Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2605 E. 2026/2249 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2605
Karar No
2026/2249
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1715 E., 2024/2926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/329 E., 2016/394 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ... ...'in, ... 2. Noterliğinde düzenlenen 28.07.1994 tarih ve ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile ölümü halinde geride bırakacağı menkul ve gayrimenkullerinin tamamının oğlu davalı ...'e verilmesini vasiyet ettiğini, vasiyetname ile murisin geriye kalan mirasçıları olan dava dışı eşi ... ile davacı kızlarının saklı paylarının ihlal edildiğini, murisin son yıllarında çevresine bu vasiyetnameden dönmek istediğini, pişman olduğunu, kız çocuklarının miras haklarını tam vermek istediğini, notere gidip vasiyetini değiştireceğini beyan ettiğini ileri sürerek öncelikle, murisin hoşnut olmadığı vasiyetten döndüğünün kabulü ve terekeden kaçırılan mal ve paranın terekeye iadesinin sağlanarak yasal paylaşıma hükmedilmesini, aksi halde, terditli olarak mirasta tenkis hükümleri uygulanarak terekenin gerçek büyüklüğünün belirlenmesini, murisin sağlığında satılarak parası davalıya verilen ... Caddesi, ... Sokok, ... Apartmanı, No: 36 sayılı taşınmazda bulunan 2 adet bağımsız bölüm, ... Caddesi, ... Sokak, No:1/37 Aksaray/ ... adresindeki 1 adet dükkan, ... Sokak, ... Apartmanı, No: 22'deki dükkan, ... 15a, 42113 .../Almanya adresinde bulunan ve yaklaşık 250.000,00 TL bedelle satılan bir dairenin ve aynı yerdeki 1.500.000.00 TL'lik halen davalıya ait olan müstakil evin terekeye ve tenkis hesabına dahil edilerek bu şekilde tenkis hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin vasiyetnameden dönme iradesinin bulunduğu iddiasının asılsız olduğunu, murisin hiçbir zaman evlatları arasında ayrım yapmadığını, kendisinin her zaman anne ve babasının yanında olduğunu, maddi manevi destek sağladığını bu nedenlerle bir minnet ifadesi olarak dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiğini, murisin terekesinin ... Mahallesi, ... Sokak, No:1, İç kapı 12 adresindeki gayrimenkul ile ... ... Şubesindeki nakit para olduğunu, başkaca terekeye tâbi mal bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2013/329 Esas, 2016/394 sayılı kararıyla; taraf vekillerinin 08.11.2016 tarihli duruşmadaki beyanları kapsamına göre tenkis alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, 17.812.53’er TL'nin, tercih hakkının kullanıldığı 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, terditli fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2017 tarihli ve 2017/223 Esas, 2017/1337 sayılı kararıyla; murisin davaya konu vasiyetname ile tüm malvarlığını davalı oğluna bırakarak mirasçı olan davacı kızlarının saklı paylarını ihlal ettiği, tercih tarihine göre, davacı ... için ihlal edilen saklı payın karşılığının 89.375,13 TL, davacı ... için 89.375,13 TL olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince 17.812,53'er TL'ye hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bu yöne ilişkin olarak davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile davacıların saklı paylarının karşılığı olan toplam 178.750,26 TL tenkis bedelinden davacı ... için 89.375,13TL'nin davacı ... ... için 89.375,13 TL'nin tercih hakkının kullanıldığı 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, davacıların diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/2829 Esas, 2020/6395 Karar sayılı ilamında özetle; İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince tenkis hesabına ilişkin olarak alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, murisin adına kayıtlı bulunan sonradan davalıya devredilen taşınmazın hesaplamaya dahil edilmediği, tercih hakkının kullanıldığı tarih itibariyle dava konusu taşınmazların değerlerinin de tespit edilmediğinin anlaşıldığı, tenkis hesabına Almanya’da bulunan ve muris tarafından davalıya devredilen 17150 sayfa numaralı taşınmazın da dahil edilmesi, diğer yandan, miktar açısından usuli kazanılmış hak kuralları da gözetilmek suretiyle, karar tarihine en yakın tarihteki bedeller belirlenmek suretiyle davacıların saklı paylarının tespit edilerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli bozma ilamına uyularak 15.12.2021 tarihli ve 2021/176 Esas, 2021/1765 Karar sayılı kararında özetle; murisin, davaya konu vasiyetname ile tüm malvarlığını davalı oğluna bırakarak mirasçı olan davacı kızlarının saklı paylarını ihlal ettiği, davacıların saklı paylarının karşılığı olan toplam 685.473,69 TL tenkis bedelinden davacı ... için 342.736,84 TL'nin, davacı ... ... için 342.736,84 TL'nin tercih hakkının kullanıldığı 08.