Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5145 E. 2024/6926 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5145
Karar No
2024/6926
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/232 Esas, 2023/1081 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2018/409 E., 2020/93 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının Youtube internet sitesinde ve bazı ulusal televizyon kanallarında "Hem iyi kalite hem iyi fiyat. ...!" başlığıyla yayımlanan reklamının yanıltıcı ve aldatıcı olduğunu, davalıların "hem en iyi kalite hem de en iyi fiyat anlayışının Türkiye'deki temsilcisi" olduklarını belirtmesine rağmen bu sıfatın hangi bilgi ve belgeye dayandığına yer verilmediğini, reklamda geçen "neden mi, hem iyi kalite hem iyi fiyat, çünkü ... hem boya hem de mantolamada hem üretici hem de satıcıdır da ondan" ibaresinin rakipleri gereksiz yere kötüleme içerdiğini ayrıca hem iyi kalite hem de iyi fiyatın sadece hem üretici hem de satıcı olunması halinde mümkün olabileceği algısı yaratıldığını, reklamda diğer firmaları temsil eden kişinin baş aşağı gösterildiğini ve bunun da rakipleri kötüleyici ve aşağılayıcı nitelikte olduğunu, bu reklamın hem reklam mevzuatına hem de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete ilişkin hükümlerine aykırı olduğunu, bu tür reklamların dürüstlük, tüketiciyi yanıltmama ve rakipleri kötülememe yükümlülüklerine aykırı reklam olarak kabul edildiğini, reklamda yer verilen beyanların gerçeği yansıtmadığını, bu iddiayı kanıtlar herhangi bir bilgi veya belgeye yer verilmediğini, bu reklam nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının bu reklam dolayısıyla bir zararının ya da zarar görme ihtimali bulunmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, reklamda resmi bir temsilcilik sıfatından söz edilmediğini, "Tüm dünyada hızla yayılan hem kalite hem iyi fiyat anlayışının Türkiye'deki temsilcisi ..." ifadesi ile ortalama tüketici nezdinde tüm dünyada fiyatın kaliteye ve kalitenin fiyata feda edilmediği, iyi kalite ve iyi fiyat anlayışının giderek yaygınlaştığı ve bu politikayı benimseyen bir firma olunduğu hususlarının dile getirildiğini, herhangi bir resmi temsilcilik durumunun vurgulanmadığını, reklamdaki beyanın karşılaştırma içermediğini ve dolayısıyla karşılaştırmalı reklam sayılamayacağını, reklamdaki "neden mi, hem iyi kalite hem iyi fiyat, çünkü ... hem boya hem de mantolamada hem üretici hem de satıcıdır da ondan" ibaresinin sektörde hem üretici hem satıcı olan tek firmanın müvekkili olduğuna dair bir beyan olmadığını, bir karşılaştırmaya yer verilmediğini, reklamda tüketicinin güvenini kötüye kullanılması veya tecrübe ve bilgi eksikliklerinin istismar edilmesinin, dolayısıyla reklamın his istismarı niteliğinde olmasının söz konusu olmadığını, reklamda rakiplerin kötülenmesine yönelik bir ifade bulunmadığını, karşılaştırma yapılmasının tüketiciye bırakıldığını, bu nedenle rakip firmaların kötülendiğinden bahsedilemeyeceğini, dava konusu reklam haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu reklam içeriğinde davacı tarafın satışa sunduğu ürünlerin genel özelliklerini öne çıkarmakta olup satışa sunduğu ürünlerden belirli bir ürün üzerinde somut bir özellik veya objektif üstünlük ileri sürmediği, reklamda geçen ifadelerin tek temsilci ya da en iyi temsilci gibi kavramları içermediği ve tüketiciyi yanıltabilecek nitelikte olmadığı, reklamdaki diğer ifadelerde geçen şirketin hem üretici hem satıcı olması hususlarının şirketin faaliyetlerine uygun olup gerçeğe aykırı olmadığından tüketiciyi yanıltmadığı ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı gibi reklamda iyi kalite iyi fiyatlı olmasının hem üretici hem satıcı olmasına bağlanmasının rakipleri haksız yere kötülemediği, hem üretici hem satıcı olmayanların kalitesiz veya pahalı ürünler sattığına ilişkin bir karşılaştırma veya kötüleme içermediği, reklamda diğer kişinin baş aşağı durmasının rakip firmaları kötülemeye yetmediği gibi cümle devamında ilgili yönetmeliğe aykırı olan bir karşılaştırma da yapılmadığı, son olarak "araştırın, soruşturun, anlarsınız" ifadesini kullanan kişinin yüz ifadesi ile reklamdaki diğer kişilerin yüz ifadesinde belirgin bir fark bulunmadığı, ayrıca ters duran kişinin de üzgün olmadığının görüldüğü, araştırın, soruşturun, anlarsınız ifadesinin, tüketicileri alışveriş yaparken benzer faaliyette bulunan bir çok firmayı karşılaştırmaya ve araştırmaya yönelttiği, ancak bu yöneltmenin somut reklam içeriğinde davalının bizzat kendini rakip firmalarla karşılaştırması şeklinde ortaya çıkmadığı,haksız rekabet eylemi içermediği gibi, tüketiciyi yanıltma vasfının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, görsel medyada yayımlanan davalılara ait reklamın haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ile haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 55 ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 01.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5145, K. 2024/6926, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5145-e-2024-6926-k-56d2307312dc