Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4477 E. 2024/3771 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4477
Karar No
2024/3771
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1321 E., 2023/1616 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/329 E., 2023/47 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin makili olduğu 2122 ada 49 parsel sayılı taşınmazdaki evde davalının oturduğunu, davacının bu duruma rızasının bulunmadığını, ... 6. Noterliğinin 17.05.2022 tarih ve 8606 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile evin tahliyesinin ihtar edildiğini, davalının ihtarnameyi dikkate almadığını iddia ederek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, bila tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 24.07.2022 tarihinde davalı tarafından tahliye edilerek, müvekkiline teslim edildiğini, davanın konusuz kaldığını, davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin gelini olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda 1995 tarihinden beri ikamet ettiğini, dava konusu ev ile ilgili tapu kaydında müvekkili lehine muhdesat beyanı bulunduğunu, ihtarnamenin davalıya 23.06.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin üzüntüden kalp rahatsızlığı geçirip hastaneye yatırıldığını, anjiyo yapıldığını, davalının hastaneden taburcu olduktan 3 gün sonra çocuklarının yardımıyla evi boşalttığını, ihtarnamede belirtilen 15 günlük tahliye süresi beklenmeden iş bu davanın açıldığını, davacının davada hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ve 2022/329 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararı ile; davanın 01.07.2022 tarihinde açıldığı, dava tarihinden sonra davalının anahtarı teslim ettiği, dava tarihi itibarıyla davalının el atmasının devam ettiği, davacının dava açmakta haklı olduğunun anlaşıldığı, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasının uygun olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak davanın açıldığını, davacının kayınvalidesi olan davalıya zarar vermek amacıyla eldeki davanın açıldığını, dava konusu evin davalıya ait olduğuna dair tapu kaydında şerh bulunduğunu, 82 yaşındaki davalının yıllardır yaşadığı evden kovulduğunu, ihtarla verilen 15 günlük süre içinde evden taşındığını, evin anahtarının davacının eşinde de olduğunu, evin anahtarının teslim edilmediği iddiasının gerçekten uzak olduğunu, bu davanın açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, dava açılmadan önce evin tahliye edilmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararında; "dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan şerhin sahibine tazminat ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 724 üncü maddesinden kaynaklanan kişisel hak niteliğindeki temliken tescil isteme hakkının dışında başka bir hak bahşetmeyeceği, muhtesat şerhinin davacının mülkiyet hakkı karşısında o şeyi kullanan bakımından kullanımının haklı ve geçerli bir nedeni olarak da kabulünün mümkün olmadığı, muhdesat şerhinin kullanan kişiyi haksız işgalci konumundan kurtarmayacağı, davalının taşınmazı boşaltması nedeni ile mahkemece hapis hakkı tanınmak sureti ile el atmanın önlenmesine karar verilme imkanı da bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683 ve 723 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi talep edilen taşınmazın tapu kaydında, davalı lehine muhdesat şerhi bulunmaktadır. Hal böyle olunca Mahkemece re’sen 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 723 üncü maddesi uyarınca belirlenecek uygun muhdesat bedeli üzerinden davalı lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle el atmasının önlenmesi yönünde karar verilmesi gerekirken davalı yargılamanın başında dava konusu 2122 ada 49 parsel sayılı taşınmazda yer alan evi tahliye etmiş, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 723 üncü maddesi gereğince davalının dava konusu taşınmazı tahliye etmemesi durumunda davalıya uygun bir tazminat ödenmeden dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesi yönünde karar verilemeyeceği açıktır. Bu durumda dava konusu yeri tahliye eden muhdesat sahibi aleyhine harç ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda V.C.3.1 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda V.C.3.2 numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4 üncü bentlerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, ayrı birer bent olarak, "Peşin ve tamamlama harcı ile alınan toplam 10.508,64 TL’den, alınması gereken 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 10.409,44 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde yatırana iadesine", "yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4477, K. 2024/3771, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4477-e-2024-3771-k-7cf6f298b4ab