Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1789 E. 2026/10726 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1789
Karar No
2026/10726
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/510 Esas, 2025/27 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ..., ... 1 02... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarih ve 2022/457 Esas ve 2022/478 karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/9103 Esas, 2024/3754 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli ve 2023/9103 Esas, 2024/3754 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda usulüne uygun verilen süreler içerisinde bedel bloke edilmediğinden davanın reddine karar verildiği, daha sonra istinaf aşamasında verilen kesin süreler geçtikten sonra fark bedelin bloke edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilmesi gerektiğinden bahisle kaldırma kararı verildiği ve kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama esnasında, davalı vekilinin beyanında, paranın değer kaybı nedeni ile uğramış olduğu zarar karşısında bedeli kabul etmediklerini belirttikleri, istinaf başvuru dilekçesindeki beyanında ise süresinde bedel bloke edilmeyen davada davanın reddine dair verilen ilk kararın yerinde olduğunu ileri sürdüğü gözetildiğinde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde kabul kararı verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi tespit edilen ve müvekkil idare tarafından bankaya bloke edilen toplam 924.300,00 TL kamulaştırma bedeli davalıya ödenmiş ise davalıdan tahsili ile müvekkil idareye verilmesine, ödenmemiş ise iadesine karar verilmesi gerekirken buna dair hüküm kurulmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Bölge Adiye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3. İlk kararla hüküm altına alınan bedelin ve faizinin iadesine ilişkin infazda tereddüt uyandıracak şekilde iade hükmü kurulması hatalıdır.

4. Davanın reddine karar verildiği hâlde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının davalılar adına tesciline karar verilmemesi bozmayı gerektirir.

Ne varki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onaması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bentler olarak;

a. "Davalı tarafa ödenmesine karar verilen 279.446,70 TL fark bedelin davalı tarafa ödenmişse davalı tarafça çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile (faize faiz işetilmeyeceği gözetilerek) davalı taraftan alınarak; davalı tarafa ödenmemişse işlemiş nemaları ile birlikte (faize faiz işletilmeyeceği gözetilerek) ilgili banka şubesince davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması,

b. "Dava konusu İstanbul ili, ..., ... 1 02... parsel sayılı taşınmazın davacı idare adına oluşan tapusunun iptali ile tekrar eski payları oranında davalı adına tesciline" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1789, K. 2026/10726, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1789-e-2026-10726-k-87f44121012b