Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16539 E. 2026/8425 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16539
Karar No
2026/8425
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1447 Esas, 2025/1030 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedar olduğu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 39... parsel sayılı taşınmaza davalı idarenin 2942 sayılı Kanun'un 31/b uyarınca şerh koyduğunu, ancak kamulaştırma işlemine yönelik işlem yapmadığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtladığını ileri sürerek tapu kaydına konulan şerhin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı parsele ilişkin bu Mahkemede veya farklı mahkemelerde dava bulunması ya da aynı davacı tarafından farklı parseller için başka mahkemelerde açılmış dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi gerektiğini, kamulaştırmaya konu taşınmazın başkasına devrini engellemek için konulan bu şerhin acele kamulaştırma işleminin tamamlanmasından 6 ay sonra 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma davası açıldığını gösteren dilekçenin tapuya gönderilmemesi durumunda tapu idaresi tarafından resen kaldırılması gerektiğini, bu nedenle tapu idaresi tarafından kendiliğinden kaldırılması gereken bir şerh için müvekkil kurumun sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı idare lehine 28.02.2012 tarihli ve ... yevmiye nolu işlem ile 2942 sayılı Kanun’un 31/b maddesi uyarınca şerh konulduğu, ancak şerhin konulduğu tarihten itibaren altı ay içerisinde davalı idarece 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli dava açılmadığı, bu nedenle 2942 sayılı Kanun'un 7/son maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği, tapu kaydında; Kamulaştırma Kanunu'nun 31/b maddesi uyarınca taşınmazın devrini engelleyecek şekilde, davalı idarenin yazısı üzerine konulmuş olan "satılamaz" şerhinin yer aldığı gözetildiğinde davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğundan İlk Derece Mahkemesince şerhin terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, davalı idarenin birleştirme talebinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak hangi dosyanın hangi mahkemede birleştirilmesi gerektiğinin belirtilmediği, yargılamanın geldiği aşama, davaların birlikte görülmesi yönünde yasal zorunluluğunun bulunmaması, diğer dosyaların bulundukları yargılama aşamasının müphem oluşu, tapu kaydına hukuka aykırı şekilde konulan dava konusu şerhin ivedi olarak kaldırılmamasının davacının taşınmazı üzerindeki tasarruf imkanını elinden alacağı, mülkiyet hakkını ihlal sonucunu doğuracağı ve usul ekonomisi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idare vekilinin eldeki dosya ile istinaf dilekçesinde belirttiği dosyaların birleştirilmesi talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16539, K. 2026/8425, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16539-e-2026-8425-k-90cb9e2aa0f3