Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/725 E. 2026/1674 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/725
Karar No
2026/1674
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2025/725

KARAR NO : 2026/1674

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 18/03/2025

NUMARASI : 2023/298 Esas - 2025/191 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ortağı olan ..., şirkete ait tüm araçları müvekkili şirketin diğer ortağı olan ...'dan habersiz şekilde ve kanuna aykırı olarak sattığını, davaya konu ... ... Model araç satışından davalı ... adına düzenlenen faturaya konu borcun 320.000,00 TL olduğu ve 06.09.2022 tarihinde müvekkili şirkete ödenmesi gerekirken bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, araç satışına ilişkin olarak davalılar aralarında anlaşarak şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettiklerini, davalıların şirkete ait araç üzerinden usulsüz şekilde yapılan işlemler neticesinde menfaat elde ederek şirketi zarara uğratması nedeniyle davalılar hakkında İstanbul 7. İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını ancak davalı ...'in takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalılar süresi içinde davaya cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..davalı ... tarafından her ne kadar davaya süresi içerisinde cevap verilmemiş ise de süresinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesinde satım bedelinin elden diğer davalı ... (...)'ye verildiği beyan edilerek bu kapsamda adi yazılı belge sunulmuştur. Söz konusu belgedeki bir kısım yazıların Arapça olması sebebiyle tercüman bilirkişisi vasıtası ile yapılan çeviride Tahır Mohamed Farag ... imzası ile birlikte "... plakalı ... ..., araç satış bedeli 320 bin TL ...’den teslim aldım. Araç bedelini teslim aldığım tarih: 06.09.2022" yazılı olduğu görülmüş, söz konusu belgenin ibrazı mahkememizce HMK m.145 hükmü uyarınca kabul edilerek davalının borcu ödediğine yönelik beyanı kapsamında adi yazılı delil / delil başlangıcı olarak kabul edilmiş ve duruşma salonunda hazır edilen (satış sözleşmesi tarihindeki davacı şirketin müdürü - sözleşmede yetkili olarak görünen kişi) ...'in tanık sıfatı ile beyanı alındığında satım bedelinin davalı ... tarafından diğer davalı ...'e ödenmesi ve bu hususun davacı şirket yetkilisi ... tarafından da bilinip kabul edilmesi üzerine kendisinin noterde satış işlemini gerçekleştirdiğini beyan etmesi, davacı şirketin usulüne uygun tutulmuş olan ticari defterlerinde davalı ...'e ilişkin herhangi bir alacak kaydının olmaması, aracın satışına ilişkin kayıtların diğer davalı ...'e yönelik olarak tutulmuş olması ve...'den gelen satım bedelinin 200.000,00 TL'sinin diğer davalı şirket ortağına olan borçlarından mahsup edilmiş olması karşısında davacının davalı ...'e yönelik olarak satış bedelinin ödenmediği iddiasında bulunamayacağı, zira bu bedelin diğer davalı tarafından alındığının kendi şirket kayıtlarında kabul edilmiş olduğu kanaatine varılmakla bu davalı bakımından davasının reddine " karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin her ne kadar davalıların aralarındaki anlaşmaya dayalı hareket ettiklerini ve şirketin zararına yol açan işlemleri yeterince incelemiş gibi görünse de borçlu ...’in ödeme iddiasını ve bununla çelişen şirket hesaplarını dikkate alarak bir değerlendirme yapmadığını, davalıların gerçekleştirdiği danışıklı işlemler, belirsiz ve taraflı olup ne zaman yapıldığı belli olmayan adi ödeme belgesi ve şirket hesaplarına gelir olarak girmeyen kayıtlar olup, soyut iddialar olduğunu, şirket hesapları incelendiğinde, herhangi bir ödeme kaydının bulunmaması, ...’in iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu, şirketin hesaplarına herhangi bir ödeme gelmediği hâlde borçlu tarafından ödeme yapıldığı iddiasının mahkeme tarafından dikkate alınmamasının büyük bir hukuki hata teşkil ettiğini, Mahkemenin, davalı ...’in borcu ödediğini iddia etmesine rağmen, somut bir ödeme kanıtı sunamadığını, süresinde cevap dilekçesi sunmayan davlının dinlettiği tanıkla hüküm verilmesi, cevap ve delil sunma süresinden süresinden sonra usulsüz ve hayatın olağan akışına aykırı şekilde evrak sunulması ve davalıların şirketi zarara uğratma kastıyla hareket ettikleri iddialarının mahkeme tarafından yeterince değerlendirilmemiş olması, adil yargılanma ilkesinin ihlali anlamına geldiğini,mahkemenin kararında bu hususların değerlendirilmeyişi, yargılamanın eksik ve yanlış yapılmasına yol açtığını, açıklanan nedenlerle İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/298 Esas ve 2025/191 Karar sayılı kararının bozulmasını ve davanın yeninden, usulüne uygun olarak incelenmesini, yargı giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince davalı ... (...)'ye yöneltilen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı ...'e yöneltilen davanın esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur

