Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5081 E. 2024/4145 K. – Vasiyetnamenin
Konu: Vasiyetnamenin İptali Olmadığı Takdirde Tenkis
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5081
- Karar No
- 2024/4145
- Karar Tarihi
- Konu
- Vasiyetnamenin İptali Olmadığı Takdirde Tenkis
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1950 E., 2023/2325 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/368 E., 2023/182 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...'in ... 1. Noterliği 29.11.1994 tarih ve 31899 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, dava konusu vasiyetnamenin 743 sayılı Kanun'un 481 ve 482 nci maddelerine aykırı olduğunu, vasiyetname ile müvekkillerinin saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.
2. Birleştirilen 2018/183 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...'in ... 1. Noterliği 29.11.1994 tarih ve 31899 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenleyerek adına kayıtlı taşınmazları kızı ...'e vasiyet ettiğini, dava konusu vasiyetnamenin 743 sayılı Kanun'un 481 ve 482 nci maddelerine aykırı olduğunu, vasiyetname ile müvekkillinin saklı payına tecavüz edildiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.
3. Birleştirilen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/56 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; miras bırakan ...'in ... 1. Noterliği 29.11.1994 tarih ve 31899 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlediğini, vasiyetnamenin mirasbırakanın son arzularını taşımadığını, dava konusu vasiyetnamenin şekil şartına aykırı olduğunu, miras bırakanın vasiyetnamede vasiyet ettiği mallar üzerinde tasarrufta bulunmak suretiyle vasiyetnameden döndüğünü ileri sürerek, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin mirasbırakanın arzusuna uygun olarak düzenlendiğini, vasiyetnameyi düzenleyen ... 1. Noterliğine davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davacıların tenkis talebine uygun olarak dava harcının tamamlanması gerektiğini, davacıların miras bırakanla ilgilenmediklerini, vasiyet dışı terekede bulunan malların davacıların saklı paylarını karşıladığından tenkis talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin miras bırakanın okur yazar olmaması nedeniyle noter tarafından okuyamayan yazamayanlara özgü vasiyetname şeklinde düzenlendiği, ancak vasiyetnamede tanık beyanlarının ayrı ayrı vasiyetnamede yer almadığı ve yine her bir tanık tarafından ayrı ayrı beyanlarının altının imzalanmadığı, dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu vasiyetnameyi düzenleyen noterliğin ihbarını talep etmelerine rağmen yerine getirilmediğini, dava konusu vasiyetnamenin 743 sayılı Kanun'un aradığı şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiğini, mirasbırakanın arzusunun korunması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine göre dava konusu vasiyetnamenin 743 saylı Kanun'un 482 nci maddesindeki şekil şartlarına aykırı olması asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin (743 sayılı Kanun) 482 nci maddesi şöyledir; "Vasiyet eden kimse vasiyetnameyi okuyamaz ve imza edemez ise resmi memur şahitler huzurunda vasiyetnameyi kendisine okur. Vasiyetçi vasiyetnamenin son arzularını muhtevi olduğunu beyan eyler. Bu takdirde şahitler vasiyetçinin beyanatı, huzurlarında vakı olduğuna ve onu tasarrufa ehil gördüklerine dair şerh vermekle iktifa etmeyip vasiyetnamenin kendi huzurlarında resmi memur tarafından vasiyetçiye okunduğunu dahi tahrir ve imza ederler."
3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamına göre davacılar, dava konusu ... 1. Noterliği 29.11.1994 tarih ve 31899 yevmiye numaralı vasiyetnamenin şekle aykırılığını ileri sürmüşlerdir. Bu kapsamda vasiyet eden mirasbırakanın okuyup yazamadığı anlaşıldığından, dava konusu vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte geçerli 743 sayılı Kanun'un 482 nci maddesine göre geçerliliği belirlenmelidir.
2. Davaya konu vasiyetname incelendiğinde, yapılan resmi vasiyetnamenin tanıklar önünde vasiyet edene okunduğu belirtildikten sonra vasiyet eden yazılanların tamamen son ve gerçek isteklerini kapsadığını söylemiştir. Bu bağlamda 743 sayılı Kanun'un 482 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 2 nci maddesinin ilk cümlesinin yerine getirildiği ortadadır. Bununla birlikte tanıkların beyanlarında vasiyetnamenin noter tarafından yazıldıktan sonra her iki tanık birlikte söze başlayarak "İşbu vasiyetnamenin vasiyetçinin beyanı ile noter ... tarafından yazılıp düzenlendikten sonra huzurumuzda vasiyetçi ...'e açıkça okunduğunu ve mealini anlattığını vasiyetçi ise okunan bu vasiyetnamede yazılı olanların hakiki arzu ve maksatlarını tam olarak kapsadığını noter ... ve bizlere söylediğini, bizler de ilgiliyi nu işleri yapmaya kanunen ve hukuken yetenekli gördüğümüzü ve Medeni Kanun'un 483 üncü maddesinde yazılı mahzurlardan dahi salim bulunduğumuzu tanık sıfatı ile beyan ve ifade eder ve bu beyanlarımızı okuyarak imza ederiz" şeklinde bir açıklamalarının bulunduğu ve açıklamanın altında imzalarının bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla, tanıkların, vasiyetçinin beyanı ile vasiyetnamenin düzenlenerek vasiyetçiye huzurlarında okunduğuna, vasiyetçinin tasarrufa ehil gördüklerine ilişkin açıklamalarının bulunması ile vasiyetnamede 482 nci maddesinin 2 nci fıkrasının son cümlesinde öngörülen şekil şartının da yerine getirildiği ortadadır.
2. İlk Derece Mahkemesince verilen kararda ise vasiyetnamede tanık beyanlarının ayrı ayrı vasiyetnamede yer almadığı ve yine her bir tanık tarafından ayrı ayrı beyanlarının altının imzalanmaması gerekçesiyle vasiyetnamenin şekle aykırılığı nedeniyle iptaline karar verilse de karara katılma olanağı bulunmamaktadır. 743 sayılı Kanun'un 482 nci maddesi incelendiğinde tanıkların vasiyetnamede ayrı ayrı beyanlarının bulunacağına ve bu beyanların altının ayrı ayrı imzalanacağına dair herhangi bir şekil şartı düzenlenmemiştir. Vasiyetnamedeki şekil şartları tahdidi olarak düzenlenmiş olup bu şartları yorum yoluyla da genişletilebilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla, Mahkemece kanunda öngörülmeyen bir şekil şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle vasiyetnamenin şekil eksikliği nedeniyle iptaline yönelik karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.