Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4683 E. 2024/6604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4683
- Karar No
- 2024/6604
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/894 Esas, 2023/827 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/332 E., 2020/395 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin NETCAD isimli bilgisayar yazılımının FSEK uyarınca mali haklarının sahibi olduğunu, müvekkilinin, bu programın kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi, tersine mühendislik işlemine tabi tutulması, tamamının veya bir bölümünün başka bir şekilde kullanılması vs. konularda ülkemizde veya yurt dışında hiçbir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, davalılara ait iş yerinde bulunan bir adet Lenovo G50-70 marka YB06694120 seri numaralı bilgisayarda müvekkili şirkete ait olan Netcad yazılımının izinsiz olarak, korsan diye tabir edilen biçimde yüklenmiş ve kullanmakta olduğunun tespit edildiğini, aynı olayla ilgili Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan şikayetin 2019/10507 soruşturma numarasıyla devam ettiğini, davalıların davacının sahibi olduğu bilgisayar yazılımlarını herhangi bir sözleşme ve izne tabi olmaksızın, şifre kırmak suretiyle bilgisayarlarında kullandıklarını ve faaliyet alanı gereği bu programlardan haksız kazanç elde ettiklerini, FSEK’e aykırı hareket etmek suretiyle müvekkili şirketin mali haklarına tecavüzde bulunduklarını, davalılar aleyhine FSEK m.68/2 uyarınca, davaya konu bilgisayar programının satımı konusunda sözleşme olması halinde belirlenecek mutad bedelin 3 katı tutarında tazminat talep ettiklerini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin, öncelikle programın yükleme tarihlerinin tespit edilmesi halinde yükleme tarihinden itibaren, mümkün olmaması halinde ise haksız eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari (reeskont) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş yerinde yapılan arama sırasında tutulan 28.02.2019 tarihli arama tutanağında da belirtildiği gibi müvekkillerin iş yerinde aktif olarak kullanılan ve masa üstü tabir edilen 5 adet bilgisayarın hiç birinde söz konusu programa rastlanmadığını, yalnızca Lenovo G50-70 marka bir adet diz üstü bilgisayarda söz konusu programa rastlandığı, fakat bilgisayarın çok yavaş çalışması sebebiyle programın açılmadığının belirtildiğini, söz konusu bilgisayarın da müvekkillere ait olmayıp, müvekkili davalı ...'in ameliyat olması nedeniyle iş yerine gelip gidemediğinden onun işlerine yardımcı olmak için arama sırasında iş yerinde bulunan arkadaşı ... Soydan'a ait olduğunu, söz konusu bilgisayarın çalışmadığı gibi müvekkillerine de ait olmadığını müvekkillerinin ilgilerinin olmadığı bilgisayara yüklenmiş olan ve kullanılamadığı anlaşılan program sebebiyle, müvekkillerin sorumlu tutulması ve kendilerinden fahiş miktarda bir tazminat talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu NETCAD adlı bilgisayar programının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde olduğu, davacının söz konusu bilgisayar programı üzerinde mali hakları kullanma yetkisini haiz bulunduğu, davalılara ait iş yerindeki bir adet bilgisayarda NETCAD programının yüklü –kurulu olduğu ancak programın kullanılabilir, çalışır durumda olmadığı, davaya konu bilgisayar programı çalışır durumda bulunmadığından, FSEK kapsamında herhangi bir hak ihlalinin oluşmadığı, dolayısıyla telif tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar davalılara ait iş yerinde bulunan bir adet bilgisayarda, davacının mali haklarına sahip olduğu NETCAD adlı bilgisayar yazılımının kurulu olduğu tespit edilmişse de, bu yazılımın çalışır vaziyette olmadığının aynı olay nedeniyle başlatılan ceza soruşturma dosyasında, bahsi geçen bilgisayar üzerinde inceleme yapan bilgisayar mühendisi bilirkişinden alınan raporda açıkça belirtildiği, söz konusu yazılım çalışır vaziyette olmadığından, davacının mali hak ihlalinden bahsedilemeyeceği, diğer yandan aynı olay nedeniyle Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/460-2020/360 E/K sayılı dosyasında açılan ceza davasında, dava konusu edilen bilgisayarda davacıya ait programın izinsiz olarak kurulu olduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilip CMK’nun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse de bahsi geçen ceza dosyasında dava konusu yazılımın çalışır durumda olduğuna ilişkin bir maddi vaka tespitinin yer almaması ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/5221-2022/2012 E/K sayılı kararında da belirtildiği üzere, CMK'nın 231/5 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sonuçları itibariyle bir mahkumiyet kararı olmayıp, kural olarak sanığın aleyhine sonuç doğuracak şekilde bir etki oluşturmaması nazara alındığında, anılan ceza dava dosyasında verilen kararın maddi vakıanın sübutu bakımından yeterli kabul edilemeyeceği, bu itibarla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan telif tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.