Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/569 E. 2026/3990 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/569
- Karar No
- 2026/3990
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/531 E., 2024/667 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/ 531 Esas, 2024/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53, 58... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 28.09.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.01.2026 tarihli ve 94660652-105-40-9940-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/12388 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.01.2026 tarihli ve KYB - 2026/12388 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Kırşehir Askerlik Şubesi Başkanlığı tarafından gönderilen yazı ve eki içeriğine göre, sanığa yoklama kaçağı kalmak eyleminden dolayı hakkında 31.05.2023 tarihli ve 1784 karar sayısı ile 33.349,02 Türk lirası idarî para cezası verildiği ve bu kararın sanığa 09.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği, anılan karara itiraz edilmemesi üzerine 25.06.2023 tarihinde kesinleştiği, sanığın idarî para cezası kesinleştikten sonra geçerli bir özrü olmaksızın yoklamasını emsallerinin son celp döneminin son gününden sonra yaptırarak ya da mazeretine dair belgeyi yurt dışı temsilcilikleri ile askerlik şubesine bu tarihten sonra ibraz etmeyerek, 29.12.2023 tarihinde yakalandığı, 25.06.2023 - 29.12.2023 tarihleri arasında yoklama kaçağı kalıp atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, 20/07/2020 tarihli Askeralma Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. bendinde; "1 yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilenler birlik ve kurumlarınca bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılıklarına teslim edilerek hizmet durum belgesi ile geçici olarak terhis edilir. Bunlardan askerlikle ilişiği olanlar hakkında tahliyelerinde ceza evi idarelerince 15 günlük süre içerisinde askerlik şubesine müracaat edeceklerine dair belge imzalatılarak askerlik şubesine gönderilir" şeklinde ve aynı Yönetmeliğin 49/3-a maddesinde; "Yoklama döneminde veya yoklama kaçağı durumunda bulunan tutuklu ve hükmen tutukluların askerlikleri o yılın sonuna, hükümlülerin askerlikleri ise şartlı tahliye tarihine kadar ertelenir. Tahliye olmadıkları sürece tutukluların ve hükmen tutukluların ertelemesine yıllık olarak devam edilir. Tutuklu, hükmen tutuklu veya hükümlüler tahliye edildikleri yıl askerlik çağına giren doğumlularla birlikte yoklamaya tabi tutulur." şeklinde yer alan düzenlemeler ile, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12/01/2023 tarihli ve 2022/16387 esas, 2023/331 sayılı ilâmında yer alan, "... Askerî Ceza Kanunun 63. maddesi ile yaptırıma bağlanan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, diğer unsurların yanı sıra, bu suçun failinin kabule değer bir özrünün (mazeretinin) bulunmaması gerekmektedir. UYAP kayıtlarının incelenmesinden ve dosya kapsamında yer alan Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün .... tarihli yazısı ile ekinde yer alan belgelerin tetkikinden ... suç tarihleri olan ... tarihleri arasında hükümlü olduğu, hapis cezasının infazı devam ederken yoklama yaptırma ve askere sevkini sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur ... " şeklindeki açıklamaları nazara alındığında, yoklama süreleri içerisinde adli kontrol, denetim, tutukluluk ve hükümlülükte geçen süreleri bulunan sanık yönünden yoklama yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığı, Sanığın başka bir suçtan İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.05.2020 tarihli ve 2020/390 sorgu numaralı kararı ile tutuklandığı, 08.05.2020- 30.01.2023 tarihleri arasında tutuklu olarak kapalı ceza infaz kurumunda bulunduğu, 30.01.2023-01.08.2023 tarihleri arasında hükümlü olarak kapalı ve açık ceza infaz kurumlarında bulunduğu gözetildiğinde, 25.06.2023-29.12.2023 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen suç yönünden sanığın infaz kurumunda bulunduğu süreler göz önünde bulundurulmadan mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2024 tarihli ve 2024/ 531 Esas, 2024/667 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a maddesi uyarınca BERAATİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.