Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/4647 E. 2023/11104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/4647
- Karar No
- 2023/11104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1727 E., 2016/28 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, suça konu aracın müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/1727 Esas, 2016/28 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'a (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan; beraatlerine ve suça konu aracın müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; yurt dışından getirilen aracın üçüncü kişinin
kullanımına özgülendiğine, eşyanın ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis edildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, sanık ... isimli kişiye ait suça konu İsviçre plakalı otomobilin, 16.07.2015 tarihinde araç sahibi tarafından geçici ithalat rejimi çerçevesinde ülkeye getirildiği, araç sahibi olan sanık ...'ın 16.07.2015 tarihinden sonra yurt dışına aracı bulunmaksızın üç kez giriş-çıkış yaptığı ve 31.07.2015 tarihinde uçak ile yurt dışına döndüğü, istihbari çalışmalar ile aracın getiriliş amacı dışında kullanıldığı bilgisi üzerine sanık ... tarafından kullanıldığı tespit edilerek araca el konulduğu, dosyada sanık ... tarafından sanık ...'ye araç kullanımı ile ilgili verilen tercümesiz adi yazılı vekâletnamenin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık ... savunmasında; suça konu aracın akrabası sanık ... tarafından İsviçre'de kullanılmak üzere satın alındığını, İsviçre kanunlarına göre bir plakaya ikinci aracın geçici olarak kaydedilebileceğini söyleyen görevlinin yönlendirmesi ile İsviçre ülkesinden ayrılmadan önce zaman darlığı yaşadıklarından aracın kendi adına kaydedildiğini, 31.07.2015 tarihinde eşinin rahatsızlığı nedeniyle uçak ile dönmek zorunda kaldığını, yine eşinin rahatsızlığı nedeniyle gelemediğini, aracı Türkiye'de bırakmak kastının bulunmadığını, vekâletnamenin aracın yurt dışında kullanıma yönelik olarak verildiğini beyan etmiştir.
3.Sanık ... savunmasında; diğer sanığın beyanlarını doğrulamakla birlikte yurt dışına dönünce aracın plaka işlemlerini halledeceğini, aracı Türkiye'de kullanmak için getirmediğini, vekâletnameyi de aracı Türkiye'de kullanmak için almadığını, aracı aktif biçimde kullanmadığını, yurt dışında ikamet etme hakkı bulunduğundan kendisinin araç getirme imkânı varken suç işlemeyeceğini, suç kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Sanıkların yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıkların savunmasının alındığı 23.11.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
B. Suça Konu Aracın Müsadere Talebinin Reddi Hükmü Yönünden Sanıkların aksi ispat edilemeyen savunmalarına göre suça konu aracın yurt içinde daimi olarak kullanılmak üzere getirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden aracın iadesine karar verilmesinde, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu ZH 136103 İsviçre plakalı aracın gümrük mevzuatı uyarınca idari işlem yapılmak ve sahibine iadesinin sağlanmak üzere Gümrük İdaresi'ne teslim edilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.