Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4534 E. 2024/6809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4534
- Karar No
- 2024/6809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/779 Esas, 2023/879 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2019/111 Esas, 2020/470 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin T.C. Ziraat Bankası Tunceli Şubesi Müdürlüğünden 18.04.2011 tarihinde 472.000,00 TL kredi kullandığını, bu kredilerin ödemelerinin 18.04.2012 yılında 47.714,29 TL, 18.04.2013 yılında 70.714,29 TL, 18.04.2014 yılında 47.714,29 TL, 18.04.2015 yılında 47.714,29 TL, 18.04.2016 yılında 47.714,29 TL, 18.04.2017 yılında 47.714,29 ve 18.04.2014 yılında 47.714,29 TL şeklinde müvekkili şirket ile davalı bankanın anlaştıklarını, bu kredi tutarına Kredi Garanti Fonu A.Ş'nin kefil olduğunu ancak davalı banka sözleşme sürelerine riayet etmeden baskı kurmaya başladığını ve kredi kullanımından 2 ay sonra müvekkilinin rızası dışında TR23*** 08 no'lu hesabından 30.06.2011 tarihinde 23.000,00 TL çekildiğini, bu işlemin müvekkilini sarsmaya başladığını, müvekkilinin yaşanan bu haksızlığı bankaya bildirdiğini ancak netice alamadığını, davalı banka müvekkilinin aleyhine sözleşmeye konu alacakların ödeme zamanı gelmeden süresinde önce icra takibine konu ederek icra takibini başlatıldığını, fahiş faiz oranları uygunlandığını ve bu dosyaya istinaden Pertek İcra Müdürlüğünün 2013/23 Talimat sayılı icra dosyası ile icra haciz ve satış işleri yapıldığını, belirtilen taşınmazların tamamının satılarak davalı uhdesine geçirildiğini, bu süre zarfında müvekkilince dosyaya haricen ödemeler yapılmasına rağmen bu ödemelerin dikkate alınmadığını, davalı bankanın sözleşmeye uymadan süresi gelmeden müvekkilinden para tahsil etmesi, sözleşmeye aykırı davranması, kullanılan kredi miktarına uygulanan faizin haksız şekilde değiştirilmesi gibi nedenler ile müvekkili şirketin iflas eşiğine geldiğini ve ekonomik hayatının sona erdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL manevi tazminat ile 1.000,00 TL maddi tazminatın zararın meydana geldiği 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul bulunmadığını, yine takipte kesinleşen miktar üzerinden başlatılan icra takibine kefil ... ... adına olan taşınmazların müvekkili banka lehine ipotek edildiğini, taşınmazların gerçek sahibi ... ...'ın kefiller adına başlatılan icra takibine itiraz etmediğini, davacı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili bankanın kullandıracağı kredide işlem yaparken bölge yetkisi dışında işlem yapmayacağı gibi bölge tarafından kendisine belirtilen kredi limiti ile sınırlı yetkiye sahip olduğunu, davacıya müvekkili şube tarafından 495.000,00 TL kredi miktarı belirlendiğini, Elazığ bölge başkanlığınca kredi limitinin 472.000,00 TL üzerinden onaylandığını, fazladan belirtilen 23.000,00 TL'nin bankanın kendisine ait miktar olduğundan kesilerek davacıya 472.000,00 TL olarak ödendiğini, ilgili taksit tutarının da şirketin o zamanki yetkilisi İmam Karakoç tarafından imzalanmak sureti ile kabul edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir..
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında düzenlenen genel tarımsal krediler sözleşmesine istinaden 19.04.2011 tarihinde 495.000,00 TL tarımsal kredi açıldığı ve kullandırıldığı, akabinde kredi limitinin 472.000,00 TL ile sınırlı olabileceği, bu talimat ile 472.000,00 TL üzerinden onaylandığı, onaylanan limitten fazla kullandırılan 23.000,00 TL tutarın 29.06.2011 tarihinde davalı banka tarafından kredi hesabına tahsil edildiği, 472.000,00 TL üzerinden yeni ödeme planı düzenlendiği ve şirket yetkilisi tarafından bir nüshanın imzalanarak teslim alındığı ve şirketin haberdar olduğunun anlaşıldığı, tarımsal kredi sözleşmesinin 4.1 maddesinde ; " banka bu sözleşmede yer alan hükümler dahilinde bir veya birden fazla cari hesap veya vadeli kredi hesapları açmaya, bunların limitlerini azaltmaya veya çoğaltmaya, bakiyesi sıfıra inen cari hesapları yeniden çalıştırmaya, mevcut cari hesapları kapatarak dilediği miktarda yeni hesap açmaya.. kayıtsız şartsız yetkilidir." hükmü bulunduğu, taraflar arasında 08.04.2011 tarihinde düzenlenen genel kredi sözleşmesinin 495.000,00 TL tutarında olduğu, dava dışı İmam Karakoç, ... ..., Arkoç Karakoç'un bu miktar için kefil olduğu, takipte kesinleşen miktar üzerinden başlatılan icra takibinde kefil ... ... adına kayıtlı taşınmazların ipotek edildiği, bu taşınmazlar üzerinde davacı şirketin hak sahibi olmadığı, davacının davacıya ait taşınmazların satılmayacağını, bu nedenle zarara uğradığı iddiasının yerinde olmadığı, yapılan işlemlerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu kanaatine varıldığı, alınan bilirkişi raporu ile bankanın yaptığı işlemlerin sözleşmeye uygun olduğu, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; Mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı bankanın genel kredi sözleşmesine aykırı davrandığı iddiasıyla açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.