Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3686 E. 2024/6623 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3686
- Karar No
- 2024/6623
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/326 Esas, 2023/327 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/346 E., 2023/363 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "post-it" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "Paste Notes" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak dava konusu Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca da reddi gerektiğini, davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu, İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/220 D. İş sayılı dosyası kapsamında 03.12.2018 tarihinde davalı işyerinde yapılan tespitlerde, davalının markasının müvekkilinin tanınmış olduğu yapışkanlı not kağıtları üzerinde kullanıldığının ve bu ürünlerin davalı şirket yöneticilerinin eşlerine ait bir firma üzerinden satıldığının tespit edildiğini ileri sürerek 2018-M-7819 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Natürist Gıda Dağıtım Nakliyat Matbaa ve Kağıt Ürünleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında iltibas bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar taraf markaları, 16 ncı sınıf malları ortak olarak içermekte iseler de, markaları oluşturan kelime unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı bulunduğu, yine şekli unsurların da birbirlerinden ciddi anlamda uzaklaştığı, bu hali ile taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bütünsel algıda birbirleri ile ilişkilendirilemeyecek ve derhal farklı markalar olarak algılanabilmeleri sonucunu doğuracak şekilde farklılaştığı, davalı yanın fiili kullanımlarında kullandığı marka görselinin, işbu dava konusu markadaki görsel olmadığı, dava konusu başvuru ile davacının markaları arasında iltibas bulunmadığı, tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "Paste Notes StickyNotePads+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "POST-IT+şekil" ibareli markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "Paste Notes" ibaresinin davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "POST-IT" ibaresinden farklı bulunduğu açık olup, taraf markalarında yer alan şekil unsurları arasında da benzerlik bulunmadığı, taraf markaları benzer olmadığından, davacı markalarının tanınmış bulunup bulunmadığının sonuca etkili olmadığı gibi kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından, davalı aleyhine İstanbul 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/58 E. sayılı dosyasında açtıkları davada alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu ibare ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas bulunduğunun açıklandığı ileri sürülmüş ve istinaf aşamasında anılan dava dosyasında bahsi geçen bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne dair mahkeme kararı sunulmuşsa da İstanbul 1.... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/58 E. sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında işbu dava yönünden emsal alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.