Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1200 E. 2026/10710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1200
- Karar No
- 2026/10710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1233 Esas, 2025/2337 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/664 Esas, 2023/1615 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili, yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Zonguldak ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... , 1 87... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve kanuna aykırı açıldığını, 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine göre satın alma sürecinin usulüne uygun yürütülmediğini, hak sahiplerinin tamamına tebligat yapılmadığını, dava konusu taşınmazların çok değerli bir konumda olduğunu ve objektif değerini artıran birçok unsuru barındırdığını, bedelin tüm objektif kriterler de dikkate alınarak belirlenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararında ilgili parsellerin tapularının iptali ve tapuda yol olarak terkinine karar vermiş olsa da Karayolları Genel Müdürlüğüne tescili ile ilgili hüküm kurulmadığını, bilirkişi raporundaki bedelin hangi veriye göre belirlendiğinin açıklanmadığını, benzer nitelikli tapu satışlarının rapora eklenmediğini, objektif değer artış oranının yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunda kullanılan tarım verileri ile Zonguldak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden alınan veriler arasında fark bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan ağaçlara ait bedelin tespitinin enflasyon oranında güncelleme yapılarak hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin oldukça düşük belirlendiğini, davanın usul ve kanuna aykırı açıldığını, 2942 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre satın alma sürecinin usulüne uygun olarak yürütülmediğini, dava konusu taşınmazlar için davacı kurum tarafından belirlenen bedel ile bilirkişi raporu arasında orantısızlık ve çelişki bulunduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının ve ek rapor alınmasına yönelik taleplerinin reddedildiğini, objektif değer artış oranının düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek belirlendiğini, dava konusu taşınmazların hatalı olarak kuru tarım arazisi olarak değerlendirildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler ve gelirleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, nitekim bilirkişilerce net gelir hesabında münavebeye esas olarak kışlık sebzelerin(lahana,pırasa,marul ve ıspanak) verim ortalaması alınmak suretiyle hesaplama yapılmışsa da Dairelerince yapılan incelemede 2023 yılı münavebe listesinde lahana, pırasa ve marulun verim ortalamasının 1000'er kg olduğu, ıspanağın ise 650 kg olduğu, kışlık sebze olarak alınan lahana, ıspanak, marul ve pırasanın toplam verim ortalamasının alınması halinde ortalama verimin 912,50 kg olduğu tespit edilmiş olup, hükme esas bilirkişi raporunda bu 4 ürünün ortalama veriminin 900 kg alınarak ortalama ile uyumlu bir verim aralığı alındığı görülmüş, bilirkişilerce belirlenen net gelire esas verilerin değerleme yılına ilişkin verilerle uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, dava konusu taşınmazla aynı bölgedeki ... köyü 1 01... parsel bakımından 2023 yılı için belirlenen 275,85 TL m² birim fiyatının Dairelerinin 2024/2439 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu, ... köyü 1 01... parsel bakımından 2021 yılı için belirlenen 78,72 TL m² birim fiyatının Dairelerinin 2022/2451 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu, ... köyü 1 08... parsel bakımından 2021 yılı için belirlenen 78,72 TL m² birim fiyatının Dairelerinin 2022/2572 Esas sayılı dosyasında uygun bulunduğu hususları ile dava konusu taşınmazın bu taşınmazlara göre konumu ve değerleme tarihi arasındaki fark göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmaz için belirlenen metrekare birim fiyatının ve kamulaştırma bedelinin yerinde olduğu, tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmakla, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu dikkate alınarak karar verilmesinde; taşınmazın üzerindeki ağaçlar için belirlenen bedelin değerleme tarihi itibarıyla yayımlanan maktu ağaç cetvelindeki verilerle uyumlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesine ilişkin kararın hatalı olduğunu ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline, dava tarihinden karar tarihine kadar, kamu alacaklarına işletilecek en yüksek faiz uygulanması gerektiğini ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Davacı idare vekili dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı idare adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmesini talep ettiği hâlde, tescile ilişkin karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir.
4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde bulunan "kamulaştırma nedeniyle ... adına yol olarak terkinine" ibaresinden önce gelmek üzere "davacı idare adına tesciline" ibaresinin yazılması ve (2-B) numaralı bendinde yar alan " yasal faiz" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine; "kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.