Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/6174 E. 2026/3950 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/6174
- Karar No
- 2026/3950
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN HÂKİMLİĞİ : Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2024/12732 Değişik İş (ek karar) KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun (5996 sayılı Kanun) 24/4. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı kabahatli ... hakkında aynı Kanun'un 40/1-l maddesi uyarınca ... Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 05.05.2023 tarihli ve E-66926588-858-9775966 sayılı idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 148.607,82 Türk lirası idari para cezasına karşı yapılan başvurunun reddine dair Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.11.2023 tarihli ve 2023/4870 Değişik İş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.11.2023 tarihli ve 2023/12532 Değişik İş sayılı kararının, Dairemizin 05.03.2024 tarihli ve 2024/497 esas, 2024/2501 karar sayılı ilamı ile kanun yararına bozulmasını müteakip, anılan Yargıtay ilâmına uyulduğu belirtilerek 06.11.2023 tarihli ve 2023/4870 Değişik İş sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, bahse konu idari yaptırıma karşı yapılan itirazın kısmen kabulüne, bu itibarla anılan idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazın 5996 sayılı Kanun'un 40/1-d maddesi yönünden reddine, aynı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden ise idari yaptırım kararının kaldırılmasına dair Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2024 tarihli ve 2024/6507 Değişik İş sayılı kararına yönelik kabahatli vekili tarafından tavzih talebinde bulunulması üzerine, anılan Yargıtay ilâmına uyulduğu belirtilerek, 06.11.2023 tarihli ve 2023/4870 Değişik İş sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, bahse konu idari yaptırıma karşı yapılan itirazın, 5996 sayılı Kanun'un 40/1-d maddesi kapsamında 41.426,00 Türk lirası idarî para cezası yönünden itirazın reddine şeklinde düzeltilmesine, 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden ise bahse konu idarî yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/6507 Değişik İş sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/12732 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 28.10.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124191 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB-2025/124191 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, Samsun İli ... İlçesinde faaliyet gösteren ... A.Ş. ünvanlı markette satışa arz edilen 202203002 parti numaralı ... Bal Süzme Çiçek Balı isimli üründen alınan numune ve şahit numunenin analizleri sonucunda, söz konusu ürünün C13 (protein- ham bal), C4 ve sakkaroz/sukroz değerleri yönünden Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine uygun olmadığı, numune sonucuna göre bal ürününde taklit ve tağşiş yapıldığından bahisle kabahatli hakkında 5996 sayılı Kanun'un 24/4. maddesine aykırılık nedeni ile aynı Kanun'un 40/1-l bendi gereğince ... Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün 05.05.2023 tarihli idari para cezası karar tutanağı ile 148.607,82 Türk lirası idari para cezası uygulandığı, Anılan idari yaptırım kararına karşı, bahse konu ürünlere ilişkin analiz raporları arasında çelişki bulunduğundan bahisle kanun yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/497 esas, 2024/2501 karar sayılı ilamı ile idari yaptırıma konu ürünlerin analiz rapor sonuçları arasında çelişki bulunmadığından bahisle bu yöndeki kanun yararına bozma isteminin reddine karar verildiği, Öte yandan, aynı Yargıtay ilamında Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği'ne aykırılık durumunda, anılan Kanun'un 21/5. maddesine aykırılık nedeni ile 40/1-d maddesi kapsamında idarî yaptırım kararı verilmesi gerekmekte ise de, tebliğe aykırı davranış nedeni ile aynı zamanda taklit veya tağşiş fiillerinin de işlenmesi durumunda, 5326 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi uyarınca anılan Kanun'un 24/4. maddesine