Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/610 E. 2026/841 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/610
Karar No
2026/841
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1594 E., 2025/1113 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/494 E., 2025/701 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı konkordato talep edenler vekili tarafından duruşmalı; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. TALEP Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirketin karayolu taşımacılığı ile ilgili kargo yükleme, boşaltma faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili gerçek kişi ...’ın şirket ortağı olduğu, şirketin kullanmış olduğu kredilere kefaletinin bulunduğunu, 2020’li yılların başlarında dünyada görülen ekonomik durgunluk, artan lojistik maliyetler, nakit sıkıntısı ve devamında başlayan yüksek enflasyon nedeniyle müvekkili şirketlerin borçlarını ödeme güçlüğü içine girdiğini, sunulan konkordato projesinin tasdiki halinde borçların ödeneceğini ileri sürerek, konkordato projesinin tasdikini talep etmişlerdir.

II. CEVAP Alacaklılar vekilleri tarafından sunulan müdahale dilekçelerinde; bir kısım alacaklılar taleplerin reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 30.09.2025 tarihli komiser heyeti raporuna göre konkordato talep eden şirketin borca batık durumda olduğu, varlıklarının borçlarını karşılamaya yetmediği, şirketin konkordato revize projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, konkordato talep eden şahıs ...'ın ise borçlarının büyük çoğunluğunun kamu borcu sorumluluğundan kaynaklandığı, şirket tarafından kamu borçlarının yapılandırılması esnasında ciddi bir faiz yükünün ortaya çıkacağı, kamu borçlarının ciddi oranda artacağı, bununla birlikte şahsın varlıklarının üzerindeki hacizler dikkate alındığında sunmuş olduğu projenin uygulanabilir olmadığı, bu nedenle talep eden şirketin ve talep eden gerçek kişinin konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle İİK 292/1-b bentlerindeki şartların kesin mühlet içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle İİK 292/1 maddesi gereğince konkordato talep edenler bakımından kesin mühlet talebinin reddine, projenin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığının tespit edilmiş olmasına göre, konkordato tasdik talebinin talebinin reddine, İİK 292/1-b gereğince talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Konkordato talep edenler vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili firmanın sunmuş olduğu proje ve proje kaynaklarının komiser heyeti tarafından eksik incelendiğini, projede müvekkili firmaya ait araçların haciz sıraları muhafaza edilerek satılıp personel borçlarının ödeneceğini, yine vergi ve SGK borçları yönünden kamuya ait borçların yapılandırmak suretiyle ödeneceğinin belirtildiğini, komiser heyetinin müvekkili firmanın önceki dönemlerde zarar etmiş olmasını baz alarak kesin mühlet döneminde de bunun gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığına karar verdiğini, buna ilişkin tespitinin yerinde olmadığını, kesin mühletin verilmesi ile geçici mühlet sırasında sözleşme imzalanan müşteriler ile çalışmaların yükselişe geçeceğini, mahkemece bu hususlar degerlendirilmeksizin karar verildiğini, müvekkili firmanın iflasının daha kötü sonuçlar doğuracağını, müvekkili ... hakkında verilen kararı da kabul etmemekle birlikte projesinin başarıya ulaşmasının ortağı olduğu firmanın projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğunu, müvekkili ...’ın kefaleti olan borçlar ile vergi-SGK borçları ortağı olan firma tarafından ödendiği takdirde asaleten borç miktarını kendisi ödeyebilecek durumda olduğunu, verilen kararın açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, konkordato talep edenler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/610, K. 2026/841, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-610-e-2026-841-k-6c83bb424743