Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4482 E. 2024/3980 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4482
- Karar No
- 2024/3980
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki dava önce ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil davası olarak açılmıştır. 19/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda 5403 sayılı Kanunun 8. maddesine aykırı yapılan satışın iptali, bu talep kabul görmediği takdirde taksim hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, kabul olmazsa ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ortaklığın giderilmesi talebi açısından tefrik ve görevsizlik, diğer iki talep için ise davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Rize İli, Hemşin İlçesi, ... Köyü, 122 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ½ pay oranı ile malik olduğunu, ½ pay oranı ile malik olan kardeşi dava dışı ...'nin hissesini, 19/03/2021 tarihinde davalıya sattığını, satıştan haberinin olmadığını, ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına kayıtlı ½ hissesinin iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
19/12/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; mahalli bilirkişiler beyanlarında fiili taksim olduğunu ifade ettiklerinden taleplerini ıslah etmek zorunda olduklarını ileri sürerek ve 09.03.2022 tarihli duruşma tutanağında taleplerini detaylı açıklayarak; dava dışı ... tarafından davalıya yapılan pay satışının 5403 sayılı Kanunun 8. maddesindeki devir yasağına aykırı olduğundan iptalini, kabul görmez ise taksim sebebiyle davalı adına oluşan hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, kabul olmazsa ortaklığın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap ve beyan dilekçelerinde; yapılan paylaşımda davacının davalıya 1/2 hisseden daha az yer verdiğini, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasını kurtarmak için ıslah dilekçesi verdiğini, davacının satış iptaline dayanak olarak bahsettiği maddenin mülga olduğunu, davacının hem tarım arazisini bölünmezliğini savunup hem de tarım arazisini böldürmeye çalıştığını, iyiniyetli olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin ortaklığın giderilmesine yönelik talebinin istinaf mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında tefrik edildiği ve istem hakkında Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verildiği, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale geldiği, davacının dayanmış olduğu kanun maddesinin, yapılan kanun değişikliği ile mülga hale geldiği gerekçesiyle davacının satış iptali talebinin reddine; tapulu taşınmazların taksiminin geçerli olması için, taksimin mirasçılar arasında yazılı, paylı mülkiyette ve 3. kişiler arasında ise resmi şekilde yapılması gerektiği, dava konusu taşınmazın 1961 yılında tapulanmış olup, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, dinlenen tanıkların kardeşler arasındaki bölüşümün taşınmaz tapulandıktan sonra yapıldığını beyan ettikleri, davacı tarafın taksimin varlığını resmi senetle ispatlaması gerektiği, bir an olsun resmi senetle ispata muhtaç olmadığı düşünülse dahi, keşif mahallinde dinlenen tanıkların, dava dışı ...'nin arazinin paylaşım şeklinden hiçbir zaman memnun olmadığını ve paylaşıma rıza göstermediğini, ancak ...'nin Adem'e bırakılan paya da tecavüzde bulunmadığını, ...'nin paylaşımdan memnun olmadığı için arazisini satmak istediğini beyan ettikleri, taksim olgusunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle taksim esasına dayalı tapu iptali ve tescil talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; fiili taksim hususunda davalının ikrarı ve keşifte dinlenen tanık beyanları olduğunu, karar kesinleşmeksizin dosyanın tefrik edilmesinin hatalı olduğunu ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine tabi tarım arazisi olduğu, paydaş sayısı artırılmadığından yapılan devrin salt 5403 sayılı yasa kapsamında geçersiz olacağından bahsedilmeyeceği, bunun dışında tarafların fiilen belli alanları kullandıkları sabit ise de; tarafların katılımı ile yapılmış geçerli bir taksim sözleşmesi bulunmadığından ifraz ve tescile ilişkin terditli talebin de dinlenemeyeceği, dava konusu taşınmazın değerinin istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ile belirlendiği, davacı tarafça da harcın buna göre ikmal edildiği, dolayısıyla bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesine aykırı yapıldığı ileri sürülen satışın iptali, bu talep kabul görmediği takdirde taksim hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, kabul olmazsa ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.