aykırılık nedeni ile 40/1-l maddesi kapsamında muteriz hakkında idarî yaptırım uygulanmasında Kanun'a aykırılık bulunmayacağı, bu nedenle, söz konusu üründe; C13 (protein- ham bal), C4 ve sakkaroz -sukroz değerleri yönünden tespit edilen aykırılıkların, anılan Kanun'un 3/1- 63... bentlerinde tanımı yapılan tağşiş veya taklit kapsamında kalıp kalmadığı hususunda tespit yapıldıktan sonra muterizin hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinden bahisle bozma kararı verildiği, Söz konusu bozma kararını müteakip, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2024 tarihli ve 2024/6507 değişik iş sayılı kararı ile 5996 sayılı Kanun'un 40/1-d maddesi yönünden yapılan itirazın reddine, aynı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden ise idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği, anılan ek karara karşı yapılan tavzih talebi üzerine bu kez Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/6507 değişik iş sayılı ek kararı ile 5996 sayılı Kanun'un 40/1-d maddesi kapsamında 41.426,00 Türk lirası idari para cezası yönünden yapılan itirazın reddine, 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden bahse konu idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verildiği, anılan ek karara karşı yapılan itirazın da mercii Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.09.2024 tarihli ve 2024/12732 değişik iş sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; 1- Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün bila tarihli ve E-16647434-640-16072204 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dilekçesinde yer alan; " ... denetim birimlerimizce alınan bal numunelerinin laboratuvar analiz sonuçlarına göre tağşiş(hile) yapıldığı kesinleşmesine rağmen firmanın önceden bizzat kendi aracılığıyla laboratuvarlara gönderdiği numunelerin analiz sonuçlarının uygun çıkmasından dolayı mahkemelerce idari yaptırım kararları kaldırılmaktadır. Bu durum Tarım ve Orman Bakanlığı olarak yapmış olduğumuz resmi denetimleri boşa çıkarmaktadır. Firmalar da bu durumu bildiğinden ellerinde bulunan Türk Gıda Kodeksine uygun olduğunu bildikleri balları önceden kendi istekleriyle resmi/özel laboratuvarlarda analiz ettirmekte, analiz sonucu uygun geldiğinde ise analiz ettirdikleri numunenin aynı parti numarasına ait ürünler üretmekte ve piyasaya arz etmektedir. Denetim birimlerimizce piyasaya arz edilen bu ballardan numuneler alınmakta ve numune sonuçları olumsuz çıkmaktadır. Bu durumun gereği olarak ilgili firmalara idari yaptırım uygulanmaktadır. Ancak firmalar daha önceden yaptırmış oldukları aynı parti numarasına ait ürünlerin analiz raporunu mahkemeye sunarak idari yaptırım kararını iptal ettirmektedir. Halbuki; 18... tarih ve 31754 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Gıda Kontrol Laboratuvarları" yönetmeliğinin madde-25 2 nci fıkra d bendinde "Özel istek analiz raporlarının son sayfasında mutlaka "Adli ve idari işlemler ile reklam amacıyla kullanılamaz" ibaresi yazılı: denilmektedir. Yani söz konusu raporlar sadece firmanın kendi otokontrolünü sağlaması amacıyla düzenlenir ve bu şekildeki numune gönderimlerinde resmi görevli firmaya eşlik etmez, firma bizzat kendisi numuneyi laboratuvara teslim eder. Durum böyle olduğu içinde söz konusu raporların adli veya idari işlemler esasında bir geçerliliği yoktur. Bu durumun benzeri mahkemelerin bilirkişi atayarak bilirkişi marifetiyle yeniden numune alımını tesis etmesi şeklinde de gerçekleşmektedir. Firmalar ürün etiketlerine yazdıkları parti numaralarını kanunu aldatmak için kullanmakta ve bilirkişi marifetiyle alınan numuneler yapmış olduğumuz resmi denetimi geçersiz kılmaktadır. Sahte bal üreterek gıda sahtekarlığı yapan bu firmalar yine analiz sonuçlarının uygun olduğunu bildikleri düzgün balları piyasaya arz ederek de bu işlemi gerçekleştirmektedir. Şöyle ki; analiz sonucunu bildikleri ballarını Alo Gıda 174, CİMER, TİMER gibi iletişim yerlerine şikayet etmekte ve analiz ettirilmesini sağlamaktadır. Analiz sonucunun uygun çıkacağını bildikleri için analiz