Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1393 E. 2026/1635 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1393
Karar No
2026/1635
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1393 - 2026/1635 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1393 KARAR NO : 2026/1635

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2023 NUMARASI : 2022/310 Esas - 2023/293 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :15/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :15/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarihli ve 2022/310 Esas- 2023/293 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirketlerin oluşturduğu ortaklığa iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, bu hizmetler karşılığında kesilen faturalar ve cari hesap sonucu oluşan 34.734,75 TL'nin davalı şirketler tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/4451 Esas (yeni esas no:2021/6434 Esas) sayılı takip dosyasıyla takibe geçildiğini, ancak davalıların itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu belirterek, müvekkili şirketin davalı şirketlere vermiş olduğu iş sağlığı ve güvenliği hizmeti nedeniyle davalılarca ödenmemiş olan 34.734,75.TL alacağın 03/04/2017 tarihinden itibaren işlemiş ticari faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir Davalı ... Gayrimenkul İnşaat Nakliye Otomotiv Gıda ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özet; davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve somut bir delile dayanmadığını, davacı ile davalıların İş Ortaklığı arasında 31/03/2015 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Sözleşme imzaladığını, sözlemenin amacının davalıların çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hizmet vermek olduğunu, ancak davacının sözleşmeye uygun olarak hizmet vermemesi nedeniyle Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü tarafından 76.152,00.TL idari para cezası kesildiğini, işyeri hekimini ve diğer yardımcı iş güvenliği uzmanlarını sözleşmeli olarak çalıştıran tarafın davacı şirket olduğunu, müvekkiline ait işyerinde görevlendirilen işyeri güvenliği personelinin iş sözleşmelerini fesheden ve müvekkilinin ceza yemesine sebep olanın davacı olduğunu, sözleşme hükümlerine göre iş güvenliği uzmanını, işyeri hekimini ve diğer sağlık personelini tayin etmek görevlendirmek ve ilgili sisteme kaydını yapmanın davacının görevi olduğunu, davacının gereği gibi vermediği hizmetin bedelini talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iş ortaklığını oluşturan davalıların davacıya faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan borcu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; iş ortaklığını oluşturan müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan borcu bulunmadığını, davacı ile iş ortaklığı arasında 31/03/2015 tarihinde İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Sözleşme imzalandığını, ancak davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak hizmet verilmediğini, davacı tarafından sözleşmeye uygun olarak hizmet verilmemesi nedeniyle Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından ''belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı görevlendirmemek'', ''belirlenen nitelikte iş yeri hekimi görevlendirmemek'', ''belirlenen nitelikte diğer sağlık personeli görevlendirmemek'' gibi sebeplerle 76.152,00.TL idari para cezası kesildiğini, işyeri hekimini ve diğer yardımcı iş güvenliği uzmanlarını sözleşmeli olarak çalıştıranın davacı şirket olduğunu, müvekkiline ait işyerinde görevlendirilen işyeri güvenliği personelinin iş sözleşmelerini fesheden ve müvekkilinin ceza yemesine sebep olanın davacı olduğunu, sözleşme hükümlerine göre iş güvenliği uzmanını, işyeri hekimini ve diğer sağlık personelini tayin etmek görevlendirmek ve ilgili sisteme kaydını yapmanın davacının görevi olduğunu, davacının gereği gibi vermediği hizmetin bedelini talep etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iş ortaklığının davacıya faturalardan ve cari hesaptan kaynaklanan borcu olmadığını, salt fatura düzenlemekle hizmet verilmiş olmayacağından, faturada yazılı hizmeti verdiğini ispat etme yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafından gereği gibi hizmet verilmediğinin müvekkiline kesilen ceza ile sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Davacının davalılardan alacağı olup olmadığının tespiti noktasında taraf ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiş olup, davalılar tarafından ticari defterler sunulmamış olup, davacı tarafın ticari defterinin incelenmesi sonucu alınan nitelikli hesaplamalar uzmanı ... ve mali müşavir bilirkişisi ...'in 17/03/2023 havale tarihli raporunda özetle; "dava dosyası ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı ... İş Sağlığı ve Güvenliği Hiz. Ölç. Lab. Tic. Ltd. Şti ile ... Ltd. Şti.