senede karşı ödeme iddiası ileri sürülmüş ve bu iddiaya ilişkin herhangi yazılı bir delil ibraz edilmemiştir. Ancak davacı ödeme iddiasını davalının ceza soruşturmalarında verdiği ifadelerine dayandırmıştır. Mahkememizce davalının soruşturma aşamasında verdiği ifadelerdeki beyanların somutlaştırılması için davalının isticvabına karar verilmiştir. Davalı Mahkememizde vicahen verdiği beyanında, soruşturma dosyalarındaki beyanlarını açıklamış ve davacının kendisine iki adet 60.000,00'er TL tutarında senet verdiğini, bunlardan bir tanesine karşılık 9 adet kasaplık hayvan vermiş olması nedeniyle bunları 40.000,00 TL'ye satabildiğini, davacının kendi hayvanlarına bakmış olması nedeniyle de 15.000,00 TL borcu olduğundan bunları mahsup ederek ifade verdiğini, davacının dava ve takip konusu senetten kaynaklanan borcunu ise hiç ödemediğini beyan etmiştir. Mahkememizce davalının bu beyanları üzerine dava ve takip konusu edilmeyen diğer senedin suretinin dosyaya ibraz edilmesi için davalı tarafa süre verilmiş davalı süresi içerisinde dava konusu etmediği diğer senedi de dosyaya ibraz etmiştir.
Davalının vicahen verdiği ifadesinde, davacıya hayvan sattığını ve bu satış nedeniyle iki adet 60.000,00'er TL tutarında senet aldığını, ardından bu senetlerden birisi için yapılan hayvan satışını ve borç mahsubunu somutlaştırarak ifade ettiği, davacının dava konusu senet nedeniyle ödeme yaptığını HMK'nin 200 ve devamı maddeleri kapsamında yazılı veya kesin bir delil ile ispat edemediği, soruşturma dosyalarının neticelendiği ve davalının dava konusu senet nedeniyle alacaklı olmadığını ispat edecek herhangi bir delilin bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı ve davalı arasında iki adet senet bulunduğunu, davaya konu edilen senedin davacı müvekkili tarafından ödendiğine ilişkin delil olmadığından davalının ödeme yapıldığına ilişkin ikrarlarına rağmen davanın reddine karar verildiğini, davaya konu edilmeyen ikinci senedin davalı tarafından icra takibine konulmasına rağmen mahkemece bu hususun araştırılmadığını, davalı davacıdan tüm borcunu tahsil etmesine rağmen davacıya senetlerine teslim etmediğini ve sonrasında kötü niyetli olarak senetlere dayanarak icra takibi başlattığını, mahkemece taleplerin hukuka aykırı olarak reddedildiği için müvekkilinin davalıya iki senet açısından da hiç borcunun olmadığını ispatlama fırsatının elinden alındığını, davalı dava konusu bono ve icra takibine yönelik borcun ödendiğini ikrar ve kabul ettiğini, mahkemece yeterli hukuki zemine oturtmaksızın çelişkili gerekçe ile davalının ikrarına rağmen hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın kabulü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen takibe dayanak bonunun bedelsizliği iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;
1-) Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı tarafça ... icra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası üzerinden 06.09.2018 tanzim 01...2019 vade tarihli 60.000,00 TL bedelli senet üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişildiği, davacının senet bedelinin ödenerek itfa edildiği iddiasıyla bedelsizliğe dayalı eldeki davanın açıldığı, davalının ... CBS 2021/... soruşturma sayılı dosyasında kollukta verdiği ifadesinde; davacı ile yaptıkları büyükbaş hayvan alım satımı kapsamında toplam 120.000 TL karşılığı iki adet senet aldığını, ilk senedin vadesinde ödenmemesi üzerine davacıya tanıdığı ek müddete rağmen borcun ödenmemesi üzerine davaya konu bonoyu icraya koyduğunu, takipten sonra davacının dokuz adet inek (karşılığı 45.000 TL) kendisine verdiğini, bundan hariç hayvanların bakım ve otlatılması karşılığı 15.000 TL borcundan kaynaklı bedelin düşüldüğünü, davacının toplamda bu şekilde kendisine 60.000 TL ödemede bulunduğunu, diğer senetten kaynaklı olarak davacının 60.000 TL borcunun kaldığını beyan etmiş, 23.10.2024 tarihli duruşmada mahkemece alınan beyanında takip sonrası hayvan alımına karşılık olan bedelin 40.000 TL hizmet bedelinin ise 15.000 TL olduğunu, kendisinin toplamdaki 55.000 TL'ye karşılık ilk senetten 5.000 TL ikinci senetten 60.000 TL borcunun kaldığını davacıya söylediği yönünde beyanda bulunduğu, davalı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasıyla davacının borçlusu olduğu 60.000 TL bedelli 08.09.2018 tanzim 01...2020 vade tarihli bono nedeniyle icra takibine giriştiği anlaşılmaktadır.
