Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4680 E. 2024/6518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4680
- Karar No
- 2024/6518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/889 Esas, 2023/864 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/348 E., 2021/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirketin 1959 yılında kurulduğunu ve Türkiye’nin önde gelen soğuk meze firmaları arasında yer aldığını, sektörünün lider firmaları arasında olduğunu, 2018/36431 sayılı “gurmeze ve 2013/107103 sayılı "gürmeze" markalarının sahibi bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/86064 sayılı "gour mezz" ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, yabancı dildeki "GOURMET" kelimesinin dilimizde ağırlıklı olarak "GURME" olarak kullanıldığını, davaya konu markada yer alan "GOUR" kelimesinin "GUR" olarak, davalı markasının ise gurmeze olarak telaffuz edileceğini, taraf markalarının aynı mal ve hizmeti kapsadığını, ilgili sınıflara ait malların günlük tüketime konu mallar olduğunu, davalı markasının hem ibare hem de sınıf açısından müvekkili markası ile aynı ve aynı derecede benzer bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-8693 sayılı kararının iptaline, 2018/86064 sayılı marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında kelime, hece, harf, renk ve şekil farklılıkları nedeniyle aynılığın söz konusu olmadığını, davacının dayanak markasının "GÜRMEZE 1959 ŞEKİL" olduğunu, markanın "GURME" kelimesinden yola çıkılarak oluşturulmadığını, davacının sık sık unvan değiştirdiğini, müvekkili markasının Türkçe bir kelime olmadığını, davacı markalarının Türkçe olduğunu, farklılık içeren iki markanın birbirine benzemediğini, taraf markalarının telaffuzlarının aynı olmadığını, her ne kadar "MEZ" harfleri ortak ise de davacı markasının "MEZ" ile değil "MEZE" hecesi ile bittiğini, bu nedenle tüketicinin markaları karıştırmayacağını, OHİM kayıtlarında "GOURME" ibaresinin içinde geçtiği 61 adet, davalı kurum kayıtlarında GOURME ibaresi geçen toplam 430, GURME ibaresi geçen 1492 kayıt bulunduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu davalının 2018/86064 sayılı "gourmezz" ibareli marka başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davacı markalarının benzer olduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan malların davacıya ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte bulunduğu, markalar arasında karıştırma ihtimalinin mevcut olduğu, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nın 15.10.2019 tarih ve 2019-M-8693 sayılı kararının tescile konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Gour mezz" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "gurmeze" asıl unsurlu markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira markaların telaffuzlarının ayniyete yakın benzerlik olduğu ve bir bütün olarak redde mesnet markanın ayırt ediciliğinin de bulunduğu, her ne kadar redde mesnet markanın kullanılmadığı savunulmuş ise de markanın tescil tarihi ile dava konusu başvuru tarihi arasında beş yıllık süre geçmediğinden kullanmama definin ileri sürülemeyeceği, davalının, ticaret unvanda da aynı ibareyi kullanmak istemesinin tek başına kötü niyetin kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.