Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12201 E. 2026/3902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12201
- Karar No
- 2026/3902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/1820 D.İş
Kabahatli hakkında, 5661 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 17.887,50 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/1134 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatli ve idarenin bu karara itirazları üzerine de kabahatlinin itirazı yönünden Sivas 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/1820 D.İş sayılı kararıyla itirazın kısmen kabul kısmen reddine, idarenin itirazı yönünden de aynı merciin 07.10.2021 tarihli ve 2021/1967 D.İş sayılı kararıyla karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/118834 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2022 tarihli ve KYB - 2022/118834 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Dosya kapsamına göre; 1- ... İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 09/04/2021 tarihli idari yaptırım kararına karşı kabahatli vekili tarafından yapılan başvurunun reddine dair Sivas 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 16/09/2021 tarihli ve 2021/1134 değişik iş sayılı kararının Sivas İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili Avukat Recai Gütmen'e 29/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, kurum vekilinin süresinde 05/10/2021 tarihli itiraz dilekçesi vermesine rağmen, anılan karara karşı kabahatli vekilinin 22/09/2021 tarihli dilekçesi üzerine, mercii Sivas 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/1820 değişik iş sayılı kararı ile kurum vekiline yapılan tebliğden önce ve itiraz süresi beklenilmeden, yalnızca kabahatli vekilinin itirazının değerlendirilerek, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- İtirazın kısmen kabul kısmen reddedilmiş olmasına göre, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kendisini vekille temsil ettiren kurum yararına vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir. Bu itibarla şahsi hak niteliğindeki vekâlet ücretine ve yine vekalet ücretinden kaynaklanan uyuşmazlığa yönelik kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmemiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.