Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/742 E. 2026/1016 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/742
- Karar No
- 2026/1016
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi (İlk Derece) SAYISI : 2025/8 E., 2026/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Sıfatıyla) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tahkim yargılamasında adi ortaklık lehine karar verildiğini, adi ortaklığın dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle hakem kararının iptali gerektiğini, hakem heyetinin ispat edilmeyen vakıayı takdir yetkisini kullanarak sübut ettirdiğini, ispatlanmayan vakıanın varlığını kabul ettiğini, taraflarca getirilme ilkesinin ihlal edildiğini, duruşmalarda müvekkili aleyhine usul ihlallerinin gerçekleştirildiğini, ihlaller sonucunda hukuki dinlenilme hakkına, silahların eşitliği ve adil yargılanma ilkesine aykırı davranıldığını, hakem ücretine karar verilmesinin Türk kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek, İSTAC tarafından verilen 19.11.2025 tarihli, 2022/DA 550 E sayılı hakem kurul kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI (İLK DERECE) Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın çözümünde tahkim yerinin taraflarca İstanbul olarak kararlaştırıldığı, HMK'nın 439/1. maddesinde düzenlenen kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/1.ç ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: uyuşmazlıkta HMK hükümlerinin uygulanamayacağını, Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun (MTK) uygulanması gerektiğini, sözleşmenin ifası amacıyla 188.000.000 Euro yurt dışı piyasalarında tahvil ihracı gerçekleştirilerek projenin finansmanı sağlandığı için uyuşmazlığın MTK’nın 2/3 maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıdığını ve bu Kanuna tabi olduğunu, MTK’nın 15/A, 3. maddeleri uyarınca davalıların yerleşim yeri bölge adliye mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalılardan iki tanesinin Ankara’da yerleşim yerinin bulunması nedeniyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yetkili olduğunu, hakem kurulu kararında da MTK’nın 15... . maddeleri uyarınca yetkili bölge adliye mahkemesinde dava açılabileceğinin belirtildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava ve temyiz dilekçesinde, 06.04.2022 tarihinde 188.000.000 Euro yurt dışı piyasalarından tahvil ihraç edilerek projenin finansmanını sağlandığını, uyuşmazlığın Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 2/3. maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıdığını ve bu Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, MTK’nın 15/A. maddesi uyarınca davalıların yerleşim yeri bölge adliye mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalılardan iki tanesinin Ankara’da yerleşim yerinin bulunması nedeniyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yetkili olduğunu beyan etmiştir. Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1/1. maddesi "Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır" hükmü, ''yabancılık unsuru" başlıklı 2/3 maddesi uyarınca "Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşmeye taraf olan şirket ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması veya bu sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi ve/veya güvence sözleşmeleri yapılmasının gerekli olması" hükmü yer almaktadır. Yine aynı Kanunun 15/A maddesi "İptal davası, 3 üncü madde uyarınca yetkili asliye hukuk mahkemesinin bulunduğu yer yönünden yetkili bölge adliye mahkemesinde açılır, öncelikle ve ivedilikle görülür" hükmü, aynı maddenin yollamasıyla 3. madde de ise "Bu Kanunda mahkeme tarafından yapılacağı belirtilen işlerde, davalının yerleşim yeri veya olağan oturma yeri ya da işyerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi; davalının Türkiye’de yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyeri yoksa İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir" hükmü yer almaktadır. Somut olayda davalılar ... A.Ş. ile ... İnşaat A.Ş.'nin yerleşim yerinin Ankara olduğu tespit edilmiş olup, tüm bu açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yapılacak iş, hakem kurulu kararına konu uyuşmazlığın yabancılık unsuru içerip içermediğinin tespit edilmesi, yabancılık unsurunun tespiti halinde MTK'da belirtilen hükümlerin uygulanması gerekeceği ve daha genel hükümler içeren HMK’nın hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece Sıfatıyla) kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 372. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.