Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/984 E. 2026/850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/984
- Karar No
- 2026/850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/773 E., 2025/195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2022/156 E., 2024/86 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 12.06.2019 tarihinde davacı ile dava dışı ... Madencilik İnş.Gıda Nak. Tar. Ürünleri ve Hayvancılık San.Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşme ile ipotek konusu taşınmazlar üzerine, davacı lehine 3.500.000,00 TL teminat ipoteği olarak, ikinci dereceden ipotek konulduğunu, ipotek konusu taşınmazların borçlu davalı ... ... İşletme A.Ş. adına tescil edilmeden önce dava dışı ... adına tescilli olduklarını, söz konusu taşınmazların devri sırasında da ipotek şerhinin baki olduğunu, söz konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatılarak müvekkili şirketin alacağına bir an önce kavuşmasının amaçlandığını, davalı şirketin söz konusu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, söz konusu ipoteğin 30.01.2019 tarihinde tapuya şerh edilmiş olduğunu, 19.12.2019 tarihinde söz konusu taşınmazların davalıya ipotek ile birlikte devredildiğini, takibin önce ilamlı olarak başlatıldığını, davalının şikayeti üzerine ... İcra Hukuk Dairesinin 2020/305 E. ve 2021/126K. Sayılı ilâmı ile takibin ilâmsız olarak yapılmasına, alacağın mevcut olduğuna ve davalının da icra takibinde borçlu olduğuna karar verildiğini, bu durumun dahi başlı başına borcun varlığını ispatlar nitelikte olduğunu belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların ipotek yükü ile birlikte alınmış olduğunu, takipte alacaklı görünen ... Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin sözkonusu ipotek akit tablosuna dayanarak ne taşınmazı sonradan iktisap eden müvekkilinden, ne de aralarında borç alacak ilişkisi olduğu iddia edilen ... Madencilik İnşaat Gıda Tarım Ürünleri San. Ticaret Ltd. Şti' den bu ipotek belgesine dayanarak alacak talep etmesinin mümkün olmadığını, alacak henüz miktar olarak belirlenmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmesinin hukuken mümkün olmadığını, müvekkil şirketten alacaklı olduğunu iddia eden davacı ile hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını, ipotek akit tablosuna dikkatlice bakıldığında aslında ipoteğin .... A.Ş'nin ... Madencilik'ten olan alacaklarının değil, aksine ... Madenciliğin, davacı Kavçimden olan alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiğinin ve resmi senedin bu şekilde düzenlendiğinin görüleceğini, eş muvafakatı alınmadan tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, gayrimenkul kaydında, her ne kadar aile konutu şerhi bulunmamakta ise de, tapu kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere taşınmaz malikinin eşinin muvafakatı bulunmadan ipotek tesis edildiğinin anlaşılacağını, bu nedenle usulsüz konulan ipotek nedeniyle takibe geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ... İcra Dairesinin 2020/13360 Esas sayılı takip dosyasına davalı itirazının iptaline, takibin devamına, alacak likit olduğundan İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca asıl alacak olan 2.811.840,59TL'nin %20'si olan 562.368,11 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu ipoteğin üst limit ipoteği niteliğinde olduğu, ... İcra Dairesinin 2020/13360 Esas sayılı dosyası üzerinden davalıya (borçluya) ilk olarak örnek no:6 ödeme emri gönderildiği, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/305 Esas, 2021/126 Karar sayılı kararı ile ipoteğin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermediği, alacaklının da İİK'nın 150/ı maddesinde sayılan kişilerden olmadığı gerekçesi ile icra emrinin iptaline karar verildiği, verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, daha sonra davalı borçluya örnek no:9 uyarınca ödeme emri gönderildiği, takibin ilâmlı takip olmadığı, ipoteğe konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhinin bulunmadığı, ticari defter kayıtları üzerinde usulüne uygun olarak yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının ipotek bedelinin altında kalan bir alacağa sahip olduğu, borç miktarının belirlenebilir olması sebebi ile icra inkâr tazminatına yönelik değerlendirmede de isabetsizlik bulunmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Davacı-takip alacaklısı tarafından davalı aleyhine usule ve hukuka aykırı şekilde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe geçilerek davalıya örnek No:9 ödeme emri gönderildiğini, ancak alacak henüz miktar olarak belirlenmeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçilmesinin hukuken mümkün olmadığını,
b.Gayrimenkul kaydında, her ne kadar aile konutu şerhi bulunmamakta ise de, tapu kayıtları incelendiğinde taşınmaz malikinin eşinin muvafakatı bulunmadan ipotek tesis edildiğinin anlaşılacağını, bu nedenle usulsüz konulan ipotek nedeniyle takibe geçilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
c.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil edemeyeceğini, raporların her açıdan eksik ve hatalı oluşturulduğunu,
d.Dava konusu alacak miktarının tespitinin, yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğini, likit yani muayyenlik ve belirlenebilirlik koşulu bulunmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanmış olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.