Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15660 E. 2026/5136 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15660
- Karar No
- 2026/5136
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/496 Değişik İş SUÇTAN ZARAR GÖREN : Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı SUÇ : 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a muhalefet KARAR : İtirazın kısmen kabulü, kısmen reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan sanık ...'nın, anılan Kanun'un 10/3-c ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına dair Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/808 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararına karşı, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan itiraz üzerine, Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/496 Değişik İş sayılı kararıyla 5.100,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak anılan kuruma verilmesi ibaresinin eklenmesi suretiyle Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ve 2021/808 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararın düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63278 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63278 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, her ne kadar, Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2022 tarihli kararı ile katılan kurumun kendisini seçtiği bir vekil ile temsil ettirdiğinden bahisle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 5.100,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine hükmedilmiş ise de, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinde yer alan, “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Duruşma gününü içeren Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 18/10/2021 tarihli iddianamenin Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı yerine Ölçme ve Değerlendirme Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderildiği, Gaziantep 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2022 tarihli kararından 20/06/2022 tarihinde haberdar olduktan sonra 21/06/2022 tarihli dilekçe ile itiraz eden Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı vekilinin itirazının kabul edilerek anılan kuruma vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş ise de, dava ve duruşmalara katkısı olmayan ve davanın yapılan yargılamasında katılan sıfatını almayan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekâlet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.