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 24.04.2023 tarihli ve 2022/6296 Esas, 2023/2227 Karar sayılı ilamında özetle; "...Davacılar dava dilekçesinde mirasbırakan ... ...'in düzenlemiş olduğu ... 2. Noterliği 28.07.1994 tarihli ve 4556 yevmiye numaralı vasiyetnamesinden döndüğünün tespiti ile terekeye iade, mirasbırakanın sağlığında davalı ...'e yaptığı sağlararası kazandırmaların terekeye iadesini terdiden tenkisini talep etmiştir. Davacılar tarafından vasiyetnameden dönüldüğüne yönelik ispata yarar delil sunamadığından bu talebin reddine karar verilmesi yerindedir. Tenkise yönelik değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için davacıların taleplerini vasiyetnamenin tenkisi ile sağlararası kazandırmaların tenkisi olarak ikiye ayırmak gereklidir. Davacıların vasiyetnamenin tenkisine yönelik talebi yönünden; dava konusu ... 2. Noterliği 28.07.1994 tarihli ve 4556 yevmiye numaralı vasiyetnamenin içeriğinden mirasbırakan ... ... ölümü ile geride bıraktığı tüm malvarlığını davalı ...'e vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mirasbırakan ..., davalı ...'a belirli mal vasiyetinde bulunmamış, mirasçı atamıştır. O halde terekenin aktifini oluşturan taşınır taşınmazlar yönünden TMK'nın 564 üncü maddesinin uygulama imkanı yoktur. Bu bakımdan Bölge Adliye Mahkemesince terekeye yönelik TMK 564 ücü maddesi uyarınca tenkis hesabı yapılması doğru değildir. Nitekim vasiyetname ile mirasçı atanmış olduğundan, davalı mirasbırakanın külli halefidir. Mirasın açılması ile terekenin tümüne sahip olacaktır. Mahkemece yapılması gereken iş vasiyetname ile mirasçı atanan davalıya karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde davacıların saklı payları oranında tenkise karar vermek gerekir. Davacıların sağlararası kazandırmaların tenkisine yönelik talebi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyulsa da gereği yerine getirilmemiştir. Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozma ilamında hem İlk Derece hem de Bölge Adliye Mahkemesince tenkise yönelik bilirkişi raporlarının yetersiz ve eksik olduğunu belirtmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararından sonra yalnızca bilirkişi raporu almak suretiyle Almanya’da bulunan ve muris tarafından davalıya devredilen 17150 sayfa numaralı taşınmazın satış bedelinin Türk Lirası karşılığını tespit etmekle yetinmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda değinilen ilkeler ve mevzuat ışığında usulüne uygun olarak TMK'nın 565 inci maddesi uyarınca sabit tenkis oranı belirlenmeden ve buna uygun hesaplanacak bedelin tespit edilmesi suretiyle karar verildiğini söylenemez. Üstelik bu rapora istinaden HMK 107/2 nci maddesine göre davacılara kesin süre verilmesi de madde hükmüne uygun düşmemiştir. Nitekim, tenkis davaları niteliği itibariyle teknik bir hesap gerektirdiğinden tarafların dava değerini kesin olarak belirleyebilmeleri kendilerinden beklenemez. Davacıların tenkis alacağını kesin olarak belirleyebilmelerindan söz edebilmek için taşınmazın değerinin tespit edilmesi yeterli olmayıp, usulüne uygun olarak yapılacak bir tenkis hesabı doğrultusunda ortaya çıkacak sonuca göre kesin süre verilmesi gerekir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle sağlararası kazandırmalar yönünden TMK 564 üncü madde hükmünün uygulanması, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda tenkis hesabı yapılması hasıl olacak sonuca göre HMK 107/2 nci maddesi uyarınca davacılara kesin süre verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile usulüne uygun tenkis hesabı yapılmadan kesin süre