Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3373 E. 2026/5085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3373
Karar No
2026/5085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/634 E., 2025/101 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi sanık müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyiz kanun yoluna başvurma yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafin temyiz isteklerine ilişkin olarak; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Atılı suçun mahiyeti gereği, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun ... İdaresi olduğu, suçtan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanık Müdafiin ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Yapılan İncelemede; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak, 1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle zincirleme suç hükümleri kapsamında işlenen kaçakçılık suçuna ilişkin düzenlenen KEMT varakalarında belirtilen gümrüklenmiş değerlerin toplamı tutarının 2 katının hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağına ilişkin ihtarda bulunması gerekirken, Mahkemece gümrüklenmiş değerlerin toplamının 2 katının kaldırılması yerine sanığa dört katının bildirilmesi suretiyle yanıltılması,

2.5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, aşamalarda alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, dava konusu eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı olan miktarların kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde aynı maddenin dokuzuncu fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kamu zararı bakımından bildirim yapılmadan, zarar giderilmediği yönündeki gerekçe ile sanık hakkında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezasına hükmedildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeden, erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''31.07.2013, 18.08.2013'' yerine ''31.07.2013, 18.08.2012'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3373, K. 2026/5085, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3373-e-2026-5085-k-f42bf3575cb6