Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4275 E. 2026/10732 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4275
- Karar No
- 2026/10732
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/566 Esas, 2025/540 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/139 Esas, 2024/64 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü 2152 (eski 2149) parsel sayılı taşınmazda murislerinin pay sahibi olduklarını, ... Kadastro Mahkemesinin 17.10.1996 tarihli ve 1994/38 Esas, 1996/37 Karar sayılı kararıyla 2152 parselin tamamının orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, bu doğrultuda tapuya şerh düşüldüğünü, taşınmazın halen davacıların murisleri ve dava dışı pay sahipleri adlarına kayıtlı olduğunu ileri sürerek uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, işletilen faizin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz hakkında Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/270 Esas, 1999/896 Karar sayılı kararı ile taşınmaz orman sınırları içinde kaldığından bahisle tapusunun iptal edildiğini, davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 1993 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmaları sonucunda 2152 parselin orman sınırlarında kaldığına ilişkin 58 nolu orman kadastro komisyonu kararının iptali istemiyle davacıların murisi ... ile ... ve ... tarafından orman idaresi aleyhine açılan davaya ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 17.10.1996 tarihli ve 1994/38 Esas, 1996/37 Karar sayılı kararıyla 2149 (2152-2153) parsellerin bir bütün olarak tamamının orman vasfında olduğundan bahisle davanın reddi ile tespit gibi orman vasfında tescile karar verildiği ve anılan hükmün 21.02.1997 tarihinde temyizen kesinleştiği, bu karara istinaden 2152 parselin tapu kaydına 05.03.1997 tarihli orman şerhinin konulduğu tespit edildiği, davalı Hazine vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'inde bulunduğu, davacıların ise davasını 20.03.2023 tarihinde açtığı, yasal 10 yıllık dava açma süresinin anılan kararın kesinleştiği 21.02.1997 tarihinden itibaren başladığı, buna göre davacılar davasını mülkiyetin kaybedildiği 21.02.1997 tarihinden itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde açmadığı, davanın, tazminat taleplerinin mahkemelerce incelenmeye başlandığı 18.11.2009 tarihinden sonra makul bir süre içerisinde de açılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kadastro Mahkemesi kararının mülkiyet hakkını sona erdiren bir etkiye sahip olmadığını, tapu kaydının davacılar adına yaşamaya devam ettiğini, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, diğer paydaşlar tarafından açılan dava yönünden davanın esasına girilerek karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.