verilmesi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan davacıların mirasbırakana ait iken davalının vekaleten üçüncü kişilere satış yoluyla devrettiği ..., 4 35... parsel sayılı taşınmazdaki 12... No.lu bağımsız bölümler yönündeki talepleri yönünden Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazların, parasını davalıya verdiği, davalının bu para ile taşınmazlar satın aldığı iddiasının davacı tarafça usulünce kanıtlanamadığı, sadece satış tarihi itibariyle adına açılan banka hesabına davalı tarafından para yatırılmış olmasının tek başına bu iddianın delili olarak kabul edilemeyeceği gerekçesine yer vermiş ise de bu karara katılabilmek mümkün değildir. Nitekim davalının vekaleten satış suretiyle devrettiği taşınmazların bedelinin kendi uhdesinde kalıp kalmadığının ispatı yönünden davalının delilleri araştırılmalı, hasıl olacak sonuca göre bahsi geçen taşınmazların sağlararası kazandırmalara tabi olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle tenkis hesabına dahil edilip edilmeyeceğinin tespit edilmesi gerekirken, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesince 18.12.2024 tarihli ve 2023/1715 Esas, 2024/2926 Karar sayılı kararında özetle; "... davacıların sağlararası kazandırmaların tenkisine yönelik talebi yönünden TMK'nın 565 inci maddesi kapsamında davalıya yapılan sağlararası kazadırmalar tespit edilerek, TMK'nın 564. maddesi hükmü uyarınca sabit tenkis oranı belirlenmiş olup, buna göre parasal olarak davalıya yapılan sağlararası kazadırmalarda herbir davacı yönünden tenkisi gereken tutarın 87.417,23TL olarak hesaplandığı, bu tutarın davacı tarafça öncesinde beyan edilen tenkis bedelini aşmadığından HMK 107/2 nci maddesi uygulamasına ilişkin yeniden davacılara süre verilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; sağlararası kazandırmalar yönünden TMK'nın 564. madde hükmü uygulanmak suretiyle yapılan tenkis hesabı sonucunda herbir davacı yönünden tenkisi gereken tutarın 87.417,23TL olarak belirlenmiş olduğu anlaşıldığından davacıların terditli tenkis talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davacıların ölüme bağlı tasarrufun tenkisine ilişkin davasının kabulüne, tarafların murisi ... ...'e ait ... 2. Noterliğinin 28/07/1994 tarihli ... yevmiye nolu Düzenlenme Şeklinde Vasiyetnamenin davacıların 1/8 'er saklı payı oranında tenkisi ile; a-)Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 47... parsel sayılı taşınmazdaki A Blok çekme kat 12 nolu bağımsız bölümün muris ... ... adına tapu kaydının 2/8 pay oranında iptali ile 1/8 payın davacı ... adına, 1/8 payının davacı ... adına tapuya tesciline, Kalan 6/8 payın muris ... ... üzerinde bırakılmasına, b-)Dava konusu Rize ili, ... ilçesi, ... Mah. 549 parsel sayılı taşınmazda muris ... ... adına kayıtlı 4/80 payın artırılarak 8/160 pay kabulüne, işbu paydan 2/160 payın iptali ile, 1/160 payın davacı ... adına, 1/160 payın davacı ... adına tapuya tesciline, Kalan 6/160 payın muris ... ... üzerinde bırakılmasına, c-)Dava Konusu Zonguldak ili, ... ilçesi, ... Mah. 14 57... parsel sayılı taşınmazda kök muris ... ... adına kayıtlı 1/2 payın artırılarak 84/168 pay kabulü ile; iş bu paydan 6/168 payın iptali ile, 3/168 payın davacı ... adına, 3/168 payın davacı ... adına tapuya tesciline, Kalan 78/168 payın kayıt maliki ... ... üzerinde bırakılmasına, d-)Muris ... ...'in ... ... Şubesinde bulunan mevduat hesabına ait toplam (17.909,86-TL + 29.064,60-TL+ 266,64-TL) 47.241,10-TL'nin davacıların 1/8 'er saklı payına isabet eden 5.905,13-TL'nin davacı ...'a, 5.905,13-TL'nin davacı ...'e faiz ve nemaları ile birlikte ödenmesine, Kalan bakiyenin muris ... ... üzerinde bırakılmasına, Davacıların sağlararası işlemlere ilişkin tenkis talebinin kabulü ile, toplam 174.834,46-TL tenkis bedelinin davalıdan tahsili ile 87.417,23-TL 'nin davacı ...'e, 87.417,23-TL 'nin davacı ... ...'a murisin ölüm tarihi olan 25/12/2012 tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Bölge Adliye Mahkemesince tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin doğru olduğunu ancak tazminat ve vekalet ücretine itiraz ettiğini, b. Mahkemece tenkise konu taşınmaz ve paraların