Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/458 E. 2026/3360 K. – Yoklama Kaçağı
Konu: Yoklama Kaçağı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/458
- Karar No
- 2026/3360
- Karar Tarihi
- Konu
- Yoklama Kaçağı
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/598 Değişik İş SUÇ : Yoklama kaçağı SUÇ TARİHLERİ : 06.01.2023-19.03.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2024 tarihli ve 2023/493 Esas, 2024/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, basit yargılama usûlü uygulanarak 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 63/1-d, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri gereğince 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafi tarafından yapılan itirazın; Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ve 2024/598 Değişik iş sayılı kararıyla, kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 29.12.2025 tarihli ve 94660652-105-06-37226-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2288 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2288 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 252/2. maddesinde, "İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır." ve aynı Kanun'un 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde yerini bulan düzenlemeler uyarınca, Basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine genel hükümlere göre duruşma açılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, itirazın süresinde yapıldığının tespiti halinde, 5271 sayılı Kanunun 252/6. maddesi gereğince itirazın sadece süre yönünden kabulüne, aynı Kanun'un 252/2. madde uyarınca gereğinin takdir ve ifası için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi yerine, mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden itirazın esastan incelenerek karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli ve 2024/598 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca üzere gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.