Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3621 E. 2024/6795 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3621
Karar No
2024/6795
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/272 Esas, 2023/344 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yurt içinde TOTAL markası altında petrol ürünlerinin satış ve dağıtımını bizzat ve sözleşmeli bayiler vasıtasıyla yaptığını, bu amaçla müvekkili şirket ile davalı Metsan Akaryakıt Otomotiv İnş. Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. arasında 02.03.2011 tarihinde istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...’ın sözleşmede kefil olarak yer aldığını, taraflar arasındaki sözleşmelere ve sözleşmelerdeki yükümlülüklere aykırı davranan, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirkete müvekkili şirket tarafından gönderilen Beyoğlu 41. Noterliğinin ihtarnamesi ile sözleşmelerin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, davalıların istasyonlu bayilik sözleşmesi uyarınca müvekkili şirkete 50.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu, ayrıca davalıların sözleşmeye aykırı davranışları, tonaj taahhüdüne aykırı davranmış olmaları ve sözleşmelerin süresinden önce feshine neden olmaları nedeni ile 59.536,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduklarını, işbu tonaj ihlali cezai şartın bilirkişiler marifeti ile de hesaplanması gerektiğinden şimdilik 5.000,00 USD'sinin davalılardan tahsilini talep ettiklerini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışları ve sözleşmelerin süresinden önce feshine neden olmaları nedeni ile davalıların işbu sözleşme uyarınca müvekkili şirkete 200.000,00 USD cezai şart ödemekle yükümlü olduklarını, dolayısıyla işbu davada toplamda şimdilik 255.000,00 USD cezai şart alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, 14.08.2013-02.03.2016 dönemi için hesaplanan akaryakıt ve madeni yağ için toplam 547.655,00 USD kar mahrumiyeti alacakları söz konusu olduğunu, ancak işbu bedellerin müvekkili şirket tarafından hesaplanan bedeller olduğundan ve bilirkişiler marifetiyle hesaplanması gerektiğinden fazlaya dair tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 USD’sinin tazminini talep ettiklerini iddia ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla istasyonlu bayilik sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart borcundan dolayı 50.000,00 USD alacaklarının ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının, davacının haklı nedenle fesih tarihi olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, 02.03.2011 tarihli sözleşme gereği tonaj taahhütlerine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart borcundan dolayı hesaplanması gereken bir alacak olması sebebi ile şimdilik 5.000,00 USD alacakların her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının, davacının haklı nedenle fesih tarihi olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, 02.03.2011 tarihli sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart borcundan dolayı 200.000,00 USD alacakların her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının, davacının haklı nedenle fesih tarihi olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının haklı fesih tarihi olan 14.08.2013 ile sözleşmelerin normal bitiş tarihi olan 02.03.2016 tarihleri arasındaki kâr mahrumiyeti sebebiyle uğradığı zararın hesaplanması gereken bir alacak olması sebebi ile şimdilik 5.000,00 USD'sinin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının, davacının haklı nedenle fesih tarihi olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek dövize uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmeye müteselsil kefil sıfatı ile imza attığını, ancak sözleşmeden yaklaşık 7 ay sonra 07.10.2011 tarihinde davalı şirketteki hissesini devrettiğini, böylece diğer davalı şirket ile hiçbir ilgisinin kalmadığını, daha evvelden davalı şirketin başka kaynaklardan akaryakıt temin ettiğinin saptanmasına rağmen davacının buna sessiz kaldığını, sözleşmeyi feshetmediğini, müvekkili kefilin asıl borç ilişkisinin sona ermesinden kaynaklanan zarardan ve ceza koşulundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taraflar arasındaki kefalet akdinin 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) döneminde kurulmuş ise de sona ermesi ve tasfiyesinin 14.08.2013 tarihinde, davacı tarafın keşide etmiş olduğu ihtarname ile yani 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) döneminde gerçekleştiği için kefilin sorumluluğunun sınırı tespit edilirken 589 uncu maddenin dördüncü fıkrası hükmünün uygulanması gerektiğini, davacının tonaj taahhüdünden kaynaklanan talebini 02.03.2013 tarihinden sonra dava etmesi gerekir iken bunu yapmadığını, böylece sözleşmenin tonaj taahhüdüne ilişkin hükmünün de artık ölü bir hüküm haline geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, somut olayda davalı kefil ... vekilinin temyizi üzerine, Daire kararının bu davalı yönünden kefilin, 6098 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sorumlu olmadığı gerekçesiyle bozulduğu, ancak İlk Derece Mahkemesinin davalı kefil hakkında davanın kısmen kabulüne ilişkin kararı, hukuki yararına rağmen davalı kefil tarafından istinaf edilmediği, bu durumda davalı kefil hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen bu kararın davacı yönünden usulü kazanılmış hak doğuracağı, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle davalı kefilin temyizi üzerine, Daire kararının bozulmasından sonra davanın, davalı kefil yönünden 6098 sayılı Kanun'un 589 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sorumlu olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı tarafın istasyonlu bayilik sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart istemi olan 50.000,00 USD yönünden açmış olduğu cezai şart talebine ilişkin davanın reddine, davacı tarafın eksik alım ve tonaj ihlali sebebiyle açmış olduğu davanın kabulü ile 5.000,00 USD cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 24.08.2013 tarihinden (davalı ... yönünden 06.11.2013 tarihinden) itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi Hakkında Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uygulanacak en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafça sözleşmenin 8. maddesine göre açılan cezai şart isteminin kısmen kabulü ile 200.000,00 USD (davalı ... yönünden 120.000,00 USD ile sınırlı olmak üzere) cezai şartın dava tarihi olan 06.11.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uygulanacak en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacı tarafın kâr mahrumiyeti talebinin kabulü ile 5.000,00 USD kâr mahrumiyetinin temerrüt tarihi olan 24.08.2013 tarihinden (davalı ... 06.11.2013 tarihinden) itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uygulanacak en yüksek 1 yıl vadeli mevduat faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsilde mükerrer olmamak şartıyla müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle cezai şart ve kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesince Dairemizin 07.11.2022 tarihli bozma ilamında açıklanan gerekçeler çerçevesinde davalı ... yararına reddedilen (80.000,00 USD ve 50.000,00 USD) toplam 130.000,00 USD üzerinden dava tarihindeki kur dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 39.998,78 TL vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken 13.592,98 TL vekâlet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davalı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “13.592,98 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine "39.998,78 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'a verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, istek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'a iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3621, K. 2024/6795, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3621-e-2024-6795-k-7cf9a041c1d2