Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5164 E. 2024/6681 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5164
- Karar No
- 2024/6681
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/693 Esas, 2023/789 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2021/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin T/02156, 2017/34352, 2015/75963, 2015/75955, 2015/75951, 2015/75947, 2015/22505, 2015/105595, 2013/103891, 2012/83825, 2012/83810, 2012/83801, 2010/22667, 2010/22666, 2010/18009, 2009/26174, 2009/26173, 2009/26172, 2009/26172, 2003/03516, 2003/03515, 189585, 149139, 2001/21466 Sayılı ve "eriş", "e eriş", "erişto", "eriştelli", "erişetti", "erişbey", "eriş şekil", "eriş usta şekil", "eriş group", "çabuk erişte-eriş erişte", "e eriş", "anadolu'dan eriş erişte", "eriş un platinium özel amaçlı buğday unu şekil", "eriş un üç ceylan özel amaçlı baklavalık böreklik buğday unu şekil, "eriş card", "eriş bis", "eriş bis", "eriş gold". "eriş un bis", "eriş un gold", "erişler", "eriş", "erişyağ şekil", "eriş un", "eris flour mills şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ORISUN” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2018/115911 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1974 yılından bu yana gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, Eriş markasını ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiğini, “Eriş” ibaresini içeren seri birçok tescilli markasının olduğunu, bu markaları 40 yılı aşkın süredir aralıksız ve yoğun olarak kullanması sonucu markaların tanınmış hale geldiğini, bu tanınmışlığın markalar siciline kayıt edildiğini, bununla birlikte ERİŞ markasının tanınmışlığına ilişkin çok sayıda mahkeme kararı ve Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, davaya konu markanın “ORISUN” ibaresinden oluştuğunu, bu markanın müvekkilinin tanınmış olan ERİŞ markasına ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin ERİŞ markasını tek harf farkla içeren ORİS ibaresi ve UN ibaresinden meydana geldiğini, UN ibaresinin gıda ürünlerinde tanımlayıcı nitelikte olması nedeniyle bu ibarenin tali unsur olduğunu, ORİS ibaresinin markanın asıl unsuru olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan E harfi yerine O harfini kullandığını, her iki markanın da geri kalan 3 harfinin aynı olduğunu, markanın sonunda yer alan S harfi Ş harfiyle işitsel olarak benzer olduğunu, ilgili tüketicinin davalıya ait markayı ilk gördüğünde bu markanın müvekkiline ait ERİŞ markası sanacağını, ERİŞ markasının yeni bir versiyonu olarak düşüneceğini, müvekkilinin Türkiye’nin en büyük un üreticisi olduğunu, ERİS ve ERİŞ markası ile dünyanın pek çok ülkesine ihracat yaptığını, müvekkilinin ERİS markalarının itibarına ciddi anlamda zarar verebileceğini, davaya konu olan başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'nun 2020-M-3270 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2018/115911 başvuru numaralı “ORISUN” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, başvuru konusu ibarenin “ORISUN” şeklinde olduğunu, davaya mesnet gösterilen markaların ise ERİŞ ve ERİŞ ek unsurlu ibarelerden oluştuğunu, herhangi bir iltibas oluşmasının mümkün olmadığını, SMK'nın 6/3, 6/6 ve 6/9. hükümlerinin uygulamasına ilişkin iddiaların yerinde olmadığını, 6/5 maddesi kapsamındaki tanınmışlık konusundaki iddialarında haklı görülmediğini, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markaların bütüncül algı, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olacak şekilde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin 1997 yılından beri gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında maden suyu ve meyveli maden suyu sektöründe ticaret yaptığını, tarafların farklı sektörlerde iş yaptığını, aralarında ortak bir ürün grubu bulunmadığını, müvekkilinin ilk olarak 2000 yılında aynı ibareyi aynı sınıflarda tescil ettirdiğini, markasını birebir kullandığını, dava konusu markanın 10 yıl süre boyunca kullanılmış olmasına rağmen bir takım sebeplerden dolayı yenilmesinin yapılmadığını, müvekkilinin markasının ORISUN davacıya ait markanın ise ERİŞ olduğunu, telaffuzlarının ve yazı biçimlerinin de farklı olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, başvuru kapsamındaki 29, 30, 32.sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itiraza mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, başvuru standart karekterle yazılmış “ORISUN” ibaresinden oluşurken; itiraz dayanak markanın standart karekterle yazılı "eriş", "e eriş", "erişto", "eriştelli", "erişetti", "erişbey", "eriş şekil", "eriş usta şekil", "eriş group", "çabuk erişte-eriş erişte", "e eriş", "anadolu'dan eriş erişte", "eriş un platinium özel amaçlı buğday unu şekil", "eriş un üç ceylan özel amaçlı baklavalık böreklik buğday unu şekil, "eriş card", "eriş bis", "eriş bis", "eriş gold", "eriş un bis", "eriş un gold", "erişler", "eriş", "erişyağ şekil", "eriş un", "eris flour mills şekil" ibarelerinden oluştuğu, taraf markalar arasında her ne kadar bazı harfler yönünden benzerlik olsa da davaya konu olan “ORISUN” ibaresi ile davaya mesnet olan “ERİŞ” ibaresinin görsel olarak farklı olduğu, markaların göz ve hafızada bıraktığı etkinin farklı olması sebebiyle tüketiciler nezdinde markaların ayırt edilmesi kolay olacağından davacının davaya refere ettiği markalar ile davaya konu olan markanın görsel olarak farklı olduğu, dava konusu marka ile davacı markalarının bütünsel anlamda yapılan karşılaştırma sonucunda, markaların birbirlerinin farklı versiyonları, alternatifleri veya bir serinin devamı olarak nitelendirilmesi mümkün olmayan işaretler oldukları, “ORISUN” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin bu ibareyi davacının markası olarak yorumlama yoluna gitmeyeceği, dava konusu markanın görsel mizanpajındaki farklılıkların son derece baskın olduğu, hal böyleyken, başvuru konusu marka ile davacı yanın YİDK aşamasına ve işbu davaya dayanak yaptığı markaları genel izlenim yönünden benzer olmadığı ve aralarında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının olmayacağı, davacının mesnet olan “ERİŞ” işaretinin kullanımının, SMK m. 6/3 hükmünde aranan “markasal kullanım”, “ciddi kullanım” ve “geniş bir coğrafyada kullanım” hususlarını karşıladığı ve önceki yoğun/ciddi markasal kullanıma dayalı bir hak elde ettiğinden gerçek hak sahipliğinden ... haklarının bulunduğu, ancak bu kullanımın davaya konu olan markanın tesciline bir engel oluşturmayacağı, zira taraf markaların görsel ve işitsel olarak benzer olmadığı, tarafların faaliyet alanları birbirleri ile yakın olduğu görülse de işaretlerin benzer olmadığı değerlendirildiğinden davacının SMK 6/6 maddesi anlamında itiraz etme hakkının ispatlanamadığı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Şirketin marka başvurusu kapsamındaki 29, 30, 32. sınıftaki malların davacının itirazına mesnet markalarının kapsamı ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, ancak davalının başvurusu olan “ORISUN” ibaresi ile davacının itirazına mesnet olan "ERİŞ" esas unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, zira başvuru konusu “ORISUN” ibaresi ile davaya mesnet olan “ERİŞ” ibaresinin görsel olarak farklı olduğu, bütünsel anlamda yapılan karşılaştırmada da, markaların birbirlerinin farklı versiyonları olarak nitelendirilmesinin mümkün olmayan işaretler oldukları gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.