Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2020/4874 E. 2023/12468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4874
Karar No
2023/12468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1864 Esas, 2019/2644 Karar SUÇLAR : Sanıklardan ... hakkında nitelikli zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : A) Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2013/472 Esas, 2019/169 sayılı Kararı ile; sanık ... hakkında nitelikli zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat, B) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı Kararı ile; beraat ve mahkumiyet hükümleri yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi, C) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı ek Kararı ile; katılan Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin sahtecilik, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine dair ek Kararın katılan Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından, asıl Kararın ise katılan Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili ile sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin kovuşturma aşamasında sanık ... hakkında nitelikli zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan dava yönünden katılma talebinde bulunmadığı, keza bahsi geçen suçlardan doğrudan zarar görmesinin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanık ...'ın Bölge Adliye Mahkemesince ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiğinden esasın incelenmesine karar verilmiş ve temyiz isteminin reddedilmesi gerektiğine dair tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin son fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ...'ın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamına göre sanık ...'ın uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Seydişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.02.2014 tarihli ve 2014/204 Soruşturma, 2014/113 Esas, 2014/20 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında nitelikli zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir. 2.Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2014 tarihli ve 2014/34 Esas, 2014/41 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Konya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiş, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/161 Esas, 2014/289 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında açılan kamu davası Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/472 Esas sayılı dava ile birleştirilmiştir. 3.Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2013/472 Esas, 2019/169 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. 4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz istemi, temyiz isteminin reddine dair verilen ek kararın bozulması istemine yöneliktir. 2.Sanık ...'ın temyizi, kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Konya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, ... ve ...'nun vekilliğini üstlendiği, tahsilatın daha kolay yapılması için senetlerin ... isimli şahsa ciro edilmesi hususunda katılanları ikna edip bu şahıs adına Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2011/3720 sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, borçlunun sözleşmeli olarak çalıştığı üçüncü kişi durumundaki Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine haciz ihbarnamesi gönderdiği ve şirket aleyhine borcun kesinleşmesi sonrasında şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu nezdindeki alacağına uygulanan haciz neticesinde 400.841,20 Türk Lirasının 07.02.2013 tarihinde sanığın hesabına yatırıldığı, ardından gerçeğe aykırı şekilde 411.620,00 Türk Lirası vekalet ücreti alacağı hesaplayarak hesabına yatan miktarı uhdesinde tuttuğu kabul edilerek nitelikli zimmet suçundan, katılan ... vekili sıfatıyla takip ettiği Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 2011/133 Esasına kayıtlı ticari şirket hisse devrinin iptali davasında 03.06.2011 tarihli duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmayarak dosyanın işlemden kaldırılmasına ve süresi içinde yenileme talebinde bulunmayarak 09.09.2011 tarihli ve 2011/399 sayılı Karar ile davanın açılmamış sayılmasına sebebiyet vermek suretiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın bu kararları istinaf etmesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanığın nitelikli zimmet kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 09.09.2011 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, soruşturma ve kovuşturma izinleri ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR 1.Sanık ... hakkında nitelikli zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı Kararına yönelik Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında resmi belgede zincirleme sahtecilik ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden Özel ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 3.Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 4.Sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.12.2019 tarihli ve 2019/1864 Esas, 2019/2644 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2020/4874, K. 2023/12468, T. 21.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2020-4874-e-2023-12468-k-696fcf3df447