2-) 6098 Sayılı TBK'nın birden çok borcun ödeme sırasına ilişkin "Borçlu ve alacaklının bildirimine göre" başlıklı 101.maddesi "Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.
Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır." hükmünü
"b. Kanuna göre" başlıklı 102.maddesi "Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.
Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır." hükmünü haizdir.
Öte yandan 6100 Sayılı HMK 188-(1) maddesi; "Tarafların veya vekillerinin, mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." hükmünü haizdir.
İkrar tek taraflı bir usul işlemi olup, delil ikame eylemini ve ispat ihtiyacını ortadan kaldıran taraf beyanı olup, tarafları ve mahkemeyi bağlayacağından, senet, yemin ve kesin hüküm gibi, kesin delillerdendir, dolayısıyla sıkı şartlara tabi tutulması gerekmektedir. Mahkeme içi ikrarın, taraflardan biri yada onların yetkili temsilcilerinden sadır olması, ikrarın yargılama içinde mahkemeye karşı yapılması, tek taraflı açık bir irade beyanı ile sözlü veya yazılı olarak yapılması gerekmektedir. Bir davada yapılan mahkeme içi ikrar, başka bir davada da geçerli olup kesin delil teşkil eder. Savcılıkta verilen ifadede, karşı tarafın ileri sürdüğü vakıanın kabulü ise mahkeme dışı ikrar olup, aksi ispatlanamadığı sürece bağlayıcı olacaktır.
3-) Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalının ... İcra Müdürlüğü 2020/... esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip sonrası savcılık aşamasındaki kolluk beyanı nazara alındığında takibe konulan senet bedeli kadar ödeme yapıldığı açıktır. Bundan hariç olmak üzere ödemenin geç yapılmasından kaynaklı davalı tarafça iddia olunan munzam zararın karşılığına yönelik taraflar arasında ayrıca bir borç ilişkisi doğduğuna yönelik sözleşme ilişkisinin kurulduğu davalı tarafça ispatlanamamıştır. Gelinen aşamada; ... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasıyla davacının borçlusu olduğu 60.000 TL bedelli ikinci senet yönünden davalı tarafça ayrıca takibe girişildiği ve 6098 Sayılı TBK 102. maddesi uyarınca ödemenin öncelikle muaccel borç için yapılmış sayılması gerektiği ilkesinden yola çıkılarak ve davalı tarafça davalının ikrarı nedeniyle ... icra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasındaki borca yönelik olarak 60.000 TL'lik ödemenin gerçekleştirildiğinin kabulü gerekecektir. Bu minvalde dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçe dayanak kılınarak davanın reddine hükmedilmesinde isabet bulunmamıştır.
4-) 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca harca tabi davalarda harcın 1/4’ünün peşin yatırılması zorunlu olup 30. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekir. 32. maddesi uyarınca harç tamamlanmadan müteakip işler yapılamaz. Bu husus gözetilerek ilk derece mahkemesince menfi tespit davası yönünden davacı tarafça ... İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasındaki borcun tamamına yönelik menfi tespit talebinde bulunulduğu halde icra takip çıkış tutarı olan 66.025,07 TL üzerinden noksan harcın tamamlatılarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, noksan harçla yargılamaya devam edilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
5-) Davalı tarafından başlatılan icra takibinde davacı tarafın yapmış olduğu ödemelerin öncelikle TBK 100. Maddesince öncelikle alacağın ferilerinden mahsup edilmesini istediği görülmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 100. maddesinde; kısmi ödemelerin, öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Anılan maddenin uygulanması için, takip talebinde bu yönde ayrıca talepte bulunulması gerekli olmayıp, istek olmasa da memurlukça bu husus re'sen dikkate alınmalıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/10/2002 tarih ve 2002/...-709 Esas-2002/781 Karar sayılı kararı). Yapılan ödemenin kısmi ödeme olduğu göz önünde bulundurulup TBK'nın 100. maddesinde yer alan hesaplama yöntemi ile dava tarihi itibarıyla dosya borcunun belirlenmesi [asıl alacak ve varsa faiz alacağı ile fer'ilerden kalan miktarların saptanması] yoluna gidilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, dosya bir hesap bilirkişisine tevdi edilerek davalının alacağının muaccel olduğu tarihten, ödendiği tarihe kadar alacağa talep gibi yasal faiz işletilerek, ödenen bedelin öncelikle TBK 100. Maddesi uyarınca işlemiş faizden mahsubu ile bakiye borcunu tespit ettirmek ve ayrıca takip dosyasında takip tarihinden dava tarihine kadar gerçekleşen borç ana para ve faiziyle hesaplatılıp her iki hesabın arasındaki fark kadar davacının davalıya borçlu olmadığına karar verilmelidir. (bknz. Yargıtay 19 HD 11.04.2018 tarih ve 2016/16919 Esas -2018/2006 Karar sayılı ilamı).
6-) Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.