Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4454 E. 2024/3998 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4454
Karar No
2024/3998
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1181 E., 2023/697 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/252 E., 2020/188 K.

Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanununun 617 nci maddesi ikinci fıkrasına dayalı mirasın gerçek reddinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı asilden 30.06.2017 tanzim ve 01.01.2018 vade tarihli senet, 15.07.2017 tanzim ve 05.02.2018 vade tarihli senetler dolayısıyla alacaklı olduğunu, mezkur senetlerin vadesinde ödenmemesi sebebiyle 25.04.2018 tarihinde Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünün 2018/4699 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, takibin kesinleştiğini, kesinleşmeye müteakip davalıya babasından miras kaldığını ve mirasın aktifinin pasifinden fazla olduğunu, davalı tarafın kendisine düşen mirası Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/137 Esas - 2018/223 Karar sayılı ilamı ile reddettiğini, red sebebinin borçlarını ödememek olduğunu, davalının mal varlığının müvekkiline olan borcunu ödemeye yetmediğini, davalının müvekkilini zarara uğratmak amacıyla kötüniyetli olarak hareket ettiğini; bu sebeplerle Türk Medeni Kanununun 617 nci maddesi gereğince reddin iptaline, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap vermemiş duruşmada hazır bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; açılan davanın mirasın reddinin iptali talebinden ibaret olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mal varlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse, alacaklıları veya iflas idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Bu süre, zamanaşımı süresi olmayıp, hak düşürücü süredir. Düzenlemeye göre, altı aylık dava açma süresi ret tarihinden itibaren başlayacaktır. Mirasın reddinin iptali davasının koşulları; davanın, mirasın reddedildiği günden itibaren altı aylık hak düşürücü süre içinde açılması, borçlu mirasçının alacaklıları zararlandırma kastı ile hareket ettiğinin alacaklı tarafından kanıtlanması, borçlunun alacaklıya teminat göstermemesi, borçlunun mevcut mallarının borçlarına ödemeye yetmemesi ve borcunu ödemekten imtina etmesidir. Huzurdaki davanın altı aylık süre içerisinde açıldığı, alınan bilirkişi raporunda davalının murisinin mal varlığı değerlendirmesinin aktif toplamının 546.888,00 TL, pasif borç bakiyesinin sıfır olduğu tespitlerine yer verildiği yani terekesinin aktifinin pasifinden fazla olduğunun tespit edildiği, davalının borcuna karşılık herhangi bir teminat göstermediği, dosyaya sunulan aciz vesikası yerine geçen haciz tutanaklarından davalının mal varlığının borçlarını ödemeye yetmeyeceği, tüm bu durumlar dikkate alındığında davalı borçlunun alacaklısını zararlandırma kastıyla mirası reddettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1. Mahkeme kararının usul ve esas yönü ile yasalara aykırı olduğu,

2. Müvekkilinin kanundan kaynaklanan bir hakkı kullanmasının kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini,

3. Müvekkilinin alacaklıları zarara uğratma amacı olmadığını,

4. Alacaklıların mirasın red edildiğini öğrenmesini takiben, icra müdürlüğü aracılığıyla kendilerine verilmek üzere borçlu müvekkilinden güvence talep etmesi, güvence verilmediği takdirde reddin iptali davası açmaları gerektiğini, ancak bu hususun yerine getirilmediğini,

5. Mahkemeye sunulan aciz vesikalarının usule ve hukuka uygun olarak alınmadığını, gerekli araştırmalar yapılmadan alındığını, aciz vesikalarının iş bu dava açmadan temin edilmesi gerekirken dava sürecinde temin ettirilmesinin yanlış olduğunu,

6. Müvekkilinin ölümünden önce muris babası ile uzun bir süredir görüşmediği ve konuşmadığı için mirası reddettiğini, alacaklılarını zarara uğratmak amacıyla red işlemi yapmadığını, bu hususun araştırılmadığını,

7. Murisin malvarlığı araştırılması yapıldığını ve aktif toplamının 546.888,00 TL olduğu, borç bakiyesinin sıfır olduğu belirlenmişse de, murisin veraset ilamı gereği borçlu davalıya bu miktardan ne kadar düşeceği, borcu karşılayacak düzeyde olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, tüm bu hususlarla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya arasında mevcut Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.07.2018 tarih, 2018/137 Esas 2018/233 Karar sayılı ilamının incelenmesinde, muris ...'in 14.05.2018 tarihinde vefat ettiği, muristen intikal eden mirasın davacı ... tarafından Türk Medeni Kanununun 605. maddesi gereğince kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespitine karar verildiği, kararın 01.08.2018 tarihinde kesinleştiği, Türk Medeni Kanununun 617. maddesi uyarınca borcunu ödemeyen, güvence vermeyen ve malvarlığı kendi borcunu ödemeye yetmeyen, alacaklılarına zarar vermek kastıyla mirası reddeden mirasçının alacaklılarının veya iflas masasının ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açabileceği, kötüniyetle redden söz edilebilmesi için, reddeden mirasçının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediğinin sabit olması gerektiği, somut olayda, davacı tarafın alacağı için davalı hakkında icra takibi başlatılıp takiplerin kesinleştiği, davalının haczi kabil malvarlığının tespit edilemediği, davalının 15.05.2018 tarihli başvurusu üzerine Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 205.07.2018 tarih, 2018/137 Esas 2018/233 Karar sayılı ilamı ile davalının murisi ...'in mirasının reddine karar verildiği, alacağın henüz tahsil edilemediği, güvence de verilmediği, eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, davacı tarafından borçlu mirasçı hakkında “aciz vesikası” alınmamış olmakla birlikte, icra dosyası üzerinden yapılan haciz girişimlerinde davalının haczedilir hiç bir malvarlığının bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, mahkemece, davalının şahsi malvarlığının ret tarihi itibarı ile borcu karşılamaya yeterli olmadığının tespit edilmiş olmasına ve davalı borçlu tarafından da yeterli güvence gösterilmediğinin anlaşılmasına, keza davalı tarafça da mirası red tarihinde mal varlığı bulunduğuna ilişkin bilgi veya belge de sunulamadığına göre, İlk Derece Mahkemesi tarafından mirasın gerçek reddinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalının mirası ret ederek kanuni hakkını kullandığını, kanuni hakkını kullandığı için kötü niyetli kabul edilemeyeceğini,

2. Davacının öncelikle icra müdürlüğü vasıtası ile davalıdan güvence talep etmesi gerektiğini, ancak bu hususun yerine getirilmediğini,

3. Aciz vesikasının usule uygun olarak alınmadığını,

4. Bilirkişi raporunun usule uygun olarak düzenlenmediğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararının temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme uyuşmazlık; mirasın gerçek reddinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 617 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına ve temyiz kapsamına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4454, K. 2024/3998, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4454-e-2024-3998-k-3193abd72719