ettirilen bu numunenin parti numarasını kullanarak sahte bal üretmekte ve piyasaya arz etmektedir. Resmi denetim esnasında numune alınan bu ballar laboratuvar sonucuyla uygun çıkmadığında ise yine önceden yapılan denetimlerde alınan aynı parti numaralı balın laboratuvar analiz sonuçlarını mahkemeye sunarak idari yaptırım kararını ve söz konusu firmanın kamuoyuna duyurulması işlemini iptal ettirmektedirler. Yazımız ekinde bulunan dava dosyaları incelendiğinde yukarıda bahsedilen durumların sürekli tekrar ettiği görülmektedir. Bu bağlamda vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşmasını teminat altına almak için, taklit veya tağşiş edilmiş ürünlerin piyasaya arzını engellemek ve bu gıdaları üreten firmaların idari yaptırımlarla cezalandırılmasının sağlanabilmesi için söz konusu dosyalar "kanun yararına bozma" istemiyle tarafınıza gönderilmektedir." şeklindeki açıklamaları da nazara alındığında, Somut olayda, bahse konu numune ürünlerin yetkili laboratuvarlarda yapılan analiz sonucunda Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliğine uygun olmadığının belirtildiği gibi, anılan Yargıtay ilamında da açıklandığı şekilde söz konusu analiz sonuçları arasında da bir çelişki bulunmadığının belirtilmesi karşısında, inceleme konusu idari yaptırım kararının usule uygun olduğu gözetilmeden, 2- Kabule göre de; bahse konu Yargıtay bozma ilamında idari yaptırıma konu ürünlerin analiz sonuçları arasında çelişki bulunmadığından bahisle bu yöndeki kanun yararına bozma isteminin reddine karar verildiği halde, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2024 tarihli ve 2024/6507 değişik iş sayılı kararında anılan Yargıtay bozma ilamına uyulduğu belirtilerek, söz konusu ürünlere ilişkin analiz raporları arasında çelişki bulunduğundan bahisle anılan Yargıtay ilamına aykırı şekilde 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden bahse konu idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, Yine kabahatli vekili tarafından Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2024 tarihli kararına karşı tavzih talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ilamında idari yaptırıma konu anılan kabahat eyleminde taklit veya tağşiş bulunmadığına ilişkin bir tespit bulunmadığı halde, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 11.09.2024 tarihli ek kararı ile; sanki anılan Yargıtay ilamında taklit veya tağşiş bulunmadığı hususunda bir tespitte bulunulmuş gibi 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi yönünden bahse konu idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden, Mercii tarafından anılan yönlerden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1.Dairemizin 05.03.2024 tarihli ve 2024/497 Esas, 2024/2501 Karar sayılı ilamı ile merci Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.11.2023 tarihli ve 2023/12532 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verilmiş olup, bozma kararının gereklerinin Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliğince yerine getirilmesi gerekmesine karşın, karar veren Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin kanun yararına bozma kararı sonrasında inceleme yapma ve karar verme bakımından görevli olup olmadığı hususu ile;
2. İncelemeye konu idarî yaptırım kararının 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi uyarınca düzenlenen 148.607,82 TL olmasına karşın, hükümde, 5996 sayılı Kanun'un 40/1-l maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmekle birlikte, 5996 sayılı Kanun'un 40/1-d maddesi uyarınca düzenlenen 148.607,82 TL idarî para cezası yönünden itirazın reddine karar verildiğinin belirtilmesi sureti ile incelemeye konu idarî yaptırım kararında uygulanan ceza miktarı ve dayanak Kanun maddeleri bakımından çelişkiye düşülüp düşülmediği hususlarında, Ankara 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13.08.2024 tarihli ve 2024/6507 Değişik İş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunmayacağına ilişkin olarak Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle 06.04.2026 tarihinde karar verildi.