murisin ölüm tarihindeki değerlerinin tespitiyle yetinildiğini, güncel değer tespiti yapmaktan imtina edildiğini, bu husustaki itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz ve paraların karar tarihine en yakın güncel değerlerinin tespitiyle karar verilmesi gerektiğini, c. ...'deki iki adet dairenin satış bedelinin davalının hesabına 228.000,00 TL olarak yatırıldığını, davalı tarafından USD ve Euro hesaplarına dönüştürüldüğünü, 91.729,44 Amerikan Doları ve 84.690,12 Euro olarak banka hesabından çekildiğini, durumun banka kayıtları ile sabit olduğunu, murisin ölüm tarihindeki karşılığının dikkate alınmasının davalı yararına sebepsiz zenginleşme oluşturduğunu, d. Murisin ölümünden ve vasiyetnamenin açılmasından önce satılan iki adet dairenin terekeye iadesi ve denkleştirme kuralları gereğince ölüm ve karar tarihindeki karşılığının tespit edilerek saklı pay yerine yasal miras payının ödenmesi gerektiğini, e. Aksaray'daki dükkanın 125.000,00 TL'ye satıldığını, dükkanın terekeye iade edilmesi ve denkleştirme kuralları gereğince tazminat konusu edilmesi gerektiğini, ölüm ve karar tarihindeki değerinin tespiti için bilirkişi atanması talebinin dikkate alınmadığını, emsal değeri 10.000.000,00 TL olan dükkanın adeta hesap dışı tutulduğunu, terekeye iade edilmesi ve denkleştirici adalet kuralı gereği tazminat konusu edilerek yasal miras payının davacılara verilmesi gerektiğini, f. T.C. ... Bankası hesabında muris adına görünen ve ölümünden 9 ay önce kapatılan hesapta 28.250 Euro döviz miktarının tenkis hesabına dahil edilmesi gerektiğini, g. Murisin sağlığında 02.09.1994 tarihinde davalıya devrettiği Almanya'daki taşınmazın 23.12.2011 tarihinde davalı tarafından 97.000 Euro bedelle dava dışı ...’e satıldığını, murisin bu tarihte sağ olduğu ve vasiyetname henüz açılmamış olduğu dikkate alınarak denkleştirme kuralları gereğince tam miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiğini, h. Ayrıca murisin ölüm tarihindeki döviz kurunun dikkate alındığını, halbuki karar tarihindeki güncel değerin tespiti ile bu tutar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, ı.Tazminat hesabı dışında tutularak davacılar adına tesciline karar verilen taşınmazların güncel değerinin tespiti ile müvekkilleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Mahkemece verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine bozmaya uyularak davalı lehine usuli kazanılmış hakkın göz önünde bulundurulması gerektiğini, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozması dışında tutulan ...'deki iki adet daire ile ilgili Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma yaptığını, Mahkemece bu bozmayı da aşar şekilde ...'teki dükkanın da tenkis hesabına dahil edildiğini, b. Tenkis hesabının hatalı yapıldığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin aktif ve pasifi ile sağlararası kazandırmaların dikkate alınarak net tereke hesaplandığını, sabit tenkis oranı bulunduğunu, ancak tenkis hesabının seçenekli olarak sadece sağlararası tasarruflar bakımından yapıldığını, hal böyle olunca ölüme bağlı tasarrufun iki kere tenkis edildiğini, yapılan hesaplamanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 570. maddesine aykırı olduğunu, c. Mahkemece tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine aynı yasanın 564. maddesinin uygulanması gerektiğini, taşınmazların bölünmezliğinin dikkate alınmadan saklı pay oranında tapuya tescil kararı verildiğini, d. Tapu iptali ve tescil hükmü kurulan Zonguldak ve İstanbul ...'ndeki taşınmazlar için davacıların saklı payları yönünden tescil hükmü kurulduğunu, kalan payın davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken muris adına bırakıldığını, e. Bozma ilamı doğrultusunda delillerin sunulması yönündeki talebinin kabul edilmediğini, tarafların annesi ... ... ‘in dinlenmesi isteminin gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, f. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnameden dönüldüğünün tespiti ile terekeye iade olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2605, K. 2026/2249, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-2605-e-2026-2249-k-a17094833385