Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3574 E. 2024/4023 K. – Vasiyetnamenin

Konu: Vasiyetnamenin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3574
Karar No
2024/4023
Karar Tarihi
Konu
Vasiyetnamenin İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/845 E., 2023/741 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/262 E., 2020/221 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, davanın niteliği gereği duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...'ın sağlığında düzenlemiş olduğu ... 11. Noterliği 23.10.2012 tarih ve 17688 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin kanunun aradığı şekil şartlarına aykırı olduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın akıl zayıflığı bulunduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'ın sağlığında düzenmiş olduğu ... 11. Noterliği 23.10.2012 tarih ve 17688 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin şekle aykırı düzenlendiğini, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olmadığını, vasiyetname düzenlenirken mirasbırakanın iradesinin sakatlandığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili dava dilekçesinde cevap dilekçesinde; müvekkillerinin sağlığında mirasbırakanın tüm bakımı ile ilgilendiğini, mirasbırakanın da gönül borcunu ödemek amacıyla dava konusu vasiyetnameyi düzenlediğini, dava konusu vasiyetnamenin şekil şartına uygun olarak düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında Adli Tıp Kurulu raporuna göre işlem tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin yerinde olduğunun tespit edildiği, davalı tanıklarının mirasbırakanın mektup yazıp gelen mektupları da okuduğunu, bir kısım tanıkların mirasbırakanın Kuran okuyabildiğini beyan etmeleri, vasiyetnamede mirasbırakanın el yazısının bulunması, noter huzurunda düzenlenen bir evrakta okuma yazma bilmeyen bir kişinin el yazısının bulunmasının hayatın olağan akışına ters olacağı, bu bakımdan mirasbırakanın okuma yazma bilmediği, gözlerinin okuyamayacak kadar bozuk olduğu iddiasının ispatlanamadığı, dava konusu vasiyetnamenin kanunun aradığı şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurulu raporunun mirasbırakanın fiil ehliyetini kesin olarak kanıtlar nitelikte olmadığını, Mahkemece alınan ikinci Adli Tıp Kurulu raporu ile ilk alınan rapordaki bilirkişilerin aynı kişiler olduğunu, Adli Tıp Kurulu raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, mirasbırakanın okuma yazma bilip bilmediğini Mahkemece yeterince araştırılmadığını, mirasbırakanın iradesinin sakatlandığı yönünde Mahkemece bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin kanunun öngördüğü şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği, işlem tarihinde vasiyetçinin hukuki işlem ehliyetini haiz olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlendiği, vasiyetnamenin düzenlendiği sırada mirasbırakanın iradesini sakatlayan nedenlerin varlığının da ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi şöyledir; "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir: 1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa, 2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa, 3.Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise, 4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa"

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesi şöyledir; "İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir."

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3574, K. 2024/4023, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-3574-e-2024-4023-k-b2ac49253f3b