Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/1230 E. 2023/11107 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1230
- Karar No
- 2023/11107
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/23 E., 2016/42 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2014/23 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... (... ) ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat; sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereği erteli 1 yıl 3 ... hapis cezası ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi, sanıklar ... (...) ... ve ... hakkında kurulan beraat kararı ile sanıklar ..., ... ve ...'a verilen hapis cezasının ertelenmesine dair kararların bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz talebi, arama kararının hukuka aykırı olduğuna ve bu nedenle dosyanın müvekkili lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü bağlantısı Mersin Gümrük Müdürlüğünce tecilli 13330100EX010430 sayılı 30.01.2013 tarihli ihracat beyannamesi muhteviyatı beyan sahibi sanık ... tarafından ihracatçı ... Gıda İnş Pet. Ürünleri Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. alıcısı Halit Yasin Muhammet Zaho/Irak 1854000 USD değerinde 1.980 kg ağırlığında 72.000 m² ölçüsünde 280 kap 3 boyutlu silinebilir duvar kağıdı olduğu beyan edilen eşyalar ile ilgili olarak eşyaların menşei, kıymet değerinden şüphelenilerek tam tespit için fiziki muayene tabi tutulmasına karar verildiği, söz konusu beyanname muhteviyatı eşyaları taşıyan 47 AU 723 plakalı kamyon ile 47 DC 737 plakalı kamyonun önce X-Ray taramasına tabi tutulduğu, eşyaların çeşitli ebatlardaki kolilerin içerisinde olduğu, kolilerin çoğunun ağırlıkça hafif olduğu, içlerinde de 3-4 adet rulo duvar kağıdı olduğu, kolilerin kalan kısmının ise boş olduğu, bazı kolilerde 10 ile 22 arasında değişen sayılarda duvar kağıdı bulunduğu, duvar kağıdı rulolarının üzerinde marka ölçü ve menşeini gösterir herhangi bir ibare olmadığı, yapılan sayım neticesinde 181 koli içerisinde toplam 1.234 adet rulo halde değişik renk ve desenlerde duvar kağıdı olduğu, eşyanın 1.980 kg beyan edilmesine rağmen 1.760 kg tespit edildiği ve 220 kg eksik beyan edildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... savunmasından özetle, sanıklar ... (...) ... ve ...'u tanıdığını, kayınbiraderinin düğünü için Adana'ya gideceğini, sanık ...'un da Mersin'e gideceğini söylemesi üzerine birlikte Mersin'e gittiklerini ve sanık ...'un kardeşine ait ... fabrikasında kaldıklarını, ertesi gün sanık ...'in kendisine duvar kağıtlarının kamyonlara yükleneceğini ve başında durmasını istemesi üzerine işçilerin başında durduğunu, ancak kolilerde ne olduğunu bilmediğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
3.Sanık ... savunmasından özetle, ... Ltd. firmasının müdürü olduğunu, gayri resmi ortağı olan sanık ...'un Mersin ilinde malları tedarikçi firmalardan aldığını ve bütün işleri vekaleten sanık ... (...) ...'in yürüttüğünü beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
4.Sanık ... savunmasından özetle, ... Ltd. firmasının gayrı resmi ortağı olduğunu, alıcının duvar kağıtlarını almaktan vazgeçmesi üzerine duvar kağıtlarını iade edecekleri için işlemlerin kapatılmadığını, ancak bu süreç içerisinde gümrük muhafaza görevlilerinin haklarında işlem yaptığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
5.Sanık ... (...) ... savunmasından özetle, ... Gümrükleme Ltd. Şti.' de gümrük ve iş takip sorumlusu olarak çalıştığını, ... Ltd. Şti.'nin yapılacak ihracat ile ilgili işlemlerini ...'ün talimatı ile yaptığını, öncelikle ihracata konu edilen malların durumunu incelemek için aynı yerde görev yaptığı ... ile birlikte malların bulunduğu yere gittiğini, numune almak için 5-6 kutuyu rastgele açtığını ve içinde rulo halinde duvar kağıtları olduğunu gördüğünü, ayrıca piyasadan duvar kağıtlarının fiyat araştırması da yapması üzerine anlaşmalı gümrük müşaviri olan ...' i arayarak herhangi bir sorunun olmadığını bildirerek gümrük beyannamesini açtığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
6.Sanık ... savunmasından özetle, Mersin ilinde gümrük müşaviri olarak görev yaptığını, diğer sanık ... ...'ı ... Gümrükleme'de gümrük müşavir yardımcısı olarak çalıştığı için tanıdığını ve bazı belgeleri imzalama yetkisi olmadığını, kendisinin A karnesi olması nedeniyle sanık ...' ın gerekli kontrolleri yaparak hazırlamış olduğu beyannameyi imzaladığını, ancak Emre Tır Garajındaki iki araç tam yüklenmeden gümrük kaçakçılık yetkilileri tarafından liman sahasına alındığını, ancak ihracatı yapılacak malın tamamlanmadığını Gümrük Müdürlüğün'e bildirmelerine rağmen işlemin iptalini kabul etmediklerini ve hayali ihracat yapıldığı iddiasıyla işlem yapıldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
7.Tanık olarak dinlenen ... beyanından özetle, sanık ... ile Tarsus'un bir köyündeki depoya gittiklerini ve sanık ...'ın kolilerden 5-6 tanesini açtığını, kolilerin tamamını açıp açmadığı başka işlerle ilgilenmesi nedeniyle görmediğini, numune aldıktan sonra tekrar Mersin' deki ofise döndüklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
8.Tanık olarak dinlenen ... beyanından özetle, ... Gümrükleme Ltd. Şti. ortağı ve genel müdürü olduğunu, sanık ...'ın şirketlerinde görev yaptığını, diğer sanık ...'in ise A karneli gümrük müşaviri olduğunu ve iş karşılığı ücret ödemesi yaptıklarını, olay tarihinde Hatay' da olduğunu, ihracat işlemi ile işlemler yönünden diğer firma sahipleri ile görüştüğünü ve şirket çalışanlarını yönlendirdiğini, daha öncesinden de başka bir firma ile ilgili kağıt ihracatı ile ilgili işlemler yaptıklarını için bunda da aynı prosedüre göre işlemler yapıldığını ve yapılan işlemlerin usule uygun olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.
9.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE A.Sanıklar ... (...) ... ve ...'in Beraatlerine Yönelik Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; sanıkların savunmaları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların savunmalarının aksine sanıklar ... ve ...'in atılı suçu işledikleri yönünde mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanıklar ..., ... ve ...'a Mahkûmiyetlerine Yönelik Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanıklar ... ve ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası ile 6455, 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'unlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin dokuzuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; eşyanın değerinin suç tarihinde fahiş olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini,
4.Sanık ... açısından; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 07.02.2013, iddianame düzenleme tarihinin 18.12.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, Dairemizin 08.05.2018 tarihli ve 2015/6305 Esas, 2018/5004 Karar sayılı ilamı ile kesinleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1158 Esas, 2013/478 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.09.2013 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, dosyaların incelenmesi, kesinleşen dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilip edilmeyeceği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
5.Yapılan yargılama gideri ve katılan Gümrük İdaresi lehine hükmedilen vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
6.Suç konusu kaçak eşyalar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR A.Sanıklar ... (...) ... ve ...'in Beraatlerine Yönelik Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2014/23 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar ..., ... ve ...'un Mahkûmiyetlerine Yönelik Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2014/23 Esas, 2016/42 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.