Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4540 E. 2024/4146 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali Ve Tenkis
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4540
- Karar No
- 2024/4146
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali Ve Tenkis
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1630 E., 2023/1325 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/430 E., 2020/324 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...'ın sağlığında düzenlediği ... 6. Noterliği 16.07.2012 tarihli ve 03904 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile 192 ada 1 parsel işle 202 ada 8 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'a, 22 ... 815 plakalı traktörünü ise davalı ...'a vasiyet ettiğini, vasiyetnameden iki ay sonra ise vasiyetnameye konu taşınmazları davalı ...'a bağışladığını, vasiyetname ve bağış işlemi ile mirasbırakanın erkek çocukları kayırdığını, işlemlerin mirasbırakanın fiil ehliyetinin olmadığı sırada irade sakatlığı ile düzenlendiğini, davalıların mirasbırakanı işlemleri yapmaya zorladığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemlerin yapıldığı tarihlerde mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğunu, davacının mirabırakanla ilgilenmediğini, mirasbırakanın bakımı ve tedavisi ile davalıların ilgilendiğini, davacının saklı payına tecavüz edilmediğini, mirasbırakandan davacıya intikal eden başkaca taşınmazların da bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve toplanan delillere göre alınan Adli Tıp Kurulu raporuna göre mirasbırakanın 16.07.2012 ile 17.09.2012 tarihlerinde fiil ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiğini, mirasbırakanın vasiyetnameyi korkutma veya zorlama sonucunda düzenlediğinin ve vasiyetnamenin TMK 557 nci maddesine göre iptalini gerektirir bir durum bulunduğunun davacı tarafça ispat edilemediğini, tenkise yönelik yapılan araştırmada ise mirasbırakanın yaptığı işlemler ile davacının saklı payına müdahalede bulunmadığının da tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece Adli Tıp Kurulu raporunun fiil ehliyetine ilişkin değerlendirmenin yalnızca vasiyetnamenin düzenlendiği tarih için yapıldığını, bağışlama tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin olup olmadığına yönelik değerlendirmenin yapılmadığını, Adli Tıp Kurulu raporunun yetersiz olduğunu, tanık ifadesine göre mirasbırakanın baskı altında iken vasiyetname ve bağış işlemlerinde bulunduğunun sabit olduğunu, tenkise yönelik bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında vasiyetnamenin baskı ve zorlama ile yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediğini, Mahkemece alınan Adli Tıp Kurulu raporuna göre vasiyetname ve bağış tarihlerinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğunun tespit edildiğini, tenkise yönelik olarak bilirkişi raporuna göre davacının saklı payına müdahale olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesi şöyledir; "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir: 1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3.Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa"
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 inci maddesi şöyledir; "İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir."
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesi şöyledir; "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır."
5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 561 inci maddesi şöyledir; "Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur. Tenkise tâbi birden fazla ölüme bağlı tasarrufun bulunması hâlinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir"
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.