- ... İnş. Ltd. Şti. İş Ortaklığı arasında 31.03.2015 tarihli Ticari Sözleşme -İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin ... OSGB Ticari Sözleşme ve ... OSGB ticari Sözleşmenin Genel Şartları Başlıklı sözleşme akdedildiğini, davacı şirketin incelenen 2017 yılına ait yevmiye defterinin TTK'nun 64.maddesine göre kapanış tasdiki yapıldığını, genel kabul görmüş muhasebe usul ve esasları ile kanun ve mevzuata uygun tutulduğunun görüldüğünü, davacı şirketin 2017 yılı defterlerine göre iş ortaklığından 53.665,60 TL alacağının olduğunun görüldüğünü, ancak icra takibinde 34.734,75 TL talepte bulunulduğunu, iş ortaklığı tarafından defterler ibraz edilmediğinden davacı ile ilgili cari hesap dökümü çıkartılamadığını, davacı tarafından iş ortaklığına düzenlenen faturalar ibraz edilmediğinden iş ortaklığına ne kadar fatura düzenlendiğinin belirlenemediğini, davalılar davacının hizmet vermemesi nedeniyle 76.152,00 TL ceza kesildiğini iddia ettiğini, Yapılan incelemede Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 08.12.2022 tarihli yazısı ekindeki belgeler incelendiğinde İş ortaklığına kesilen ceza tutarının 76.152,00 TL olduğu tespit edildiğini, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü'nün 08.12.2022 tarihli yazısı ekindeki belgeler incelendiğinde İş ortaklığına kesilen ceza tutarının 76.152,00 TL olduğu tespit edildiğini ancak kesilen cezalardan 48.831,00 TL'sinin görevlendirilen iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve sağlık personelinin işten ayrılması ve yerine görevlendirme yapılmamış olmasından dolayı iş ortaklığına ceza kesildiğini, bu 3 görevlinin de davacı tarafından yapılması gerektiği halde yeniden görevlendirme yapılmamasından kaynaklandığını, bundan dolayı da 48.831,00 TL cezanın davacı hatasından kaynaklandığını, bu nedenle 48.831,00 TL ceza sorumluluğunun davacıda olduğunun düşünüldüğünü, takdirin mahkemede olduğunu, Mahkemece 48.831,00 TL cezadan davacının sorumlu olduğunun kabulünde davacı alacağının (davacı alacağı taleple bağlı kalınarak 34.734,75 TL olması nedeniyle) olmadığı, cezadan davacının sorumluluğunun bulunmadığının kabulünde ise davacının takip tarihi itibariyle 34.734,75 TL alacağının olabileceğini" raporlamıştır. Davacı vekili tarafından davalı iş ortaklığına kesilen idari para cezasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığı , cezanın kesildiği tarihte hizmet verilmediği belirtilmiş ise de; iş ortaklığına kesilen ceza tutarının 76.152,00 TL olduğu tespit edildiğini ancak kesilen cezalardan 48.831,00 TL'sinin görevlendirilen iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve sağlık personelinin işten ayrılması ve yerine görevlendirme yapılmamış olmasından dolayı kesildiği, teftiş raporunda taraflar arasında düzenlenen 25/04/2016 tarihli sözleşmeye istinaden görevlendirilen iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanının işten ayrıldığı ve yerine atama yapılmamasından dolayı kesildiği, bu durum gözetildiğinde davacı vekilinin yeni rapor alınması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin davalılara iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini ve buna ilişkin faturalar ve cari hesap alacağının ödenmediğini, davalılara kesilen idari para cezasında davacı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalıların cezanın iptali için yargı yoluna başvurmadığını, cezayı kabul etmiş olmalarına rağmen sorumluluğu davacıya yüklemeye çalıştıklarını, davacı şirketin ceza sonrasında dahi davalılarla mutabakat sağlayarak hizmet vermeye devam ettiğini, davacının hak edilmiş alacağının reddinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere15/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1393, K. 2026/1635, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1393-e-2026-1635-k-0cfd2f4cd97f