Davacı şirket ile davalı ... arasında Bakırköy 5.Noterliğinin 06.09.2022 tarih ve ... yevmiye nolu araç satış sözleşmesi akdedilmiş olup, bu sözleşmeyle ... plakalı ... model aracın 320.000 TL üzerinde satışı yapılmış; sözleşme, davacı şirket adına şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmıştır. Anılan sözleşmede satış bedelinin ödenerek aracın teslim edildiği de yazılıdır.

Davacı şirket tarafından davalı ... hakkında ... ... .. model aracın satışına ilişkin 06.09.2022 tarih ve 320.000 TL bedelli fatura düzenlenmiştir.

Davacı şirket ve şirket yetkilisi ... tarafından davalılar hakkında, İstanbul7. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, "06/09/2022 tarihli faturaya istinaden ...araç satış bedeli" sebebine dayalı olarak 320.000 TL alacağın tahsili istemiyle 06.01.2023 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalı ...'in itirazı üzerine takip, bu davalı yönünden durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca her iki davalı yönünden itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Davalı ... cevap süresinden sonra verdiği dilekçesinde, ödeme savunmasında bulunmuş ve ... plakalı ... marka aracın satış bedeli olan 320.000 TL'yi elden ... ... verdiğine, davacı şirket ortağı diğer davalı ... ...'nin de 320.000 TL'yi davalı ...'den 06.09.2022 tarihinde aldığına ilişkin beyanı ve imzası mevcut olan belgeyi ibraz etmiştir.

Dosya kapsamına sunulu Ticaret Sicil kayıtlarından davacı şirketin ortaklarının dava dışı ... ile davalı ... olduğu, ...'in 18.02.2021 tarihinden itibaren şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olduğu, araç satış sözleşmesinde imzası bulunan ...'in ise 29.07.2021-01.08.2023 tarihleri arasında şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı ... cevap dilekçesinden sonra ödeme savunmasında bulunmuş olup, ödeme savunması itiraz niteliğindedir ve borcu sona erdiren bir sebep olarak yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir .

Somut olayda taraflar arasında düzenlenen noter satış senedinde dava konusu araç satış bedelinin tamamen ödendiği ve aracın teslim edildiği yazılıdır. Davalı tarafça, aracın satış tarihinde davacı şirketin yetkilisi olmayan diğer davalıya/ortağa ödeme yapıldığına dair belge sunulmuş olmakla birlikte aynı tarihli resmi noter senedinde 320.000 TL satış bedelin alındığına dair davacı şirketi temsil ve ilmaza sahip münferiden yetkilisi olan temsilcisinin beyanının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda noterde yazılı beyanın aksinin HMK'nın 201.maddesi gereği aynı kuvvete sahip yazılı delille ispat etmesi gerekmekte olup, dosya kapsamında davacının bu yöne ilişkin yazılı delili bulunmamaktadır. Davacı tarafça davalı hakkında fatura düzenlenmesi ve davacı şirkete ait ticari defterlerde şirket hesaplarına yapılan bir ödemeye rastlanmaması , noter satış sözleşmesinin resmi belge olması karşısında sonuca etkili değildir. Bu nedenle davacı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf sebepleri ile davalı ... yönünden icra takibine bir itirazının bulunmaması sebebiyle mahkemece verilen davanın usulden reddi kararı karşısında bu davalıya yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/725, K. 2026/1674, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-725-e-2026-1674-k-b62ae1cd80ce