Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4480 E. 2024/4000 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4480
- Karar No
- 2024/4000
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/535 E., 2023/800 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/86 E., 2022/221 K.
Taraflar arasındaki kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede mera tespit komisyonu kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 251 ada 1 parselde kayıtlı 1.454.759,26 m² taşınmazın 308.149,46 m²'sinin 25-30 yıldan bu yana müvekkilinin murisi tarafından tarla olarak kullanıldığını, 2018 yılından sonra da müvekkili tarafından kullanıldığını, ilgili taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken cins değişikliği yapılarak mera olarak tescil edildiğini, taşınmazın müvekkili ve murisi tarafından imar ve ihya edildiğini, ecrimisil ödendiğini, taşınmazda kayısı ve badem ağaçları diktiğini, cins değişikliği işleminin müvekkiline bildirilmediğini, çevredeki taşınmazlarda herhangi bir işlem yapılmamasına rağmen sadece bu taşınmazda cins değişikliği yapıldığını, belirttiği nedenlerle belirtilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı müvekkil adına tesciline, olmadığı takdirde; il mera komisyon başkanlığı tarafından dava konusu taşınmazın Hazine arazisinden meraya dönüştürülmesine dair yapmış olduğu tahsis ve sınırlandırmanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili ile dahili davalı Hazine vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; husumet, zamanaşımı ve esasa ilişkin itirazda bulunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” hükmünün düzenlendiği, burada yer alan hak düşürücü süre düzenlemesinin dava şartı niteliğinde olduğu ve yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetileceği, dava dosyası incelendiğinde; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağının 16.04.1993 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın on yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 01.07.2021 tarihinde ikame edilmiş olduğunun anlaşıldığı, hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, davacının ikincil talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21 inci maddesinin 2 nci fıkrasında; "Tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve bunlara karşı dava açılamaz" hükmünün düzenlendiği, düzenlenen hak düşürücü sürenin dava şartı niteliğinde olduğu ve mahkemece re’sen gözetileceği, dava konusu taşınmazın mera olarak tahsis veya sınırlandırılmasına ilişkin kararın 2012 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın beş yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 01.07.2021 tarihinde açıldığının tespiti ile hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 251 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 308.149,46 m²'sinin yaklaşık 20-30 yıldan beri davacının babası tarafından kullanıldığını, 2018 yılında davacının babasının vefatı ile ara vermeden kullanımın davacı tarafından devam ettirildiğini, kullanım bakımından emek ve mesai sarf edildiğini, imar ve ihya edildiğini, ecrimisil ödendiğini; ancak taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken mera komisyonunca zemin etüdü yapılmadan 2012 yılında mera olarak tespit edildiğini, bu hususta muris yada davacıya bildirim yapılmadığını, Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, taleplerinin kadastro öncesine dayanmadığını, açıklanan ve re'sen ele alınacak nedenlerle Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; iddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve dosyada mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın asıl talebinin kadastro öncesi nedene dayandığı, ikincil talebinin de mera tespit komisyonu kararının iptaline yönelik olduğunun anlaşıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü (mülga 766 sayılı Tapulama Kanun'un 31 inci) maddesi, “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” hükmünün düzenlendiği, kadastro öncesi sebebe dayalı davada anılan madde hükmü gereği hak düşürücü sürenin gözetileceği, dava konusu ... Mahallesi, 251 ada 1 parselin 12.12.1991 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü ve tespitin askı ilanı sonunda 16.04.1993 tarihinde kesinleştiği, taşınmaz üzerinde Mera Komisyonu tarafından yapılan çalışmanın ise 31.05.2012-30.06.2012 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve sonrasında kesinleştiğinin tespit edildiği, kadastro tutanağının kesinleşme tarihi ile dava tarihi olan 2021 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin ve mera tahsis kararının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 4342 sayılı Yasa'nın 21/2 nci maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, yerel Mahkemenin davanın hak düşürücü süreden reddine dair kararının usul ve esas bakımdan hukuka uygun olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Taşınmazın 308.149,46 m²'sinin yaklaşık 20-30 yıldan beri davacının babası tarafından kullanıldığını,
2. 2018 yılında davacının babasının vefatı ile ara vermeden kullanımın davacı tarafından devam ettirildiğini, kullanım bakımından emek ve mesai sarf edildiğini, imar ve ihya edildiğini, ecrimisil ödendiğini,
3. Taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken mera komisyonunca zemin etüdü yapılmadan 2012 yılında mera olarak tespit edildiğini, bu hususta muris yada davacıya bildirim yapılmadığını,
4. Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, taleplerinin kadastro öncesine dayanmadığını,
5. Davacı vekili tarafından verilen 12.09.2024 tarihli ek temyiz dilekçesinde ise; mera tespit komisyonu raporunda dava konusu taşınmaza ilişkin hiçbir olgunun bulunmadığını, tahsis kararında kanunun aradığı unsurların uygulanmadığını, meraya ihtiyaç olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini,
6. Tahsis kararının İbrahimpaşa Köyüne değil, belediye tüzel kişiliğine yapılması gerektiğini,
7. Mera komisyon raporunun belediyede ilan edilmesi gerektiğini, ancak köy muhtarlığında ilan edildiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede mera tespit komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.