Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5067 E. 2024/4096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5067
Karar No
2024/4096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1932 E., 2023/2380 K. KARAR : Kaldırma-vekalet ücreti yönünden İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/206 E., 2023/18 K.

Taraflar arasındaki asıl dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, karşı dava taşınmaz üzerindeki binaların ve ağaçların tespiti, imar-ihya zilyetliğe ve TMK'nın 724 üncü maddesine (temliken tescil) dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davadaki tapu iptali ve tescil talebinin ve tespit taleplerinin reddine, tazminat talebinin kısmen kabulü ile TMK'nın 723/3 üncü maddesi uyarınca asgari levazım bedeline karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince karşı dava yönünden; yerel mahkemece tespit talepleri ayrı bir davaymış gibi nitelendirilerek bu taleplerin reddine ve davalı-karşı davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, diğer kısımlarda İlk Derece Mahkemesi ile aynı yönde karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; ... Organik Ürünleri Tarım Hay. Paz. San. ve Tic. A.Ş.'ye kiraya verilen ... Tarım İşletmesinin kullanımında olan müvekkili idareye ait Samsun İli, Bafra İlçesi, ... Mahallesi, 126 ada 6 parsel sayılı taşınmaza işgalcilerin ve işgal ettikleri alanların tespiti için müvekkil idare tarafından bir komisyon oluşturulduğunu, davalı tarafın taşınmazın 11.935 m²'lik kısmında haksız müdahalesinin olduğunu ileri sürerek, müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın iddia edildiği gibi 2014 yılında müvekkili idare adına tescil edilmediğini, dava konusu taşınmazlar mülkiyeti Maliye Hazinesine aitken de ... Harası kullanımına tahsisli durumda olduğunu, 3646 sayılı Kanun ile de müvekkili idare adına tescili sağlandığını, ... Tarım İşletmesi arazileri içinde yer alan taşınmazın 2B kapsamı dışında olan taşınmazlardan olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davalı ve ailesinin 1940 yılından bu yana dava konusu taşınmazı tarıma elverişsiz olduğu halde imar ve ihya yapılarak tarım arazisi haline getirdiklerini, dava konusu yerin daha önce orman olarak geçtiğini ancak orman vasfını yitirdiği nedeniyle 2B kapsamında değerlendirilen yerlerden olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/A maddesine göre 01.10.2014 yılında davacı-karşı davalı adına geçirildiğini, taşınmazda 80 yıldır zilyet olunduğu ve bina yapıldığını, 2B arazisi olan yerlerin kanunen zilyedine verilmesi gerektiğini ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki binaların ve ağaçların müvekkile ait olduğunun ve değerinin tespiti, binaların değeri arazi değerinden fazla olduğundan, imar-ihya yapıldığından, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL tazminatın, (ıslah dilekçesi ile de 397.885.03 TL olarak dava değerini belirlemiştir.) davacı-karşı davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınmasını talep etmiş; asıl davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydına göre davacının malik olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne; karşı dava bakımından ise; yapıların değerinin tespiti isteminin maddi vakıa tespitine ilişkin olduğundan, yapıların aidiyetinin tespitinin ise güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine; davacının çaplı taşınmazdaki kullanımının iyiniyetli olmadığı, taşınmazın ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle TMK'nın 724 üncü maddesine göre tapu iptali ve tescil talebinin reddine; davacının terditli talebi olan TMK'nın 723 üncü maddesi gereği tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise davacı her ne kadar arazi bedeli ve yapı bedellerinin toplamı üzerinden tazminat isteminde bulunmuş ise de ancak yapıların asgari levazım bedelinin tarafına ödenebileceği gerekçesiyle tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 128.932,06 TL maddi tazminatın karşı davalıdan dava tarihi olan 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak karşı dava davacısına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin karşı tarafın iyiniyetli olduğunu kabul ederek tazminat taleplerini kısmen kabul ettiğini, iyiniyetli olmadığını, benzer olaylarda lehlerine verilen mahkeme kararlarının kesinleştiğini ileri sürerek, kısmen kabul kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; zilyet olan müvekkiline haber verilmeden davacı Kurum adına tescil yapıldığını, tazminatın düşük belirlendiğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, karşı dava yönünden ise; yerel mahkemece tespit talepleri ayrı bir davaymış gibi nitelendirilerek bu taleplerin reddine ve davalı-karşı davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı, davalı-karşı davacının tespit talepleri gerek karşı dava dilekçesinde gerekse yargılama aşamasındaki beyanlardan açıkça anlaşıldığı üzere tazminat talebi içerisinde, bu talebin haklılığını ortaya koymak için yapılmış savunmadan ibaret olduğu gerekçesiyle; kararın kaldırılmasına, diğer kısımlarda İlk Derece Mahkemesi ile aynı yönde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekalet ücreti dışındaki istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki ileri sürdüğü sebeplerle, asıl dava yönünden lehlerine verilen vekalet ücretinin, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihine göre hesaplanması gerektiğini, tespit talebi reddi için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kısmen kabul kararının bozulmasını ve vekalet ücreti itirazının kabulünü talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi karşı davada taşınmaz üzerindeki binaların ve ağaçların tespiti, imar-ihya, zilyetliğe ve TMK 724'e dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 683, 724 ve 723 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraflar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5067, K. 2024/4096, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5067-e-2024-4096-k-e6da489270dc